Ali Nuri Türkoğlu: 15 Temmuz için ortak film yapılabilir
Oyuncu Ali Nuri Türkoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında yaşadıklarını anlatarak, Türk yönetmenlerin her birinin kendi bakış açısıyla katkı sunduğu ortak bir film yapılması önerisinde bulundu.
Oyuncu Ali Nuri Türkoğlu, Türkiye'deki başarılı yönetmenlerin her birinin 15 Temmuz'u kendi bakış açısıyla anlattığı bölümlerden oluşan büyük ve ortak bir film yapılabileceğini söyledi.
15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulunan Türkoğlu, o gece yaşadıklarını, uğradığını belirttiği itibar suikastını ve Türk sinemasının 15 Temmuz'a yaklaşımını anlattı.
Darbe girişimini bir yakınının haber vermesiyle öğrendiğini ve televizyonu açtığında köprüdeki tankları görünce dehşete kapıldığını belirten Türkoğlu, ilk dakikalarda yaşananları şöyle anlattı:
"Motosiklet kullandığım için tankların geldiğini öğrendiğimiz Çevik Kuvvet'e doğru rahatça yol aldık. O esnada Üsküdar'daki kafelerin önünde durup, durumdan haberdar olmayan müşterilere arkamdaki yolcu arkadaşımla beraber darbe girişimi olduğunu, Çevik Kuvvetin oraya gitmek gerektiğini haykırdık. İnsanlar şaşkın şaşkın bakıyordu, saat henüz 21.30 civarıydı."
"Müthiş bir toplumsal şuur vardı"
Türkoğlu, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önüne vardıklarında pijamaları ve terlikleriyle sokağa fırlamış 10-15 kişi olduklarını, kısa sürede bu sayının yüzlere ulaştığını vurgulayarak, "Daha ilk dakikalardan itibaren müthiş bir şuurla oradaki genç polis kardeşlerimizi korumaya aldık. Halk, polislere bir şey olmasın diye önlerine siper oldu. Polisler de aynı şekilde bizi korumaya çalışıyordu. Enteresan bir fedakarlık hali ve müthiş bir toplumsal şuur vardı. İstiklal Marşı'nı başlattığımı hatırlıyorum. Annem de çok yakın bir yerde oturuyordu. Daha sonra o da gelip tankların önünde mücadele verdi. Çok şükür kimsenin burnu kanamadan Çevik Kuvvette tankları püskürtmeye nail olmuştuk." ifadelerini kullandı.
"En kullanışlı kadrajı kullanıp iftira attılar"
Ardından Çengelköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gittiklerini dile getiren ünlü oyuncu, sabaha karşı üniforma giymiş darbecilerin teslim olmaya başladığını ve polis tarafından hızla bölgeden uzaklaştırıldıklarını söyledi.
Ali Nuri Türkoğlu, köprü üzerinde hüzün ve sevincin bir arada yaşandığının altını çizerek, şöyle konuştu:
"Dönüşte köprünün ayağının orada yaralı bir rütbeli askerin yerde yattığını gördük. Etrafını insanlar sarmış, onu korumaya almıştı. Ne olursa olsun bizim linç kültürümüz yoktur. Üzerimize sabaha kadar ateş de etse, onun hayatını kurtarmak hem hukuka hizmet anlamında önemli bir vazifeydi hem de linç bize yakışmayan bir hadiseydi. Ben de aralarına katıldım ve derhal ambulansa götürmemiz gerektiğini söyleyip organize etmeye gayret ettim. 'Koridor açın.' diye bağırarak sedyeyle götürürken, gazeteci görünümlü birinin girip her açıdan fotoğraflarımızı çekmeye başladığını fark ettim. Kendisi için en kullanışlı kadrajı yaptı."
Çekilen o fotoğrafın bir algı operasyonuna malzeme edildiğini vurgulayan Türkoğlu, "Hemen arkamda kulağı küpeli, top sakallı ve dövmeli bir kardeşim vardı. Beni o gün oraya çağıran kişiydi. Fakat o, fotoğraf karesine alınmamıştı. Orada lazım olan sakallı, cübbeli yahut daha dini kisveli bir görüntü üzerinden yapılacak bir operasyon karesiydi ve bunu seçmişlerdi. Ben de o karenin içinde olduğum için iftiraya uğradım. Sonradan bu iftiranın açıklığa kavuşmasına hizmet ettiğim için üzülmekle beraber mutluyum. Çünkü o fotoğraftaki kişinin ben olduğumu ilk duyuran kendim oldum. Sonuçta bir oyuncuya denk gelmişlerdi ve herkes bizim duruşumuzu bildiği için bu fotoğraf operasyonu ellerinde patladı." diye konuştu.
"Hala helallik isteyenler oluyor"
Türkoğlu, dezenformasyonla mücadelenin önemine dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Başıma gelen bu hadise, algı operasyonlarının nasıl yapıldığına dair ibretlik bir örnektir. Bugün İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin yürüttüğü faaliyetlerin ne kadar kıymetli olduğu bir kez daha ortaya koyuyor. Sosyal medyadan gelen tehdit ve hakaretlerin ekran görüntülerini aldım ama şahıslara değil, sadece medya kuruluşlarına dava açtım. O dönem bilmeden o paylaşımı yapanlardan, üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen hala karşılaştığımızda özür dileyip helallik isteyenler oluyor. Bu da çok kıymetli."
"15 Temmuz'u anlatan ortak bir sinema filmi yapılabilir"
Sinema sektörünün 15 Temmuz ile ilgili üretimlerine de değinen başarılı oyuncu, "Elbette bir film yapılması için yaşananların üzerinden zaman geçmesi, konunun demlenmesi gerekiyor. Bir hikaye oluşturmak için de uzun yıllar çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Sektör böyledir. İyi bir senaryonun çıkması 5-10 seneyi alabilir. Halkın fert fert canlandırılması gerekir. O gün fırıncı da esnaf da memur da işçi de sokaktaydı. Ben öyle bir yapımda oynasaydım daha ziyade az görünen karakterlerin ön planda olduğu bir iç aksiyon, ruh halini canlandırabilmek isterdim." şeklinde konuştu.
Ali Nuri Türkoğlu, nitelikli işlerin sayısının artması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugüne kadar parça parça işler yapıldı ama ben ideal anlamda hakkının verilebildiğini düşünmüyorum. Bu sene TRT 12 Punto desteğiyle çekilen işler gibi nitelikli yapımların sayısı artmalı. Benim geçenlerde dernekle de paylaştığım bir fikrim var, Türkiye'deki tüm iyi yönetmenlerin parça parça içinde yer aldığı, her yönetmenin kendi 15 Temmuz'unu anlattığı büyük, ortak bir film yapılabilir. Batıda bunun örnekleri var. Sanat bir yönüyle siyasi görüşlerimizi sızdırır. Tüm görüşlerin bir araya gelip toplumun sesi olması için ortak bir 15 Temmuz filmi yapılması elzemdir. Bu millet, Çanakkale ruhunun çocukları olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve aziz milletimizin gayretleriyle püskürtülen bu hain darbe girişimi dileriz ki sonsuza kadar tarihe gömülür ve bir daha tekrarlanmaz. Biz bunu sanatla hatırlatmaya devam ederiz ve bu acılar sadece filmlerde kalır."