Sömürgecilik Zihnimizi Etkiliyor
Syed Farid Alatas, bilgi üretimini sömürgesizleştirmenin önemine dikkat çekti.
Singapur Ulusal Üniversitesi Sosyoloji ve Antropoloji Profesörü Syed Farid Alatas, dünyanın halen büyük ölçüde sömürgeci olduğunu belirterek, "Dünyaya bakış açımızı sömürgecilikten arındırmamız gerekiyor. Zihnimizi sömürgecilikten arındırmamız gerekiyor." dedi.
Alatas, 11-12 Mayıs'ta İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen, küresel krizlerin temel nedenleri ile sömürgecilik mirasının ele alındığı "World Decolonization Forum" kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Üniversitelerdeki bilgi üretiminin sömürgesizleştirilmesinin önündeki en büyük engellerden birinin, akademisyenler ile eğitim yöneticilerinin "sömürgeciliğin devam eden etkilerini yeterince kavrayamamaları" olduğuna dikkati çeken Alatas, "Bilginin sömürgesizleştirilmesi sorunu, yalnızca bilginin sömürgeciliğiyle ilgili değil dünyanın kendisinin sömürgeciliğiyle de ilgilidir. Dünyamız, hala büyük ölçüde sömürgeci ya da belki de daha doğru bir ifadeyle neo-sömürgeci bir dünya." diye konuştu.
Alatas, dünyada halen farklı biçimlerde sömürgeciliğin olduğunu belirterek, "Örneğin, Filistin sömürgeleştirilmiştir. İsrail, sömürgeci yerleşimci bir devlettir." ifadelerini kullandı.
1950'lerden itibaren bağımsızlık kazanan Asya ile Afrika ülkelerinin de küresel siyasi ve ekonomik güçler tarafından etkilenmeye devam ettiğini söyleyen Alatas, özellikle ABD'nin küresel sistem üzerindeki etkisine dikkati çekti.
"Zihnimizi sömürgecilikten arındırmamız gerekiyor"
Alatas, "ABD emperyalizmi, birçok ülkenin siyasi, ekonomik ve hatta kültürel kaderini kontrol eden çok önemli bir olgudur." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin İran'a yönelik savaş politikaları, Küba'ya uygulanan ambargo ve Venezuela'ya ilişkin girişimlerini örnek gösteren Alatas, bunların emperyalizmin ve devam eden sömürgeciliğinin örnekleri olduğunu dile getirdi.
Alatas, bilgi üretiminin sömürgesizleştirilmesi için dünyayı algılama biçiminin değişmesi gerektiğini belirterek, "Bu nedenle, dünyaya bakış açımızı sömürgecilikten arındırmamız gerekiyor. Zihnimizi sömürgecilikten arındırmamız gerekiyor." dedi.
"Entelektüel olarak bağımlı hale geldik"
Prof. Alatas, Batılı akademik eğitim modellerinin Asya ve Müslüman dünyasındaki sosyal bilimler üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirterek, birçok üniversitenin müfredat ve yapısının Amerikan ve İngiliz eğitim sistemleri tarafından şekillendirildiğini söyledi.
Sömürge döneminde kurulan üniversiteler aracılığıyla Batılı düşünce sistemlerinin sosyal bilimler ve beşeri bilimler alanında yaygınlaştığını ifade eden Alatas, bunun zamanla "entelektüel bağımlılık" oluşturduğunu dile getirdi.
Alatas, "Dünyayı ancak İngiliz ve Amerikan fikirlerinin merceğinden kavramsallaştırabiliyor, anlayabiliyoruz. Bu anlamda entelektüel olarak bağımlı hale geldik. Akademik bağımlılık dediğimiz şey budur." diye konuştu.
Bu bağımlılığın yalnızca düşünsel düzeyde kalmadığına dikkati çeken Alatas, akademik tanınma ve kariyer süreçlerinde de Batılı kurumların belirleyici olduğunu ifade etti.
Alatas, akademisyenlerin terfi ve görünürlük imkanlarının büyük ölçüde Batılı akademik çevrelerin kabulüne bağlı olduğunu belirterek, özellikle önde gelen Amerikan ve İngiliz dergilerinde atıf almanın önemini vurguladı.
Bilgi sömürgeciliğinin farkında olunması çağrısı
Bilgi üretiminin sömürgesizleştirilmesinin bireysel düzeyde mümkün olduğunun ancak kurumsal dönüşüm için kapsamlı reform gerektiğinin altını çizen Alatas, müfredatın, ders içeriklerinin ve üniversite yapılarının yeniden düzenlenmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Alatas, bunun ise hükümetler, eğitim bakanlıkları ve üniversite yönetimlerinin işbirliği olmadan gerçekleştirilemeyeceğini belirterek, küresel güneydeki birçok eğitim kurumunun bilgi sömürgeciliğinin tehlikelerinin farkında olmadığını ifade etti.
"Müslüman entelektüeller, emperyalizm ve ekonomik sömürü sorunlarıyla ilgilenmeli"
Müslüman entelektüellerin ve küresel güney düşünürlerinin bilgi üretimiyle dünyanın işleyiş biçimi arasındaki ilişkiyi kavramaları gerektiğini anlatan Alatas, bugünün uluslararası sisteminin az sayıda baskın güç tarafından kontrol edildiğini söyledi.
Alatas, "Bu çağda en yıkıcı baskın güç, Amerika Birleşik Devletleri'dir. Askeri müdahaleler, ekonomik yaptırımlar yoluyla dünya çapında birçok istikrarsızlığa neden olan emperyalist bir güçtür. Bunların hepsi sadece istikrarsızlığa değil aynı zamanda dünya çapında ölüme de yol açmıştır." ifadelerini kullandı.
Emperyalizm, ekonomik sömürü ve sömürgecilik konularının sömürgesiz bilgi üretiminin merkezinde yer alması gerektiğini vurgulayan Alatas, "Müslüman entelektüeller sömürgecilik, emperyalizm ve ekonomik sömürü sorunlarıyla ilgilenmelidir." dedi.
Alatas, bu tür bilginin siyasi ve toplumsal hareketlerle ilişkilendirilmesi gerektiğini kaydederek, "Sömürgecilik karşıtı bilginin amacı, sadece zihinlerimizi sömürgecilikten arındırmak değil aynı zamanda hayatımızın siyasi ve ekonomik düzenlemeleri üzerinde de etki yaratmaktır." diye konuştu.
"Nakib el-Attas, klasik İslam mirasına ilgiyi yeniden canlandırdı"
Yakın zamanda hayatını kaybeden amcası ve çağdaş İslam düşüncesinin önemli temsilcilerinden Prof. Dr. Seyyid Muhammed Nakib el-Attas hakkında da Alatas, el-Attas'ın klasik İslam mirasına ilgiyi yeniden canlandıran önemli isimlerden olduğunu söyledi.
Alatas, amcasının geleneksel İslami düşünceyi çağdaş akademisyen ve öğrencilerin anlayabileceği dille yeniden yorumlayabildiğini belirterek, "(El-Attas) Geleneksel fikirleri, modern felsefi ve daha geniş anlamda varoluşsal sorunların çözümüne uygun hale getirdi." değerlendirmesinde bulundu.
Nakib el-Attas'ın en önemli mirasının, bilginin etik ve ahlakla ilişkisini merkeze alan İslami epistemoloji anlayışı olduğunu dile getiren Alatas, Müslüman akademisyenlerin çalışmalarını "İslami dünya görüşü" çerçevesinde şekillendirmelerinin gerektiğine vurgu yaptığını anlattı.