Best Practices İn Financial Education Paneli
SPK Başkanı Ertaş: "2023’e kadar İstanbul’u dünyanın ilk on finans merkezinden birisi yapacağız. Şirketlerimiz de küresel rekabette başarılı olmak için sermaye piyasası kaynaklarını da alterna...
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, 2023'e kadar İstanbul'u dünyanın ilk on finans merkezinden birisi yapacaklarını belirterek, "Şirketlerimiz de küresel rekabette başarılı olmak için sermaye piyasası kaynaklarını da alternatif kaynaklar olarak dikkate alacaklardır" dedi.
Borsa İstanbul Konferans Salonu'nda Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği'nce (TSPAKB) düzenlenen "Best Practices in Financial Education" panelinde konuşan Ertaş, ülkede finansal farkındalığın artırılması, tasarruf ve yatırım konularında bilinç düzeyinin geliştirilmesine katkı sağlayan etkinliklerin artmasından büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti.
Ertaş, finansal farkındalığın artırılması, tasarruf ve yatırım konularının gelecek 10 yıl içinde sadece Türkiye'de değil, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerde, politika belirleyicilerin önemli gündem maddelerinden birisi olmaya devam edeceğini kaydetti.
Dünyanın hemen her bölgesinde finansal bilgi düzeyinin yetersiz olduğunu, bunun önemli ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Ertaş, şöyle konuştu:
"Finansal piyasalarda risk, her geçen gün artan ürün çeşitliliği ve karmaşıklığı ile birlikte giderek artmaktadır. Teknolojik gelişmeler ve sınır ötesi işlemler de eklendiğinde riskin boyutu daha da büyümektedir. Buna karşın bireylerin finansal konulardaki bilgi birikimi aynı hızla artırılamamaktadır. Bu sonuç bir yandan finansal araç ve ürünlere erişimi kısıtlamakta diğer yandan bireyler açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır."
- "Mortgage krizinin önemli nedeni finansal eğitimin düşük olması "
Ertaş, 2008'de Amerika'da mortgage sektöründe başlayan ve halen tam olarak sonlandırılamayan küresel krizin önemli nedenlerinden birisinin de finansal eğitim düzeyinin küresel boyutta düşük kalması olduğuna işaret ederek, "Geçen yıl, kurulumuzun katkılarıyla Dünya Bankası tarafından 3009 hane halkı üzerinde Türkiye Finansal Yetkinlik Araştırması yapıldı. Bu araştırmanın sonuçları da göstermiştir ki, ülkemizde hane halklarının borç yönetimi, finansal ürünler hakkındaki bilgi düzeyi ve bu ürünleri kullanım oranları düşüktür" diye konuştu.
Finansal eğitimin, finansal piyasaların gelişimi için de son derece önemli olduğunu belirten Ertaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hemen her gün onlarca, öz kaynaklarını tüketmiş şirketlere yatırım yapan yatırımcılarının şikayetleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Yatırımcılarımıza yatırım yapacakları ürün, bu ürünü çıkaran şirket, şirketin sahipleri, yöneticileri, geçmişte yaptıkları işler ve performansları hakkında iyi inceleme yapmaları gerektiğini söylemeye çalıştık. Hisse senedi yatırımının günlük al-satlara dayalı bir işlem olmadığını, bir şirkete ortak olmak anlamına geldiğini ifade ettik. Dolayısıyla günlük hayatta nasıl tanımadığımız bilmediğimiz kimselerle ortak ticari ilişkiye girmiyorsak, operasyonları, mali durumu, piyasa likiditesi hakkında fikir sahibi olmadığımız şirketlere de ortak olmak konusunda yatırımcılarımızın aynı duyarlılığı göstermesi gerekiyor."
"Sermaye piyasalarının olmazsa olmazı bilgi ve eğitim"
Ertaş, sektörlere ve şirketlere yönelik araştırmayı ya yatırımcının kendisinin yapması ya da bu konuda yetkilendirilmiş yatırım kuruluşlarından ve portföy yönetim şirketlerinden yardım alması gerektiğini dile getirerek, "Bu işlerin uzmanlık gerektirdiği dikkate alındığında, yetkili kuruluşlardan yardım alınmasının doğru bir tercih olacağına inanıyoruz" dedi.
Sermaye piyasalarının olmazsa olmazının bilgi ve eğitim olduğuna vurgu yapan Ertaş, şöyle devam etti:
"Şüphesiz bu iki faktör, tüm riskleri ortadan kaldırmaz ancak önemli ölçüde azaltır, riskleri yönetilebilir hale getirir. Aksi takdirde fatura sadece yatırımcılarımızın para kaybetmesi değil, ulusal tasarrufların erimesi, işsizliğin artması, büyüme ve istihdam imkanlarının daralması, bireylerin sermaye piyasalarından uzaklaşması, hatta finansal istikrarı tehdit eder düzeye ulaşabilmektedir. "
Ertaş, finansal eğitimin sadece riskleri azaltmadığını aynı zamanda, bireylerin daha ucuz ve daha kaliteli finansal ürün ve hizmet talep etmelerine imkan sağladığını belirterek, finans piyasalarında şeffaflığın artmasına, alınan kararlarda isabet oranının yükselmesine ve piyasalarda likidite ve derinliğin artmasına da fırsat sağladığını kaydetti.
Sermaye piyasalarında gelecek dönemde gerçekleştirecekleri gelişmenin, finansal eğitimde atacakları adımlara ve elde edecekleri sonuçlara sıkı sıkıya bağlı olacağını anlatan Ertaş, bireylerin finansal ürünleri, kavramları anlamaları, finansal risklerin, fırsatların farkına varabilecek donanımda olmaları ve bilinçli yatırım kararı alabilmelerinin uluslararası düzenlemelerde sıkça vurgulandığını kaydetti.
Ertaş, bu doğrultuda, finansal eğitim, finansal erişim ve finansal tüketicinin korunması kavramlarının ön plana çıktığını dile getirerek, şunları söyledi:
"G-20 kararları da, bu 3'lü yapıyı içeren bir ulusal stratejinin geliştirilmesi ve uygulanması yönündedir. Kurulumuz OECD bünyesinde yer alan ve dünya çapında finansal eğitim konusundaki ilkelerin ve en iyi uygulamaların belirlenmesi amacıyla oluşturulan Uluslararası Finansal Eğitim Ağı aracılığıyla yürütülen çalışmalara ülke koordinatörü sıfatıyla aktif olarak katılmakta, söz konusu standartların belirlenmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Ülkemizde finansal eğitim konusunda gerek SPK olarak gerekse paydaşlarımızla birlikte son yıllarda önemli çalışmalar yaptık. Ticaret ve sanayi odalarında konferanslar, üniversite seminerleri, okullarda kompozisyon yarışmaları, sanal portföy yarışmaları bunlardan sadece birkaçı. Son zamanlarda uluslararası çalışmalara da öncelik vermeye başladık."
"Ülkenin projelerini uluslararası platformlarda anlattık"
Ertaş, ülkedeki finansal eğitim çalışmalarını anlatmak ve diğer ülke uygulamalarını takip etmek açısından önemli bir platform olarak gördükleri Uluslararası Çocuk ve Gençler İçin Finans Örgütü'nün ikinci zirvesine geçen mayıs ayında Merkez Bankası ve Borsa İstanbul ile birlikte ev sahipliği yaptıklarını belirterek, 101 ülkeden 400'ün üzerinde katılımcıyı ağırladıklarını ifade etti.
Katıldıkları toplantılarda finansal eğitim konusundaki global çalışma ve uygulamalar ile bu alandaki ulusal stratejilerin uygulanmasına ilişkin tecrübeleri paylaştıklarını vurgulayan Ertaş, bölgesel ve uluslararası örnekleri inceleyip, ülkenin projelerini anlattıklarını söyledi.
Ertaş, finansal eğitimin, ülkede yaygınlaşması amacıyla Finansal İstikrar Komitesinde konuyu değerlendirdiklerini belirterek, "Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, BDDK, TMSF ve Kalkınma Bakanlığı ile işbirliği içerisinde ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşlerini alarak Finansal Eğitim Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı taslağını hazırladık ve Finansal İstikrar Komitesine sunduk" diye konuştu.
- "Finansal Eğitim Ulusal Strateji ve Eylem Planı ülke genelinde uygulanacak"
Ertaş, Ulusal Strateji ve Eylem Planı'nın, Finansal İstikrar Komitesi'nde onaylanmasını takiben uygulamaya konulacağına vurgu yaparak, söz konusu stratejinin yürürlüğe girmesi ile birlikte, belirlenen hedef kitlelere yönelik, 5 yıllık eylem planlarının tüm ilgili kuruluşlarla ve Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte ülke genelinde uygulanacağını söyledi.
Sermaye piyasalarındaki büyümenin Türkiye ekonomisinin büyümesine ayak uydurmakta zorlandığını ve bankacılık sektörünün mali sektör içinde dominant hale geldiğini belirten Ertaş, 22 Mayıs tarihli Fed kararlarının, tüm dünya finans piyasalarında bir trend değişikliği başlattığını söyledi.
Bu değişikliğin sermaye piyasalarını gündemin ilk sırasına çıkardığına dikkati çeken Ertaş, "Yeni dönem borçla finansman yerine öz kaynakla finansmanın tercih edileceği, faiz ve kur risklerine karşı korunmanın gerekli olacağı bir dönem olacaktır" dedi.
Ertaş, Fed politikalarının netlik kazanması ile birlikte ülkede ve tüm piyasalarda halka arz piyasasının yeniden canlanacağını, opsiyon, future, swap gibi korunma araçlarının hem yatırımcılar hem de şirketler tarafından daha fazla tercih edileceğini ifade ederek, "SPK olarak yıl başından bu yana yeni SPK Kanunu'ndan aldığımız yetki ile yürüttüğümüz piyasaların yeniden yapılanması ve ikincil mevzuatın hazırlanması sürecini yıl sonu itibari ile bitirmiş olacağız" dedi.
"Yeni dönemin en önemli aktörü yatırım kuruluşları olacak"
Ertaş, özellikle piyasa bozucu eylemler, ikincil halka arz, ortak satış, halka arzlarda kamuyu aydınlatma ve fiyat tespitine yönelik yeni kuralların portföy yönetimi ve bireysel emeklilik sistemine ilişkin düzenlemelerin, piyasanın gelişimine önemli katkı sağlayacak düzenlemelerden sadece birkaçı olduğunu belirtti.
Bu açılımı 2014 yılında finansal eğitim ve finansal tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalarla pekiştireceklerini anlatan Ertaş, şunları kaydetti:
"2023'e kadar İstanbul'u dünyanın ilk on finans merkezinden birisi yapacağız. Şirketlerimiz de küresel rekabette başarılı olmak için sermaye piyasası kaynaklarını da alternatif kaynaklar olarak dikkate alacaklardır. Yatırımcılarımızın da daha bilinçli tercihlerde bulunarak tasarrufların etkin kullanımına katkı sağlayacağı, bilgi ve eğitimin ön plana çıkacağı, iyi ile kötünün daha kolay ayırt edileceği, büyümenin, etkinliğin, verimliliğin ve karlılığın artacağı bir döneme gireceğiz."
Ertaş, bu sürecin en önemli aktörünün yatırım kuruluşları olacağını dile getirerek, " Gerek finansal eğitim gerekse yatırımcı sayısının artırılması ve yeni şirket ve ürünlerin piyasayla tanıştırılması konusunda kendilerine büyük bir görev düşmektedir" diye konuştu.
SPK olarak piyasalarda güvenin tesisi için çalışmalarını iyi düzenleme, iyi denetim, şeffaflık ve yaygın finansal eğitim başlıkları altında yeni yılda da sürdüreceklerine işaret eden Ertaş, konuşmasını şöyle tamamladı:
"İnanıyorum ki yürürlüğe giren yeni Sermaye Piyasası Kanunu, tamamlamak üzere olduğumuz ikincil düzenlemeler ve hazırlamış olduğumuz Finansal Eğitim Ulusal Stratejisi, sermaye piyasalarımızın gelişimine, ulusal tasarruf düzeyimizin artırılmasına, sürdürülebilir büyüme için gerekli kaynakların sermaye piyasalarından sağlanmasına ve 2023 İstanbul finans merkezi projemizin gerçekleşmesine, önemli katkı sağlayacaktır. Bu süreçte finansal eğitime yönelik tüm girişimleri destekleyeceğiz ve okul çağından başlayarak, yaşamın her evresinde yaygınlaştırmaya çalışacağız." - İstanbul