Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can irtikap suçlamalarını reddetti
Bolu Belediyesi soruşturmasında görevden uzaklaştırılan Başkan Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 19 sanığın davasının üçüncü duruşmasının ikinci günü başladı. Başkan Yardımcısı Süleyman Can, market ve ruhsat suçlamalarını reddedip “siyaset yapmayacağım” dedi.
Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ikinci günü başladı. Tutuklu Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, savunmasında market ve ruhsat olaylarına ilişkin suçlamaları reddederek, "Ben artık buradan çıktıktan sonra siyaset yapmayacağım" dedi.
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasının ikinci günü, geniş katılım nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda oluşturulan özel salonda başladı. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmaların alındığı duruşmada, tutuklu Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın savunmasıyla devam edildi. Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Can, savunmasını Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla yaptı.
"Kimseye baskı yapmadım, irtikapta bulunmadım"
Market olayına ilişkin savunma yapan tutuklu Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, "31 yıl belediyede görev yaptım. 2024 yılında emekli oldum. Emekli olduktan sonra meclis üyesi, ardından başkanımızın ve meclis üyelerimizin olurlarıyla başkan yardımcısı oldum. Market yetkililerine yönelik zorlama, reklam ya da bağış görüşmem söz konusu değil. Ben hiçbir market yetkilisini aramadım. Ceza işlemlerinden sonra kendileri beni ziyaret ettiler. Müştekiler burada ifade verdi. Ben yalnızca birkaçını tanıyorum. Kimsenin telefonunu almadım ya da aldırmadım. Kendi iradeleriyle masaya veya başka bir yere bırakmış olabilirler. Tanju Bey'in 'Ya seve seve ya da' şeklindeki ifadesini ben duymadım. Söz konusu marketlerle ilgili herhangi bir zorlama söz konusu değildir. Kimseye baskı yapmadım, irtikapta bulunmadım ve bu yönde kimseyle konuşmadım. Her hafta, zaman zaman çeşitli esnaf gruplarıyla yapılan toplantılara katılıyordum. Tanju Özcan'ın yanında haftada iki defa toplantılara katılan bir başkan yardımcısıyım. Market yetkilileri, kendilerine ceza yazıldığında zor durumda kaldıklarını söyleyerek yanıma geldiler. Ben de belediye meclisinin aldığı kararı iptal etme yetkimin olmadığını kendilerine söyledim. Tanju Özcan'dan hiçbir zaman talimat almadım, zabıta müdürüne de talimat vermedim. Belediye Kanunu'nun verdiği yetkiye göre görev ve sorumluluklarım sınırlıdır. Hakkımda ortaya atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Mülkiye başmüfettişleri de kesilen cezaların yasaya uygun olduğunu söylediler" dedi.
"Buradan çıktıktan sonra siyaset yapmayacağım"
Ruhsat olayına ilişkin savunmasında ise söz konusu olayın içinde olmadığını savunan Süleyman Can, "Ben hiçbir zaman söz konusu olayın içinde olmadım. Kesinlikle bana bağlı olmayan bir müdürlüğün işlerine karışmam. Bu benim görev alanımda değil, bana bağlı bir birim de değil. Nazmi Güzel'in 2019'dan beri inşaat işi yaptığını biliyorum ancak kendisiyle herhangi bir ilişkim olmadı. Zaman zaman belediyede yanıma uğradığı oldu. Eşinin İnsan Hakları Birimi'nden Hukuk İşleri Birimi'ne geçmek istediğini söylemişti. Ben de kendisine orada kontenjanımız olmadığını söyledim. Ben ne para götürdüm ne de para aldım. Böyle bir olayın içinde bulunmadım, böyle bir iş yapmadım. Bana para verdiklerini iddia ediyorlarsa ellerinde herhangi bir belge veya işlem kaydı olup olmadığını tespit etsinler. Ben artık buradan çıktıktan sonra siyaset yapmayacağım. Ailemle bir arada olmak istiyorum. Beraatimi istiyorum" diye konuştu.
Duruşmada, sanıklar ve taraf avukatlarının Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarının alınmasına devam ediliyor.