Ppk: Haziran'da Tüketici Enflasyonunda Sınırlı Bir Artış Bekleniyor
Para Politikası Kurulu, Haziran ayına dair göstergelerin, aylık işlenmemiş gıda fiyatlarında ılımlı görünümün korunduğuna işaret etse de, bu dönemde tersine çalışacak düşük bazın etkisiyle tüketici enflasyonunun sınırlı bir yükseliş göstermesi...
Para Politikası Kurulu, Haziran ayına dair göstergelerin, aylık işlenmemiş gıda fiyatlarında ılımlı görünümün korunduğuna işaret etse de, bu dönemde tersine çalışacak düşük bazın etkisiyle tüketici enflasyonunun sınırlı bir yükseliş göstermesi beklendiğini dile getirdi Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Haziran ayına dair göstergelerin, aylık işlenmemiş gıda fiyatlarında ılımlı görünümün korunduğuna işaret etse de, bu dönemde tersine çalışacak düşük bazın etkisiyle tüketici enflasyonunun sınırlı bir yükseliş göstermesi beklendiğini dile getirdi.
Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) Haziran ayı toplantı özetini yayınladı. Buna göre Haziran ayına dair göstergelerin, aylık işlenmemiş gıda fiyatlarında ılımlı görünümün korunduğuna işaret etse de, bu dönemde tersine çalışacak düşük bazın etkisiyle tüketici enflasyonunun sınırlı bir yükseliş göstermesi beklendiğini dile getirdi. Uluslararası emtia fiyatlarındaki gevşemenin enflasyon üzerinde olumlu etki yaptığına işaret eden Kurul, Mayıs ayında enerji fiyatlarının yüzde 1.9 oranında gerilediğini, büyük ölçüde akaryakıt fiyatlarına bağlı bu azalış eğiliminin Haziran ayında da sürdüğünün gözlendiğine işaret etti. Kurul'un toplantı özetine göre hizmet grubunda yıllık enflasyon Mayıs ayında yüzde 6.92'ye yükseldi. Söz konusu yükselişte, bir önceki ayda olduğu gibi, haberleşme hizmetlerindeki baz etkisinin yanı sıra lokanta-oteller ve ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışlar etkili oldu. Mevsimsellikten arındırılmış fiyat ve yayılım verileri hizmet fiyatlarının ana eğiliminde yükselişe işaret etmedi. Kurul, enflasyonun temelde işlenmemiş gıda ve enerji fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak Nisan Enflasyon Raporu'nda öngörülen patikaya kıyasla daha olumlu bir seyir izlediğini vurguladı.
-ÖNCÜ VERİLER İKİNCİ ÇEYREK İÇİN ILIMLI BİR TOPARLANMAYA İŞARET ETTİ-
Yılın ilk çeyreğinde iç talepte belirgin bir yavaşlama gözlenirken öncü veriler ikinci çeyrek için ılımlı bir toparlanmaya işaret etti. Gerek anket göstergeleri gerekse kredi verileri tüketim talebinin Ocak ayında dip yaptıktan sonra ılımlı bir artış eğilimi sergilediği yönünde sinyal verdi. Ocak ayındaki hızlı daralmanın ardından sanayi üretimi üç ay üst üste artış sergiledi. Bununla birlikte, yakın dönemde küresel büyüme görünümünde ve risk iştahında gözlenen bozulma nedeniyle iktisadi faaliyetteki toparlanmanın yılın ikinci yarısında beklenenden daha yavaş olabileceğine vurgu yapıldı. Başta Yunanistan ve İspanya olmak üzere euro bölgesi ekonomilerine ilişkin sorunlar belirsizlik algılamalarını artırırken, Çin ve ABD ekonomilerinde iktisadi faaliyet ve işgücü piyasası eğilimleri küresel büyüme görünümünde zayıflamaya işaret etti. Bu gelişmelere paralel olarak yurt içi imalat sanayi firmalarının sipariş beklentileri de düşüş eğilimi gösterdi.
-İÇ VE DIŞ TALEP ARASINDAKİ DENGELEME ÖNGÖRÜLDÜĞÜ ŞEKİLDE SÜRDÜ-
Son dönemde açıklanan veriler, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü teyit etti. Küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen ihracat artış eğilimini korudu. Yurt içi talepteki yavaşlamanın ve Türk lirasındaki birikimli değer kaybının ithalat talebini ve enerji dışı cari açığı sınırlayıcı etkileri sürdü. Bu çerçevede, cari işlemler açığının kademeli olarak azalmaya devam edeceği öngörüldü.
-İNŞAAT İSTİHDAMI ZAYIF SEYRİNİ KORUDU-
Yılın ilk aylarında iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya bağlı olarak istihdamda zayıf bir seyir gözlendi ve işsizlik oranlarındaki düşüş eğilimi durakladı. Mart döneminde ise iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanmanın etkisiyle tarım-dışı istihdam bir önceki döneme göre artarken, bu artışa tüm ana sektörlerin olumlu katkı yaptığı görüldü. Son aylardaki eğilimler itibarıyla sanayi istihdamının toparlanmaya, hizmet istihdamının yavaşlayarak da olsa artmaya devam ettiği, inşaat istihdamının ise zayıf seyrini koruduğu görüldü. Öncü göstergeler kısa vadede ılımlı bir istihdam artışına işaret etse de, küresel ekonomiye dair aşağı yönlü risklerin sürmesi önümüzdeki dönemde istihdam artışını sınırlayabilecek bir unsur olarak öne çıktı.
-ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA ENFLASYONUN NİSAN ENFLASYON RAPORU'NA KIYASLA DAHA OLUMLU-
Kurul, 2010 yılının sonlarından itibaren uygulanan para politikası çerçevesinin, ekonomide dengelenmeyi sağlayarak makro finansal riskleri azaltma konusunda oldukça etkili olduğu değerlendirmesinde bulundu. Özellikle tüketici kredilerinde gözlenen yavaşlama ile cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin sürmesi bu değerlendirmeyi destekledi. Ayrıca, iktisadi faaliyetin ılımlı seyri ve emtia fiyatlarındaki düşüş de süregelen dengelenmeye katkıda bulundu. Enerji ve işlenmemiş gıda fiyatlarının Nisan Enflasyon Raporundaki varsayımlara kıyasla daha olumlu seyretmesi enflasyon görünümünü iyileştirdi. Bu doğrultuda, enflasyonda Haziran ayında beklenen baz etkisi kaynaklı yükselişin tahmin edilenden çok daha sınırlı olacağı not edildi. Ayrıca, küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya paralel olarak toplam talep koşulları da enflasyondaki düşüşe destek verdi. Bu çerçevede, önümüzdeki aylarda enflasyonun Nisan Enflasyon Raporu'na kıyasla daha olumlu bir seyir izlemesi bekleniyor.
-FİYATLAMA DAVRANIŞLARINA DAİR TEMKİNLİ DURUŞ GEREKİYOR-
Bununla birlikte, enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredecek olması fiyatlama davranışlarına dair temkinli bir duruş gerektiriyor. Mevcut durumda orta vadeli beklentiler göreli olarak istikrarlı bir seyir izlese de, Kurul üyeleri yılsonu enflasyon beklentilerinin hedefin belirgin olarak üzerinde olduğuna dikkat çekti. Dolayısıyla, gerekli görülen günlerde Nisan ve Mayıs Kurul kararlarında ifade edilen ek parasal sıkılaştırmaya gidilebilecek.
Ayrıca Kurul, finansal istikrarı desteklemek amacıyla, Türk lirası yükümlülükler için tutulması gereken zorunlu karşılıkların döviz ve altın cinsinden tesis imkanına dair getirilen esnekliğin bir miktar daha artırılmasını uygun buldu. Kurul üyeleri, bu düzenlemelerin sermaye akımlarında gözlenen aşırı oynaklığın yurt içi piyasalar üzerindeki olumsuz etkisini sınırlandırmayı amaçladığını vurguladı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde uygun şartlar oluştuğunda Türk lirası zorunlu karşılıklar için döviz ve altın cinsinden tesis edilebilen oranların sırasıyla yüzde 60 ve yüzde 30 düzeylerine kadar, kademeli olarak artan fazla bulundurma katsayılarıyla yükseltilebileceği hatırlatıldı.
-FAİZ DIŞI HARCAMALAR BÜYÜK ÖLÇÜDE KONTROL ALTINDA-
Kurul, para politikası stratejisini oluştururken maliye politikasına ilişkin gelişmeleri yakından takip etti. Yılın ilk yarısında iç talepteki yavaşlamaya bağlı olarak vergi gelirlerinin artış hızı düşse de, gelinen nokta itibarıyla faiz dışı harcamaların büyük ölçüde kontrol altında olduğu gözlendi. Mevcut para politikası duruşu Orta Vadeli Program'da (OVP) belirlenen çerçeveyi esas almakta, dolayısıyla mali disiplinin devamını öngördü. Bunun yanı sıra, Nisan Enflasyon Raporu'nda yer alan tahminler yönetilen veya yönlendirilen fiyatlarda 2012 yılının kalanı için belirgin bir artış öngörülmedi. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecek. - Ankara