Böbrek Nakliyle Yeniden Hayata Döndü

Son Güncelleme:

Mehmet Şahin, böbrek nakli sayesinde sağlığına kavuştuktan sonra hayat kalitesinin arttığını belirtti.

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde yaşayan genetik polikistik böbrek hastası Mehmet Şahin, kadavradan yapılan böbrek nakli sayesinde 2012'den bu yana sağlıklı yaşam sürüyor.

Trabzon'da doğup büyüyen 57 yaşındaki Şahin, 1999 yılında yüksek tansiyon şikayetiyle başvurduğu hastanede böbreklerinde kist olduğunu öğrendi.

Tahlil ve tetkiklerin ardından uzun süre tedavi gören Şahin, 2009'da periton diyalize (son dönem böbrek yetmezliği hastalarında kanı atık maddelerden ve fazla sıvıdan arındırmak için hastanın kendi karın zarını doğal bir filtre olarak kullanan bir yöntem) başladı.

Böbrek nakli için sıraya giren Şahin, yaklaşık 3 yıllık diyaliz sürecinin sonunda 2012 yılında kadavradan yapılan böbrek nakli operasyonuyla sağlığına kavuştu.

Annesini bu rahatsızlıktan kaybeden Şahin'in, kardeşi, dayısı, teyzesi ve yeğenlerinden bazıları nakil oldu, bazıları ise bu hastalık nedeniyle halen tedavi görüyor.

"Hayat kalitem arttı"

Mehmet Şahin, AA muhabirine, inşaat mühendisi olduğunu, 2011 yılında emekliliğinin ardından kontrol mühendisi olarak çalışmaya devam ettiğini anlattı.

Nakilden sonra hem sosyal hem fiziksel olarak hayatının olumlu yönde değiştiğini belirten Şahin, "Diyaliz sürecinde periton diyaliz yaptığım için günde 4 kere eve gelip diyalizimi olup tekrar çıkıyordum. Eve bağlı yaşıyordum. Çok şükür nakilden sonra sabah akşam ilaçlarım var, bu ilaçlarımı kullanıyorum ama hayat kalitem arttı. Gezebiliyorum, şehir dışına çıkabiliyorum, araç kullanabiliyorum, işime gidebiliyorum." ifadelerini kullandı.

Şahin, annesini 11 yıllık diyaliz sürecinden sonra kaybettiklerini dile getirerek, şöyle konuştu:

"Benden birkaç yıl sonra kardeşim diyalize başladı. Ben nakil oldum, sonra kardeşim nakil oldu ancak geçen yıl şubat ayında kalp krizi sonucu kardeşimi kaybettik. Diğer kardeşimin kistleri çok büyüdüğü için böbreklerini almak zorunda kaldılar. Halen hemodiyaliz tedavisi görmekte. Dayım diyaliz sürecinden sonra Hindistan'da böbrek buldu, orada nakil oldu. Anne tarafından akrabalarımdan Antalya'da, İstanbul'da nakil olan var. Şu anda da diyalize girip böbrek bekleyen kuzenim var. Yeğenlerim şimdiden takip altında, doktor kontrolünde."

Süreçte Bursa Böbrek Hastaları Derneğine üye olduklarını ifade eden Şahin, diğer hastalar için gönüllü çalışmalara devam ettiklerini anlattı.

Şahin, organ bağışı bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirerek, "Diyaliz sürecinde devlete maliyetimiz fazla. Nakille beraber hayat kalitesi artar, devlete olan yük azalır. Sırada bekleyen böbrek hastaları var. Onların da kısa sürede nakil olup sağlıklarına kavuşmalarını samimi şekilde diliyorum." şeklinde konuştu.

"Hayatımız, birbirimizin değerini anlayarak huzurlu şekilde devam ediyor"

Mehmet Şahin'in eşi Elif Şahin (53) de 1999 depreminden sonra kan verirken eşinin rahatsızlığını öğrendiklerini söyledi.

Düzenli takibin ardından 2009 yılında periton diyalize başladıklarını anlatan Şahin, çalıştığını ancak eşinin tedavisi nedeniyle işini bıraktığını ifade etti.

Şahin, 3 yılı aşkın diyaliz sürecinde hep eşinin yanında olduğunu anlatarak, "Bu süreç önce zor gibi göründü ama sonra hayat bizi birbirimize daha yakınlaştırdı. Günde 4 defa birer saat belki hiç paylaşmadığımız bir yaşamı paylaştık. Aslında aynı evin içinde aynı ortamı paylaşıyoruz ama 1 saatin başlangıcı, bitişi hem bir bitiş hem de bir yeniden doğuş gibi." dedi.

Bir sabah böbrek bulunduğu müjdesiyle arandıklarını belirten Şahin, şunları kaydetti:

"Nakil iyi geçti, uyum sağladı. Kontrolle beraber 14'üncü yılımızda birlikte devam ediyoruz. 3 ayda bir kontrole gidiyoruz. Hayatımız, birbirimizin değerini daha da anlayarak daha mutlu, huzurlu şekilde devam ediyor. 'Bundan sonra ne yaşayacaksak birlikte devam edelim.' diye dua ediyorum. Başka bir isteğim yok hayatta."

Şahin, tüm organlarını bağışladığını ifade ederek, "Biz bunu yaşadıktan sonra ailemde ve çevrede de birçok kişinin organ bağışlamasına sebep olduk. Ölüp toprak olana kadar bir cana bir hayat olsun, bir hayatın devamı olsun. Organ bağışını unutmayalım. Arada bir o diyaliz merkezlerine gidip oradaki insanları görelim." diye konuştu.

Kaynak: AA