BTSO ve Milli Eğitim'den Gelecek Vizyonu Toplantısı

Son Güncelleme:

BTSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yeni eğitim modelleri için 'Türkiye Yüzyılı' toplantısı düzenledi.

BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yeni eğitim modellerini analiz etmek ve sektörün geleceğini ortak akılla şekillendirmek amacıyla 'Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Kamu ve Özel Sektör Buluşması' konulu toplantı düzenledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), eğitim ve iş dünyasını ortak bir vizyonda bir araya getirdi. BTSO Akademi platformunda, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen 'Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Kamu ve Özel Sektör Buluşması' Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi. Yeni eğitim modellerini analiz etmek ve sektörün geleceğini ortak akılla şekillendirmek amacıyla yapılan etkinliğe, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve sektör temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşma yapan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin başarı elde edemediğini belirterek, "Bilgiye hükmedenler dünyaya yön verdi. Sanayi çağında kömür ve çelik neyse, bugün, bilgi, teknoloji ve insan sermayesi bunların yerini aldı. 21'inci yüzyılın en stratejik yatırımı artık yer altı kaynaklarından ziyade nitelikli insan kaynağımız. Dünyanın en büyük güçleri artık sadece ham maddeye sahip olanlar değil. Bilgiyi üreten, veriyi yöneten ve yapay zeka teknolojilerini şekillendiren topluluklardır" dedi.

'BUGÜNÜN EĞİTİMİ, YARININ DÜNYASI İÇİN YETERLİ OLMAYABİLİR'

Yeniçağın sermayesinin bilgi, üretim gücünün ise nitelikli insan kaynağı olduğunu söyleyen Burkay, "Sizlerin de yakından tanık olduğu insanlık tarihinin en hızlı dönüşüm dönemini yaşamaktayız. Yapay zekayı, büyük veriyi, robotik sistemleri konuştuğumuz bu yeni dönemde geleneksel meslek dalları hızla kabuk değiştirmekte. Çocuklarımıza bugünkü koşullarla vermiş olduğumuz eğitim yarının dünyası için yeterli olmayabilir. Dünya Ekonomik Forumu raporlarında da önümüzdeki 5 yıl içinde mevcut mesleklerin en az yüzde 30'unun dönüşeceğini, henüz adı dahi konulmamış birçok mesleğin hayatımıza gireceği raporlarda yer almakta. Bu sebeple eğitim artık bilgi aktarımının çok daha üzerinde bir anlam ifade etmekte. Dolayısıyla eğitim ve öğretim analitik düşünebilen, problem çözme yeteneği ileri teknoloji üreten ve değer inşa eden nesiller yetiştirme meselesi haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.

'DİJİTAL KODLARI İNSANİ DEĞERLERLE, KADİM MİRASIMIZLA TAHKİM EDECEĞİZ'

Türkiye Yüzyılı hedeflerinin teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etme hedefi olduğunu hatırlatan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "Bu kapsamda ben Milli Eğitim Bakanlığımızın ortaya koymuş olduğu 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni ülkemiz adına son derece önemli bulduğumu da ifade etmek istiyorum. Bu model insanı tüm yönleriyle merkeze alan, bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, Teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı da bize ifade etmektedir. Bu yaklaşım hayati bir öneme sahiptir. Çünkü teknolojik gelişim bizim için tek başına bir amaç değil, sadece bir araçtır. Dünya bugün yapay zekayı konuşurken, aynı zamanda etik değerleri, devasa veri merkezlerini inşa ederken mahremiyeti, dijitalleşmeyi gündemine alırken de modern insanın yalnızlığını da tartışmakta. İşte bu noktada bizim medeniyet perspektifimiz teknolojiyi soğuk bir veri yığını olmaktan çıkarıp insan merkezli bir anlayışa büründürmek. Bizler geleceği kurgularken dijital kodları insani değerlerle, kadim mirasımızla tahkim etmek zorundayız" diye konuştu.

'ÖZEL TEŞEBBÜS REKABETÇİ YAPISIYLA KALİTE ÇITASINI YUKARI TAŞIR'

Konuşmasında, eğitimde özel teşebbüsün kamuya yük olmadığını, aksine o yükü omuzlayan araç olduğunu da belirten Burkay, "Eğitim bir milleti ya hür ya da köle yapan önemli bir alandır. İşte bizim hedefimiz toplumun tüm dinamikleri olarak özgüven sahibi, üreten, araştıran, değerlerine bağlı ama dünyayı da doğru okuyabilen nesiller yetiştirebilmek. Çünkü egemenliğin en önemli koşulu kesinlikle eğitimdir. Bilgiyi statik bir veri olmaktan çıkarıp, katma değerli üretime ve yüksek teknolojiye dönüştürecek neslin inşasında da lokomotif güç hepimizin bildiği gibi özel sektörümüz. Eğitimde özel teşebbüs kamu üzerine yük olan değil, o yükü omuzlayan ve rekabetçi yapısıyla da kalite çıtasını daha yukarıya taşıyan bir araçtır. Dolayısıyla eğitim ve öğretim dünyasının tüm taraflarının kucaklanması ve kurumlarımızın da beklentilerine kulak verilmesi aslında ülkemizin küresel rekabet gücüne yapılan en önemli katkıdır. Bizler BTSO olarak bu bilinçle geldiğimiz günden bu yana hareket etmekteyiz" dedi.

'ÖZEL SEKTÖRÜN DİNAMİZMİ, EĞİTİMDE KALİTENİN VE İNOVASYONUN GÜVENCESİ'

Eğitim ve öğretim kurumlarının karşılaşmış olduğu her engelin, aslında Türkiye'nin kalkınma hızına vurulmuş bir sekte olduğunu savunan İbrahim Burkay, "Özel sektörün dinamizmi, eğitimde kalitenin ve inovasyonun da en büyük güvencesi. Ancak bu gücün korunabilmesi firmalarımızın görüş ve beklentilerinin karşılık bulmasıyla yakından ilgili. Komitemizce tespit edilen özel eğitim ve rehabilitasyon hizmet bedellerinin güncel ekonomik verilere göre tekrar revize edilmesi özellikle bu personel onay süreçlerindeki bürokratik gecikmelerin giderilmesi ve artan maliyetlerin giderilmesi, bu artan maliyetlere aynı zamanda finansal ihtiyaçlara karşı da destek mekanizmalarının güçlendirilmesi hususları şu anda özel sektörümüzün beklentisi olan en önemli konu başlığıdır. Sayın bakanımızın da gündeminde olan okul güvenliği standartlarının arttırılması ve eğitim süreçlerinin aksamaması adına teknolojik imkanların daha etkin kullanılması da sahadaki en somut taleplerimizin başında gelmektedir" ifadelerini kullandı.

'ÖZEL TEŞEBBÜS, KAMU HİZMETİNİ ÖZEL KURUMLAR ELİYLE ÜRETİR'

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın ardından konuşma yapan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner de, Bursa'nın tarım, sanayi, tarih gibi birçok etiketinin bulunduğunu hatırlatarak, "Geldiğimiz noktada Bursa artık bir eğitim kenti. Bursa aynı zamanda bir özel öğretim kenti oldu, yaklaşık 1500 özel kurumuyla. Dolayısıyla bu çok önemli ve değerli bir husus. Tabi özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey ve aile yok. 22 farklı kurum türüyle, özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan, sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar çok geniş alanda hatta havacılık kurslarına, gemi adamları kurslarına kadar çok geniş alanda çok büyük hizmetler yapıyoruz. Aslında özel öğretim ibaresi sadece bir tanımlamadır. Bunun ötesi kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle üretilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla yapılan iş üretilen hizmet bir kamu hizmetidir. Ben bunca farklı alanlarda iş yapma imkanı varken, ülkeye katkı sağlama fırsatı varken bunu eğitim noktasında sağlamak üzere değerli bir tercihte bulunmanız münasebetiyle öğretmen arkadaşımızdan kurucuya kadar her bir ferdinize ayrı ayrı teşekkür ediyor ve şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.

Konuşmaların soru cevap kısmına geçilerek, özel sektörün sıkıntıları dinlenildi.

Kaynak: DHA