Çankırı'da Gazze saldırılarının 3. yılında Ahmet Yesevi Camisi'nde tepki gösterildi

Son Güncelleme:

İsrail'in Gazze saldırılarının 3. yılı dolayısıyla Çankırı İnsani Değerler Platformunca program düzenlendi. Yatsı namazı sonrası Ahmet Yesevi Camisi'nde tekbir ve sloganlarla tepki gösterildi; Hasan Kale, resmi verilere göre 80 bine yakın sivilin katledildiğini söyledi.

Çankırı'da, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının 3. yılı dolayısıyla Filistin'de yaşananlara dikkati çekmek amacıyla program düzenlendi.

Çankırı İnsani Değerler Platformunca düzenlenen programda, katılımcılar yatsı namazı sonrası Ahmet Yesevi Camisi'nde bir araya geldi.

Tekbir getiren katılımcılar, sloganlar atarak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki gösterdi.

Grup adına açıklama yapan Hasan Kale, Siyonist terör şebekesinin Gazze'de başlattığı topyekun soykırımın aralıksız üçüncü yılını geride bıraktığını söyledi.

Gazze'de yaşananların son 3 yılla sınırlı olmadığını, 1917'den bu yana Filistin topraklarında sistematik bir işgal ve yerinden etme politikası yürütüldüğünü aktaran Kale, "Resmi verilere göre 80 bine yakın masum sivil, çocuk, kadın, yaşlı demeden vahşice katledilmiştir. Enkazların altında cenazesine dahi ulaşılamayan on binlerce Gazzeli insanımız yatmaktadır. Ağır iş makinelerinin girişine dahi izin vermeyen, yaralıların tedavi edilmesini engelleyen, gıdayı, suyu ve ilacı bir silah olarak kullanan terör şebekesi, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve yardım konvoylarını yerle bir etmiştir. Taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmayan bu vahşet, modern dünyanın gözleri önünde canlı yayınlarla icra edilmiştir." diye konuştu.

Uluslararası hukuk ve "sözde" küresel adalet mekanizmalarının Gazze enkazının altında kaldığını, meşruiyetini tamamen yitirdiğini dile getiren Kale, şu ifadelere yer verdi:

"Bu soykırımın bir numaralı faili Netanyahu'nun hala Birleşmiş Milletler kürsüsüne çıkarılması küresel bir utanç vesikasıdır. 70 devlet temsilcisinin salonu terk ederek yüzüne vurduğu tokat, bu katilin ait olduğu yerin uluslararası diplomasi salonları değil, mahkeme salonları ve sanık sandalyesi olduğunu tescillemiştir. Bizler, Çankırı İnsani Değerler Platformu ve Çankırı'mızın vicdanlı insanları olarak buradan soruyoruz. Birleşmiş Milletler ve bölge ülkeleri daha neyi beklemektedir? Kaç çocuğun daha parçalanmış bedeni ekrana düşmelidir? Kaç şehrin daha haritadan silinmesi gerekmektedir? Artık kuru kınamaların ve diplomatik temennilerin hükmü kalmamıştır. İslam ümmetinin, Siyonist rejimin İslam coğrafyasındaki varlığı karşısındaki dağınıklığı, işgal, katliam ve soykırımlara zemin hazırlamıştır."

Yapılan duanın ardından program sona erdi.

Kaynak: AA