Soma Faciası'nın 12. Yılı: Adalet Yok, Mücadele Sürecek
Eğitim-İş, Soma Maden Faciası'nın 12. yılı nedeniyle açıklama yaparak adalet yetersizliğini eleştirdi.
(ANKARA) - Eğitim-İş Yönetim Kurulu'ndan, Soma Maden Faciası'nın 12. yılı nedeniyle yapılan açıklamada, "Hiçbir emekçinin fıtratında ölüm yoktur. Bu katliam bir 'kaza' değil, insan hayatını hiçe sayan sermaye odaklı politikaların sonucudur. On yıllardır süregelen özelleştirme, taşeronlaştırma ve sermaye sınıfının bitmek tükenmek bilmeyen kar hırsı; işçinin emeği kadar canını da ucuzlatmıştır" denildi.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), Soma Maden Faciası'nın 12'nci yılı nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 13 Mayıs 2014'te Manisa'nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın üzerinden 12 yıl geçtiği belirtilerek, "Sadece Türkiye tarihinin değil, dünyanın en ölümcül işçi kıyımlarından biri olan Soma'yı unutmadık, unutturmayacağız" ifadesi yer aldı.
Soma'da yaşananların bir "kaza" değil, insan hayatını hiçe sayan sermaye odaklı politikaların sonucu olduğu ifade edilen açıklamada, "Hiçbir emekçinin fıtratında ölüm yoktur. Bu katliam bir 'kaza' değil, insan hayatını hiçe sayan sermaye odaklı politikaların sonucudur" denildi.
"ADALET DE GÖÇÜK ALTINDA KALDI"
Eğitim-İş açıklamasında, Soma Katliamı'nın ardından yaşanan hukuki sürece ilişkin eleştiriler de yer aldı. Açıklamada, katliamdan bir gün sonra bir madenci yakınına atılan tekmenin, "siyasi iktidarın emeğe ve emekçiye duyduğu düşmanlığın simgesi" olduğu belirtilirken, üst düzey yöneticiler ve sorumluların "göstermelik cezalar" aldığı ve infaz düzenlemeleri ile denetimli serbestlik uygulamaları sonucu tahliye edildikleri kaydedildi. Açıklamada, "Halihazırda hiçbir tutuklunun bulunmadığı davanın Mart 2026 itibarıyla zamanaşımına uğrayarak kapanması, adaletin de göçük altında kaldığının en net kanıtıdır" denildi.
"MADENLERDE ÖLÜMLER SÜRÜYOR"
İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında Soma'dan ders çıkarılmadığının savunulduğu açıklamada, 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda en az bin 267 madencinin, 2024 yılının başından bu yana ise her ay ortalama 160'ın üzerinde emekçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtildi.
"EMEĞİNİN ONURU İÇİN MÜCADELE EDEN İŞÇİLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Özelleştirme ve taşeronlaştırma kıskacına alınan işçiler, sistematik olarak açlık ve işsizlik sopasıyla tehdit edilmektedir. İşçi sınıfının en temel anayasal hakkı olan sendikalaşmanın önüne türlü engeller konulmakta; emekçiler örgütsüz, yalnız ve güvencesiz bırakılmaktadır. İşçinin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için alınması gereken hayati önlemler patronlar tarafından 'maliyet kalemi' olarak görülmektedir."
Ancak işçi sınıfının üzerindeki tüm baskıya rağmen mücadele her geçen gün büyümektedir. Yakın zamanda Doruk Madencilik işçilerinin 16 gün boyunca sergilediği onurlu direniş, işçi sınıfının sömürüye ve zulme boyun eğmeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Bu direnişte olduğu gibi, emeğinin onuru için mücadele eden işçilerin yanında olmaya devam edeceğiz.
"EMEK SÖMÜRÜSÜNE, İŞÇİ KIYIMINA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ"
Eğitim-İş olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Aydınlık yarınlar için verdiğimiz laik ve bilimsel eğitim mücadelemiz ile insan onuruna yaraşır, güvenceli, emeğin ve emekçinin değer gördüğü çalışma yaşamı kavgasını ayrılmaz bir bütün olarak görüyoruz.
Soma Katliamı'nda hayattan koparılan 301 madencimiz başta olmak üzere iş cinayetlerinde yaşamını yitiren tüm emekçilerimizi saygıyla anıyoruz. Emek sömürüsüne, işçi kıyımına, taşeronlaştırmaya ve güvencesizleştirmeye karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."