Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam Açıklaması

Son Güncelleme:

''(Erken yaşta evlilik) Mağduriyete sebep olanların yargılanması söz konusu. Bu yargılamanın biran önce yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, erken yaşta evliliklere ilişkin, "Mağduriyete sebep olanların yargılanması söz konusu. Bu yargılamanın biran önce yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Adalet Bakanlığımız ve HSYK bu konuda çalışmalar yürütecek. 2015 yılına kadar Aile Mahkemelerinin daha iyi bir biçimde düzenlenmesi sağlanacak" dedi.


İslam, Bakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında, erken ve zorla evliliklerle mücadele ile çocuklara yönelik yapılacak çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.


İslam, erken yaşta ve zorla evlendirilen çocukların büyük bölümünün tarım işçisi olarak çalışan çocuklar olduğunu ifade ederek, bu çocukların da eğitim sistemi içerisine dahil edilmeleri gerektiğini vurguladı.


İslam, "Bir sistem içerisinde onların hayat gelişimlerini izleyebilmemiz için eğitim sistemine muhakkak alınmaları gerekiyor. Şimdi bunlarla ilgili alınmış lokal tedbirler var fakat bu lokal tedbirler yeterli değil, onu gözlemliyoruz. Onun için Milli Eğitim Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız bu çocuklarımız için sistematik tedbirler alacaklar. Biz de bu tedbirlerin alınmasında paydaş olarak kendilerine yardım edeceğiz" dedi.


Erken yaşta evlenerek doğum yapan kız çocuklarının tespiti ve bildiriminin önemine ilişkin de bilgi veren İslam, bu konularda gerekli tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çekti. Sağlık Bakanlığında bu verilerin olduğunu belirten İslam, bu verilerin İçişleri Bakanlığı ve kendileriyle paylaşılmasını istediklerini söyledi.


Erken yaşta evlendirilen, erken yaşta çocuk sahibi olan çocukların birden fazla hak ihlaline uğramamaları için bunlardan muhakkak haberdar olmaları gerektiğine vurgu yapan İslam, "Kendilerine karşı bu suçu işleyen kişilere yönelik tedbirlerin de alınabilmesi için bu çocukların durumundan haberdar olmamız gerekiyor" dedi.


-"Adalet Bakanlığı, HSYK yürütecek"


Bu konuda yargılamaların da öncelikli olarak yapılması gerektiğini söyleyen İslam, Türkiye'de erken yaşta ve zorla evliliklerin bir suç olduğunu, bu çocukların suç mağduru olarak kabul edildiklerini anımsattı.


Mağduriyete sebep olanların yargılanmasının söz konusu olduğunu aktaran İslam, "Bu yargılamanın biran önce yapılabilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Adalet Bakanlığımız ve HSYK bu konuda çalışmalar yürütecek. 2015 yılına kadar Aile Mahkemelerinin daha iyi bir biçimde düzenlenmesi sağlanacak" dedi.


Bir çocuğu 17 yaşını bitirip 18 yaşından gün almadan evlendirmenin o çocuğa karşı cinsel istismar suçu işlemek anlamına geldiğine dikkat çeken İslam, bunun çok ağır bir suç olduğunu söyledi.


İslam, "Bu suçu işleyen anne ve babalar cezalandırılır. Yargılama süreci başladığında 8 yıldan 20 yıla kadar cezalandırmayla mahkeme önüne çıkarılırlar. Bu suçu işleyen erkek, 17 yaşını bitirmemiş bir kızla evlenme teşebbüsünde bulunan erkek 2 yıldan 20 yıla kadar cezalandırılır. Bu evlilikte cebir varsa, kız çocuğu fiili zarar görmüşse, bitkisel hayata girmişse, bir biçimde ölmüşse müebbete kadar uzar bu cezanın biçimi" diye konuştu.


Yeni düzenlenen yasada bu cezaların biraz daha artırılacağını anımsatan İslam, "Ama mevcut kanunlardaki cezalar da hiç azımsanacak kadar değil. İnsanların bunu bilmesi gerekir. Cezaların bir caydırıcılığının da olması gerekir" dedi.


-"Bunun bir çeresi yok"


Bakan İslam, şöyle devam etti:


"Bazı aileler bize şu şikayetlerde bulunuyorlar. Çocuğumu 15 yaşında evlendirdim, iki ya da üç çocuğu oldu. Sonra devlet yakamıza yapıştı. Çocuğumun kocasını yargıladı, 8 yıla mahkum etti, damadım hapiste. Torunlarım perişan. Buna bir çare bulun. Bu tür ailelere sesleniyorum bunun bir çaresi yok. Bunun çaresi çocuğunuzun insanlık haklarını ihlal etmeyerek onu erken yaşta evlendirmemektir. Cezalar bugünden bellidir. İşte yaptığınız iş bir suçtur. Bu suçu işlememeniz gerekir. Sanırım bu hepimizin paylaştığı bir uyarıdır."


Konuya ilişkin eğitim programlarının da gözden geçirileceğini aktaran İslam, erken yaşta evlilikleri özendiren unsurların ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. İslam, sinema filmlerinde, reklamlarda, medyada, dizilerde varsa bu tür unsurların ortadan kaldırılması gerektiğini kaydetti.


Bu konuda otokontrole ihtiyaç olduğunu belirten İslam, otokontrol olmadan sadece cezai yaptırımlarla bu tür sosyal sorunların engellenmesinin ne yazık ki mümkün olmadığını ifade etti.


Toplumun tüm kesimlerine ulaşılması, bir zihniyet dönüşümünün meydana getirilmesi gerektiğini, bunun da işin en önemli ayağı olduğunu aktaran İslam, bu konuda bakanlıklarla, yerel yönetimlerle, RTÜK ile sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmayı arzu ettiklerini kaydetti.


-"Herkes elini taşın altına koymalı"


Göreve geldiği günlerde bu konuyla ilgili çok sayıda STK ile görüştüklerini anımsatan İslam, "Hassasiyetleri son derece yüksek. Herkes bu konuda elinden geleni yapmak istiyor. Bu konularda kendileriyle birlikte çalışmayı onlara teklif ediyoruz. STK'lar ne yapabileceklerini düşünürlerse bize tekliflerle gelirlerse onlarla paydaş olmaktan çok büyük bir memnuniyet duyacağımızı kendilerine iletmek istiyorum" dedi.


İslam, din görevlilerine, muhtarlara, kanaat önderlerine, mülki amirlere, yerel yönetimlere düşecek görevlerin de yapılacak toplantılarla belirleneceğini söyledi.


Konuyu topluma yaymayı istediklerini belirten İslam, şunları kaydetti:


"Toplumumuzla beraber bu sorunu ortadan kaldırabileceğimize inanıyoruz. Bir tek kişinin, bir bakanın, bir bakanlığın, biraraya geldiğinde bütün kamu kurum ve kuruluşların ortadan kaldırabileceği bir sorun değildir bu. Bu bir toplumsal sorundur. Hep birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Bunu şu şekilde değerlendirmenizden üzüntü duyarım:  'Acaba devlet organları kendi yapması gereken işlerden sarfınazar mı ediyor?' Hayır. Biz kendi görevlerimizi yerine getireceğiz, toplumsal duyarlılığın yüksek olduğu noktalarda bütün kamuoyunun elini taşın altına koyarak kendi hissesine düşeni yapması gerektiğini hatırlatmak istiyorum."


-"En büyük paydaşımız Diyanet İşleri Başkanlığı"


Zihniyet dönüşümü konusunda Diyanet İşleri Başkanı ile yaptıkları özel görüşmeyi hatırlatan İslam, şunları kaydetti:


"En büyük paydaşımızın Diyanet İşleri Başkanlığı olacağın belirtmek isterim bu noktada. Sayın Mehmet Görmez son derece hassas bu konuda, teşkilatı son derece hassas. Kendileriyle bir yol haritası belirledik. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele için ve aynı zamanda toplumsal şiddetin, aile içi şiddetin, çocuğa karşı, kadına karşı şiddetin engellenmesi için birlikte çalışma yapma kararı aldık. Buna göre Diyanet İşleri Başkanlığı eğitim çalışmalarına yeniden hız verecek. Kadın din görevlilerin bir takım yükümlülükleri olacak, evlere ziyaretlere gidecekler. Muhtarlar, din görevliler, imamlar kadınlarımızı camiye davet edecek, erkeklerimizi ayrı toplantılar için camilere davet edecek. Kadın ve erkek vaizelerimiz camilerde, köy odalarında, müsait ortamlarda biraraya getirdiğimiz vatandaşlara bilgilendirmeler yapacak."


Erken yaşta evliliğin zararları ve İslamiyet ile de bağdaşır bir şey olmadığının anlatılacağını belirten İslam, hutbe ve vaazlarda bu konunun sık sık gündeme getirileceğini söyledi.


Çocuk yaşta zorla yapılan evliliklerin doğru olmadığının anlatılacağını, bunun geleneğin ve dinin önüne geçen bir durum olduğunu belirten İslam, konunun bu açıdan irdelenmesi gerektiğini ifade etti. İslam, "İslam'dan ayrı değerlendirilecek bir konu değildir. Bu bakış açısıyla yeniden gözden geçirilmesi gerekir" diye konuştu.


İslam, vaazlarda, hutbelerde töre, namus cinayetleri, kadına şiddet, çocuğa yönelik şiddet ve toplumsal şiddet konusunda bilinçlendirme ve bilgilendirmeler yapılacağını söyledi.


Bugüne kadar çok sayıda sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını, bu konuda destek olmalarını istediklerini ifade eden İslam, paydaşlıklarını somutlaştıracaklarını kaydetti.


İslam konuyla ilgili, basın mensuplarından da destek istedi.


Çocuğa karşı ve kadına şiddet olaylarında çok detaylı tasvirlerin medyada yer almasının oldukça mahsurlu olduğunu dile getiren İslam, "Detaylı tasvir ve anlatımların bu fillerin, suçların, istismarların, tecavüzlerin katliamların nasıl yapıldığına dair anlatımların bir takım hasta ruhlarda şiddet eğilimini artırdığı ya da şiddete özendirdiği gibi bir takım saptamaları var bilim adamlarının. Belki medyamızda bu konuda dikkatli olmayı, daha farklı bir üslup benimsemeyi, faili ifşa edip, mağduru korumayı, mağdurun başına gelenleri anlatırken çok uygun bir dil kullanarak detaylı tasvirlerden kaçınmayı öngörebilir" ifadesini kullandı.


Konunun sürekli gündemde kalmasından şikayetçi olmadığını, ancak gündeme geliş biçimiyle ilgili detaylar üzerinde konuşulabileceğini dile getiren İslam, her durumun yeni bir bilinçlendirme çalışması olarak taraflarca değerlendirildiğini söyledi.


-"Kastrasyon yok, tedavi var"


İslam, bir gazetecinin, "Kimyasal hadım çok konuşuldu, ceza ve yaptırımlar içinde hadım olacak mı" sorusunu, "Kastrasyon yok, tedavi var. Tedaviyi siz kimyasal kastrasyon olarak niteliyorsanız buna bir şey söyleyemem. Çünkü tedavinin içerisinde ilaç kullanma yöntemleri de vardır" şeklinde yanıtladı.


"Buna ilaçla kısırlaştırma diyebilir miyiz" sorusuna İslam, "Hiç ilgisi yok. Kısırlaştırma başka bir şeydir, kastrasyon başka bir şeydir" diye yanıtladı.


İslam, "Cinsel dürtülerinin azaltılacağı bir ilaçla mı tedavi edilecek" sorusuna, "Tıp uzmanları böyle olduğunu söylüyorlar. Azaltılacağı değil, normale indirilip normalleştirilecek. Tedavi demek şu demek, failde eğer normal dışı bir takım dürtüler var ise bu normal dışı dürtüler bir takım hormonların aşırı salgılanması yüzünden meydana geliyorsa, bu aşırı salgılanmalar tedaviyle kontrol altına alınıyor ve normal seviyeye getiriyor. Çocuk yapma yeteneği failden alınmıyor yada kastre edilmiyor" cevabını verdi.


- Ankara

Kaynak: AA