Arıkan'dan Göktaş'a Tepki ve Ekonomik Eleştiriler
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, komedyen Göktaş’ın tutuklanmasına tepki gösterdi ve ekonomik sorunları eleştirdi.
(ANKARA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Arıkan "Değerlerimiz konusunda gerçekten bu kadar hassassanız, 'Bakara makara' diyerek inancımızla alay edildiğinde bu hassasiyetiniz neredeydi? Saygısızlığın suç olması için illa sizin muhalifiniz tarafından mı yapılması gerekiyor? Biz kutsallarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasına karşıyız ama aynı şekilde kutsallarımızın siyasetin malzemesi yapılmasına da karşıyız" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı'nda konuştu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ve Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin konuşan Arıkan, "Ne hikmetse milyonlarca emeklinin, memurun, çalışanın maaş artışını belirleyen dönem geldiğinde enflasyon birden sakinleşiyor. Bu rakamlar sadece birer istatistik değildir, bu rakamlar sofradan eksilen tabaktır" dedi.
Arıkan, emeklilerin ve asgari ücretle çalışan vatandaşların yaşadığı mağduriyete de dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Siz açlık sınırının 36 bin lira olduğu bir ülkede milyonlarca emekliyi 23 bin liraya mahkum edeceksiniz, milyonlarca asgari ücretliyi açlık sınırının altında yaşamaya zorlayacaksınız, sonra da çıkıp 'milletimizi enflasyona ezdirmedik' diyeceksiniz. Bu milletin sırtındaki yük, artık taşınabilir olmaktan çıkmıştır. Sayın Şimşek çıkıp emeklinin alım gücünün arttığını iddia ediyor. Sayın Şimşek, siz bizim emeklimizi İngiliz emeklisiyle karıştırıyor olabilir misiniz? İngiltere'de bir emekli maaşıyla 121 kilo kırmızı et alabilirken, Türkiye'deki emekli sadece 20 kilo alabiliyor. Buradan iktidara açık çağrıda bulunuyoruz: Gelin, en düşük emekli maaşını açlık sınırının altından kurtaralım. Gelin, asgari ücreti açlık sınırının altında bırakmayalım. Bize 'kaynak yok' demeyin kaynak var ama kaynak millet için değil, gösteriş için harcanıyor. Sorun kaynak kıtlığı değil, öncelik bozukluğudur."
"MİLLET GEÇİM DERDİNDEYKEN DEVLETİN İMKANLARININ GÖSTERİŞE HARCANMASINA İTİRAZ EDİYORUZ"
Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi yapılan hazırlıklara ilişkin eleştirilerde bulunan Arıkan, şöyle devam etti:
"Zirvenin yapılacağı güzergahlarda, havaalanı çevresinde ve kritik noktalarda sahipsiz köpeklerin toplanması için bile kurumlar kısa sürede harekete geçirildi. Demek ki istenildiğinde devlet bütün kurumlarıyla koordinasyon sağlayabiliyor, kısa sürede tedbir alabiliyor. Peki buradan iktidara sormak istiyoruz: Madem devlet istediğinde birkaç gün içinde bütün kurumlarını harekete geçirebiliyor; o halde kendi vatandaşının güvenliği söz konusu olduğunda neden aynı irade ortaya konulmuyor? Bizim itirazımız tam da bu öncelik anlayışınadır. Yıllardır yapılmayan işler bir anda yapılmaya başlandı. Sadece Etimesgut Havalimanı için harcandığı ifade edilen para 11,5 milyar lira. Bu ne demek biliyor musunuz? Tam 550 bin emeklinin maaşı kadar kaynak, NATO organizasyonun gösteriş kısmı için harcandı. Bizim itirazımız tam da bunadır. Millet geçim derdindeyken devletin imkanlarının gösterişe harcanmasına itiraz ediyoruz."
"BUGÜN İKTİDARIN YAPTIĞI DA DELİ DUMRUL'U ARATMIYOR"
Arıkan, yap-işlet-devret modeliyle inşa edilen köprülerin geçiş ücretlerine zam yapıldığını hatırlatarak, Osmangazi Köprüsü'nden geçiş ücretinin bin 170 lira olduğunu ve köprünün 1,5 kilometre uzunluğunda bulunduğunu söyledi. Çin'de su üzerine inşa edilmiş en uzun köprülerden biri olan Jiaozhou Köprüsü'nün ise 41,5 kilometre uzunluğunda olduğunu ve geçiş ücretinin 210 lira olduğunu belirten Arıkan, "Bu sadece fiyat farkı değil, yönetim, adalet, ahlak anlayışı farkıdır. Üstelik mesele yalnızca geçiş ücretleriyle sınırlı değildir. Yap-işlet-devret modeliyle yapılan projelerde verilen araç geçiş garantileri, milletin cebinden, müteahhitlerin kasasına aktarılan devasa bir yük haline gelmiştir. Çanakkale Köprüsü için günlük 45 bin araç geçiş garantisi verilmiştir. Gerçekleşen geçiş ise bunun çok altındadır. Deli Dumrul'u bilirsiniz. Kuru bir çayın üzerine köprü kurar; geçenden ayrı, geçmeyenden ayrı para alırdı. Bugün iktidarın yaptığı da Deli Dumrul'u aratmıyor" diye konuştu.
"SİZ ÖNCE KENDİ KAPINIZIN ÖNÜNE SÜPÜRÜN"
Stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'a yönelik de konuşan Arıkan, şunları kaydetti:
"Biz değerlerimizin, kutsallarımızın ve inançlarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasını asla kabul edemeyiz. Buna müsamaha gösteremeyiz. Türkiye'de bir türlü geride kalmayan gündemlerimizden biri de maalesef nefret ve ayrımcılık saikiyle gerçekleştirilen fiiller ve bu tür fiiller yoluyla hedef alınan değerlerimiz. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Hiçbir nefret hadisesi 'münferit' diye geçiştirilemez. Fakat burada iktidara da sormamız gereken açık sorular var: Değerlerimiz konusunda gerçekten bu kadar hassassanız, 'Bakara makara' diyerek inancımızla alay edildiğinde bu hassasiyetiniz neredeydi? Saygısızlığın suç olması için illa sizin muhalifiniz tarafından mı yapılması gerekiyor? Sizin adaletiniz ve inanç hassasiyetiniz sadece siyaseten işinize geldiğinde mi çalışıyor? Stand-up gösterisinde aklınıza gelen yüce kitabımız, mülakatlarda milyonlarca gencin hakkı yenirken neden aklınıza gelmiyor? Biz kutsallarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasına karşıyız ama aynı şekilde kutsallarımızın siyasetin malzemesi yapılmasına da karşıyız. Siz önce kendi kapınızın önünü bir süpürün, sonra hangi kapının önü kirliyse hep beraber süpürelim."