YENİ Parti Kırıkkale İl Başkanlığı ön seçimi... Özgür Özel: Devleti adaletle buluşturmaya geliyoruz
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz devletin kapılarını 87 milyona ayrımsız açmaya geliyoruz. Biz adamı olanın değil, arkada kalanın öne çıkacağı yepyeni bir düzen kurmaya geliyoruz. Biz birilerinden intikam almaya değil, devleti adaletle buluşturmaya geliyoruz. Biz insanları birbirinden ayırmaya değil, bu memleketin evlatlarını aynı sofraya oturtmaya, o sofrayı büyütmeye, bereketlendirmeye, sofrada oturmuş bu milletin evlatlarının o sofrayı eşitçe bölüşmesine inanıyoruz. Bunun için iktidara geliyoruz" ifadesini kullandı.
Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Gurbetelli YALÇIN
(KIRIKKALE) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz devletin kapılarını 87 milyona ayrımsız açmaya geliyoruz. Biz adamı olanın değil, arkada kalanın öne çıkacağı yepyeni bir düzen kurmaya geliyoruz. Biz birilerinden intikam almaya değil, devleti adaletle buluşturmaya geliyoruz. Biz insanları birbirinden ayırmaya değil, bu memleketin evlatlarını aynı sofraya oturtmaya, o sofrayı büyütmeye, bereketlendirmeye, sofrada oturmuş bu milletin evlatlarının o sofrayı eşitçe bölüşmesine inanıyoruz. Bunun için iktidara geliyoruz" ifadesini kullandı.
Kırıkkale İl Başkanlığı ön seçiminde yaptığı konuşmada, partisinin iktidar yürüyüşünün zorluklarla dolu olduğunu söyleyerek, mücadele ve dayanışma mesajı verdi. Özel, "Ben size dikensiz gül bahçelerinden iktidara yürümeyi değil, o dikenlerin üstüne basıp o dikenleri kıra kıra iktidara yürümeyi vadediyorum. Ben size bu yolun sonunda benim, partimin, çevremin değil, milletin iktidarını vadediyorum" dedi.
YENİ Parti'nin Birinci Olağan Kurultay takvimi, Türkiye'nin 81 ilinde il başkanları ön seçimiyle devam ediyor. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, bu kapsamda partisinin Kırıkkale Beyaz Saray Düğün Salonu'nda düzenlenen Kırıkkakle il ön seçimine katıldı.
Özel, partisinin Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Kurucu İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ ve ilçe başkanları tarafından karşılandı.
Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlarken, İl Başkanı Bozdağ açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Divan başkanlığına eski CHP Ankara Milletvekili Mehmet Tomanbay seçildi.
ÜYELERLE ÖN SEÇİM VURGUSU
Özel, yaptığı konuşmada ilk genel seçimlerde Kırıkkale'den daha fazla milletvekili çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Bugün YENİ Parti'nin Kırıkkale'de bin 711 üyesinin oylarına talip olan iki aday burada kendilerini ifade edecekler. Yarın 81 ille birlikte 830'un üzerinde örgütlendiğimiz ilçede olduğu gibi Kırıkkale'nin de bütün ilçelerinde bin 711 üyemiz sandık başına gidecek ve ili kimin yöneteceğine karar verecek. İki adayımız var. Biri Onur Yüksel Bozdağ kardeşim. Geçmişte birlikte siyaset yaptık. Bugün kurucu il başkanlığı görevini üstlendi ve aday. Bir diğer adayımız Eftal Sarısu, büyüğümüz. SHP'den beri görev yapan, belediye meclisinde grup başkanvekilliği yapmış, DSP'de belediye başkan adaylığı üstlenmiş, önceki partimizde Yahşihan belediye başkan adayımız 2009 yılında olmuş. O da göreve talip. Ben nasıl karar vereyim? Bir tarafta gençlik, bir tarafta tecrübe mi diyeyim? Eski yaptıkları görevleri oradan buradan mı soruşturayım? Tanıyorum diye Onur'dan mı yana olayım? Yoksa bir başkasının etkisinde başka bir karar mı vereyim? Bunların tamamını geride bırakmışız. Bugün bildiğiniz, gördüğünüz insanları birer kez daha dinleyeceksiniz. Yarın sandık başına gidip elinizi vicdanınıza koyup 'Parti için doğrusu budur' deyip diğerine de yenilme, kaybetme, çekilme değil gelme, yan yana durma, birlikte çalışma görevini vererek bir tercihte bulunacaksınız. Ben yanılırım, bir kişi yanılır. Bir kişi yanlış kararlar verince neler oluyor? Türkiye bunun bedelini ödüyor. Ama bir yanılır bin 711 kişi yanılmaz. Hem Kırıkkale'de hem 81 ilde örgüt kimi seçerse genel başkanın adayı odur. Örgüt neye karar verirse genel merkezin kararı odur.
"ÖNCE KENDİMİZİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
İlk günden bir karar verdik. Dedik ki: 'Önce kendimizi değiştireceğiz. Ülkeye demokrasi vadeden önce kendi evinde demokratik davranacak'. Önce ilçe başkanlarımızı tüm üyelerle seçtik. Şimdi il başkanlarımızı seçeceğiz. En nihayeti geldiğinde genel başkanı da bugün için 770 bine sayısı çıkmış olan YENİ Parti üyelerinin vereceği oylarla kararlaştıracağız. Laf olsun, propaganda olsun diye değil, gerçekten artık söz, yetki ve karar üyelerin olacak.
"YARINDAN İTİBAREN YENİ BİR DÖNEM BAŞLATIYORUZ"
Kırıkkale'de bugün yapılan il seçimi bir sürecin sonunda il başkanının, yetkililerin belirlendiği; geri kalanın geri çekildiği değil aksine bundan sonra hep birlikte yapılacak büyük yürüyüşün, iktidar yürüyüşünün başlatıldığı gündür. Hepinizden bu sorumluluğu almanızı bekliyorum.
Bizim eski siyaset dediğimiz bir anlayış meselesidir. Eski siyasette kararları tepede oturanlar alır, denetlenmez. Liyakatin yerine sadakat geçmiştir. Kamu imkanları iktidarın malı gibi görünür. Devlet ile parti birbirine karışmıştır. Böyle olunca siyasetçiler de kibrin esiri olmuştur. İşte bugün AK Parti'nin temsil ettiği siyaset bu kibirli siyasettir. Buradan Kırıkkale'deki AK Partili ya da Cumhur İttifakı'na oy vermiş geçmişte tüm seçmenlere seslenmek isterim: Bugün yaşadığımız sorunların hiçbiri gökten zembille inmedi. Yanlış tuğlayla doğru duvar öremezsiniz. Yanlış tuğlaların ördüğü duvar bir gün milleti de sizi de altınıza alır, üstünüze yıkılır. Doğru tuğlalarla doğru duvarı örmenin adı yepyeni bir siyasettir.
"FON REZALETİ, 110 MİLYAR İLE ASRIN VURGUNUNA DÖNÜŞTÜ"
Sel sularında, İstanbul'u yönetirken 'Biz bu şehre ihanet ettik' diyenlerin, dere yataklarına gökdelenler dikenlerin, işte halen beş vatandaşın kayıp olduğu o dere yatağına o büyük imar projelerini verenlerin yarattıkları faciada, sel suyunda ölenler belki bizim evladımız, eşimiz, büyüğümüz değildi ama olabilirdi. Çünkü her şey denetimsizliğe, bir kişinin ve etrafındakilerin verdiği karara, devletin şahsileşmesine, bir partinin devletleşmesine, partinin devletin eline girmesine, suçun muhaliflere atılan bir iftiraya, suçsuzluğun iktidar sahipleri ne yaparsa yapsınlar kavuştukları bir imtiyaza dönüşmesi.
Bu şartlar altında bir aydır aydır bir fon soygununu konuşuyoruz. Bu krizin ekonomiye doğrudan maliyeti ilk başta 20 milyar dolardı. Sonra borsaya etkisiyle birlikte 90 milyar dolara, dün yapılan tarafsız hesaplamalarda son yarattığı tahribatla birlikte 110 milyar dolara ulaştı. Bu fon rezaleti, 110 milyar dolarla asrın felaketinin üzerinde bir asrın soygunu, asrın rezaleti ve insanlar açısından da asrın vurgununa dönüşmüştür. ya acaba bu işten kimdir sorumlu olan? Hiç lafı eğip bükmeyelim. Üç kelimeyle: Recep Tayyip Erdoğan.
Bugün Karar gazetesinin manşetinde gördüm. İki tane 200 TL'nin üzerindeki imza, 50 TL'nin üzerindeki imza, üçünün de Merkez Bankası adına atılmış imzalar, fon vurgununda Erdoğan tarafından görevlendirilmiş ve suçüstü yakalanmış kişilere aittir. Sayın Erdoğan, bunları atayan AK Partili, atananlar AK Partili, soyanlar AK Partili, soyulanlar AK Partili, soyulanlar. Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.
AK PARTİLİ SEÇMENE SESLENDİ: "SEN ONLARLA AYNI TARAFTA DEĞİLSİN, BİZİMLE AYNI TARAFTASIN"
Küçültmeye çalıştığı iş, depremden büyük hasar bırakmış memlekete. ya milletin 110 milyar doları gitmiş, hesap vereceği yerde hala milletle alay ediyor. Bu işin çözümünü dört hafta önce Meclise sunduk. Haksız kazancı olanların peşine düşülecek. Bunların elde ettikleri karlara, paralara el konulacak. Yurt dışı ile irtibat kurulup yurt dışına kaçırılan paralar geriye getirilecek ve mağdurların paraları ödenecek. Buradan AK Partili ve bu fonda parasını kaptırmış, sesini kimseye duyuramayan mağdurlara sesleniyorum. '12 milyon üyemiz var' diyor. Ne gün gelip de size bir şey sordular? Ne gün bizim gibi üyeyi işin merkezine koydular? Oy alırken AK Partili ama imtiyaz görenler ta en tepedeki. AK Partili olup da tepedekiler gibi bir eli yağda bir eli balda olanlar, istediğini istediği yere atayanlar, yatlarda, katlarda, kotralarda gezenler varken burada seçim zamanı hatırlanan, 23 bin lira emekli maaşıyla sefalet çeken, ürünü, sütü, tarlada yetiştirdiği ürünü para etmeyen, bankaya borçlarını ödeyemeyen, aldığı maaşla geçinemeyen AK Parti üyeliği olanlara söylüyorum: Sen onlarla aynı tarafta değilsin. Sen bizimle aynı taraftasın. Yanımıza gelirsen bu iktidarı değiştireceğiz, senin de yüzünü güldüreceğiz.
"KAZANMAK İÇİN YOLA ÇIKANLARI GÖRÜYORUM"
YENİ Parti'de tüzüğe koyduk. İki dönem kuralı, üç dönem kuralı milletvekilleri için ya da partideki iki yıllık görevler için tanımlanmıştır. Bunların bir tek istisnası vardır, o da genel başkandır. Genel başkan iki dönem, üç dönem kuralına tabi değildir. Genel başkan bir kurala tabidir: Seçime girer, girdiği seçimde partisi birinci parti olur, görevinde kalır. Seçimi kaybeden evine döner. 14 seçim kaybedip de millete kaybettireceği 15. seçime aday olmak, milletin kahrolduğu günlerde 'Acaba ben genel başkanlıkta nasıl devam ederim?' diye hesap yapmak yeni siyasetin işi değildir.
47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Söz vermiştim kurultayda. 5 ay sonra partiyi birinci parti yaptık. Partimiz, AK Parti'yi kurulduğu günden sonra ilk kez yendi. 31 Mart'ta o akşamı hep beraber yaşadık. Kaybetmeye alışan değil, kazanmaya kararlı, kaybederse gidecek, kazanmaya ant içecek bir yönetim anlayışına ihtiyacımız vardır. Ben bu salonda kaybetmeye alışanları değil, kazanmak için yola çıkanları görüyorum.
"DEVLETİN KAPILARINI 87 MİLYONA AÇMAYA GELİYORUZ"
Biz devletin kapılarını 87 milyona ayrımsız açmaya geliyoruz. Biz adamı olanın değil, arkada kalanın öne çıkacağı yepyeni bir düzen kurmaya geliyoruz. Şimdi önümüzde iki Türkiye var. Bunlardan birincisi eski siyaseti devam ettirmek isteyen Türkiye: Orada yoksulluk, krizler ve kayırmacılık var. İkincisi ise yeni siyasete umut bağlamış olan, yeni siyasetin hakim olacağı Türkiye: Orada devletin bir avuç insana değil, millete ait olduğu bir Türkiye var. Biz geçmişin kavgasını sürdürmeye değil, bitirmeye kararlıyız. Ortak geleceğimizin yolunu açmaya geliyoruz. Biz birilerinden intikam almaya değil, devleti adaletle buluşturmaya geliyoruz. Biz insanları birbirinden ayırmaya değil, bu memleketin evlatlarını aynı sofraya oturtmaya, o sofrayı büyütmeye, bereketlendirmeye, sofrada oturmuş bu milletin evlatlarının o sofrayı eşitçe bölüşmesine inanıyoruz. Bunun için iktidara geliyoruz.
"BİZ BURAYA DÜZ BİR YOLDAN GELMEDİK"
Bugün elimizde sınırsız imkanlar olmayabilir. Devlet gücü bizde olmayabilir. Büyük bir sermaye arkamızda olmayabilir. Her kapı yüzümüze kapanmaya çalışılıyor olabilir. Yarın bugünden daha da zor olabilir. Yeni bedeller ödemek zorunda kalabilir, yeni ihanetlerle yüzleşebiliriz. Ama sakın unutmayın ki gücümüz, sermayemiz teslim olmamaktır. Kötülükten korkmamaktır. Karşısındakinden korkup geri adım atmamak, geride kimseyi bırakmamaktır. O yüzden biz birbirimize karşı sorumluyuz. Birimiz yorulursa diğerimiz ona omuz verecek. Birimiz düştüğünde öteki elini uzatacak. Birimiz bir yerde kalırsa diğeri bayrağı onun elinden alıp menzile doğru yürüyecek. Ben size hiç düşmemeyi değil ama düşsek bile omuz omuza verip ayağa hep birlikte daha kuvvetli kalkmayı vadediyorum. Ben size dikensiz gül bahçelerinden iktidara yürümeyi değil, o dikenlerin üstüne basıp o dikenleri kıra kıra iktidara yürümeyi vadediyorum. Ben size mücadele, azim ve hep birlikte haysiyetli bir yürüyüş vadediyorum. Ben size bu yolun sonunda benim, partimin, çevremin değil, milletin iktidarını vadediyorum."