Son dakika gündem: ÜSKÜDAR'DA 2 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ TRAFİK KAZASINDA SANIK İLK DURUŞMADA TAHLİYE OLDU
Gelen son dakika haberlerine göre ÜSKÜDAR'da geçen Eylül ayında meydana gelen trafik kazasında Melike Karaca (14) ve Muhterem Çelik'in (43) hayatını kaybetmesine neden olan sanık Tuğba Ertuğrul (41), olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarından helallik isteyerek frene bastığını fakat otomobilinin durmadığını iddia etti.
ÜSKÜDAR'da geçen Eylül ayında meydana gelen trafik kazasında Melike Karaca (14) ve Muhterem Çelik'in (43) hayatını kaybetmesine neden olan sanık Tuğba Ertuğrul (41), olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarından helallik isteyerek frene bastığını fakat otomobilinin durmadığını iddia etti. Yaşar Çelik ise kazada hayatını kaybeden eşiyle otomobil arasında yaklaşık 50 metre mesafe olduğunu belirterek Sanık bizden helallik falan istiyor keşke daha tutarlı konuşsaydı dedi. Mahkeme 5 aydır cezaevinde bulunan Ertuğrul'un tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Tuğba Ertuğrul, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) bağlandı. Duruşmada kazada hayatını kaybeden Melike Karaca ve Muhterem Çelik'in ailesi ve taraf avukatları da hazır bulundu.
'HER GECE FRENE BASARAK UYANIYORUM'
Tutuklu sanık Ertuğrul, Savunmamı yapmadan evvel hayatını kaybeden insanların ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dilerim dedi. Yaklaşık 5 aydır cezaevinde olduğunu ve bu süreçte her gün kazada vefat eden insanlar için ağladığını kaydeden Ertuğrul, 'Kazanın etkisinden hala çıkabilmiş değilim. Her gece frene basarak uyanıyorum, çünkü frene basarak durduramadığım bir araç nedeniyle kaza yaptım. Ben anneyim çocuğum var hiçbir kastım olmamasına rağmen ölenlerin ailelerinden helallik istiyorum ifadelerini kullandı.
'ARAÇ DURMADIKÇA GİTTİKÇE HIZLANMAYA BAŞLADI'
24 yıldır ehliyeti olduğunu ve 10 yıldır aynı sokakta oturduğunu kaydeden Tuğba Ertuğrul, kazanın gerçekleştiği sokağın çift yönlü trafiğe açık, rampada ve dar bir sokak olduğunu kaydetti. Olay günü 9 yaşındaki oğlunu okuldan alıp eve geldiğini belirten Ertuğrul, şöyle konuştu 'Olay günü 9 yaşındaki oğlumu aldıktan sonra evimin olduğu sokağa frene basarak dönüş yaptım. Ben dönüş yaptığım esnada aracın içerisinden çocuğumu da tedirgin edecek şekilde bir titreme başladı. Frene basarak döndüm ancak aracım durmadı. Ayağım sürekli frendeydi. Ben aracım durmadığı için siteye giremedim ve siteyi geçmek zorunda kaldım. Daha sonra oğlumla ve araçla beraber sürüklenmeye başladık rampada olduğu için. Ayağım hala frendeydi. Aracın el frenini de çektim durmadığı için, araç durmadı gittikçe hızlanmaya başladı. Direksiyonda titreme devam ediyordu direksiyonu ancak milimetrik olarak sağ sola çeviriyordum. Ben aracımı sokağın kenarındaki istinat duvarına ve ağaçlara vurarak durdurmaya çalıştım
Ertuğrul, yayalara çarptığını görmediğini öne sürerek kazadan sonra çocuğunu sakinleştirmek için aşağı indiği sırada yerde yatan yayaları gördüğünü söyledi. Ertuğrul, ambulansı aradığını belirtti.
'SANIK BİZDEN HELALLİK FALAN İSTİYOR KEŞKE DAHA TUTARLI KONUŞSAYDI'
Kazada hayatını kaybeden 14 yaşındaki Melike Karacı'nın ailesi sanıktan şikayetçi oldu. Kazada hayatını kaybeden 43 yaşındaki Muhterem Çelik'in eşi Yaşar Çelik ise kazanın olduğu sokakta bulunduğunu, bir çocuğun yaklaşık 5 metre yükseğe savrularak yere düştüğünü gördüğünü belirterek 'İlk müdahaleyi ben yaptım. Çocuğun nabzının olmadığını fark ettim. Eşimin öldüğünden haberim yoktu o sırada. Oğlum yanıma gelip 'Baba annem' dedi. Baktım 50 metre geride de eşim yatıyordu. Eşimin yanına gittim, ikisi de olay yerinde ölmüştü. Eşim ile çocuğun arasında 50 metreden fazla mesafe vardı. Sanık bizden helallik falan istiyor keşke daha tutarlı konuşsaydı ifadelerini kullandı.
Sanığın 9 yaşındaki oğlu Ç. Ertuğrul da pedagog eşliğinde tanık olarak ifadesinde 'Araba taşlara takıldı titredi ardından hızlandı yokuş aşağı. Annem arabayı durdurmaya çalıştı. Ben yayalara çarptığımızı görmedim dedi.
PARK HALİNDEKİ MİNİBÜSÜ 5 METRE KADAR SÜRÜKLEDİ
Tanık olarak dinlenen Erol Çevik ise Kazayı gördüm. Olay zamanında kendi aracımda seyir halindeyken normal hızda giderken arka sağ tarafımdan bir çarpma sesi duydum. Daha sonra önüme geçti. Önüme geçer geçmez duvara sürterek çok süratli bir şekilde önündeki iki şahsa tabelaya minibüse ve duvara çarptı. Park halindeki minibüsü 5 metre kadar sürükledi. Daha da ilerledi bir kavis çizerek park halinde durdu şeklinde konuştu. Tanık Çevik, olay sırasında korna veya fren sesi duymadığını da belirtti.
MAHKEME BAŞKANI RAPORDA SANIĞIN ASLİ KUSURLU BULUNDUĞUNU HATIRLATTI
Mahkeme başkanı bilirkişi raporunda fren sisteminin çalışır durumda olduğunun belirtildiğini sanığa söyledi. Sanık da frene bastığını fakat ayak ve el freninin de çalışmadığını öne sürdü. Başkan, raporda yayaların kusursuz ve sanığın asli kusurlu olduğuna dair görüş bildirildiğini de hatırlatınca sanık Ertuğrul, 'Gerçekten son derece üzgünüm. Bütün irademi ortaya koymama rağmen durmadı. Her şeyden önce benim de evladım var araçta. Kaza aynen anlattığım şekilde oldu dedi.
TAHLİYE OLDU
Duruşma savcısı sanığın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak sanığın tahliyesine karar verilmesini istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti de sanığın tahliyesine karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
İDDİANAMEDEN
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede Üsküdar'da 29 Eylül 2021'de sanık Tuğba Ertuğrul'un otomobilinin direksiyon hakimiyetini kaybedip Melike Karaca (14) ve Muhterem Çelik'e (43) çarparak hayatını kaybetmesine neden olduğu anlatılıyor. Sanık Ertuğrul'un Frene bastım durmadı şeklinde savunma yaptığı kaydedilen iddianamede, bilirkişi raporunda ise fren sisteminin çalışır vaziyette olduğu belirtiliyor. Raporda ölenlerin kusursuz bulunduğu, sanığın ise asli kusurlu olduğu vurgulanıyor. İddianamede sanık Tuğba Ertuğrul'un Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor.