Kiralık Sosyal Konut Sempozyumu

Son Güncelleme:

Çeşme Belediyesi’nin “Kiralık Sosyal Konut” projesi kapsamında “Kiralık Sosyal Konut Sempozyumu” düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim elemanı Dr. Ezgi Doğru, “Kiracı ve ev sahibi ilişkisi davalı-davacı ilişkisine döndü, bine yakın dava var. Güvencesiz bir barınmadan bahsediyoruz. O yüzden paradigmatik bir değişime ihtiyaç var. TOKİ sistemi şu anda çökmüştür” dedi.

(İZMİR) - Çeşme Belediyesi'nin "Kiralık Sosyal Konut" projesi kapsamında "Kiralık Sosyal Konut Sempozyumu" düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim elemanı Dr. Ezgi Doğru, "Kiracı ve ev sahibi ilişkisi davalı-davacı ilişkisine döndü, bine yakın dava var. Güvencesiz bir barınmadan bahsediyoruz. O yüzden paradigmatik bir değişime ihtiyaç var. TOKİ sistemi şu anda çökmüştür" dedi.

Çeşme Belediyesi'nin "Herkes için erişilebilir, adil ve sürdürülebilir konut modeli" misyonuyla geliştirdiği "Kiralık Sosyal Konut" projesi kapsamında "Kiralık Sosyal Konut Sempozyumu" düzenlendi.

Sempozyumun ilk oturumunda "Kiralık Konut Politikaları" ele alındı. Moderatölüğünü Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli'nin yaptığı oturumda Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim elemanı Dr. Ezgi Doğru ve yüksek mimar Yasin Kantaş konuşmacı olarak yer aldı.

Doğru: "Paradigmatik bir değişime ihtiyaç vardı"

Kiralık konut krizinin nedenleri, dinamikleri ve sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ezgi Doğru, konut sahipliğinin yatırım aracı olarak görüldüğünü kaydederek şunları söyledi:

"Kiralık konut krizi çalışmaya yaklaşık 1,5 sene önce karar verdim ve TÜBİTAK'a bir proje yazdım. Şu anda dünyada öyle bir aşamadayız ki artık paradigmatik bir değişim yaşamak zorundayız. Daha fazla mülk konuttan bahsedemeyecek duruma geldik. Kiralık konuta ihtiyacı olan insanların sayısı artıyor. Gençler için bu daha büyük bir sorun. Aynı zamanda kiralık sosyal konut projelerinin çöktüğü bir süreçteyiz. Bu proje, aşağıdan yukarıya bir devrim niteliğinde bir uygulama. Beyaz yakalılar, çalışanlar, öğrenciler, gençlerin mülksüzleşme oranları ortıyor ve kiralaşma ihtiyaçları artıyor. Biz artık konut sahipliğini varlıklaşma eğilimi olarak görüyoruz. Yani konut artık barınma alanından çıkıp yatırım alanına dönmüş durumda. Tersine kira göçleri başladı, kiracı ve ev sahibi ilişkisi davalı-davacı ilişkisine döndü, bine yakın dava var. Yani burada güvencesiz bir barınmadan bahsediyoruz. O yüzden paradigmatik bir değişime ihtiyaç vardı ve bu projeyle bu adım atıldı."

"TOKİ sistemi şu anda çökmüştür"

TOKİ sisteminin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Doğru, "Türkiye'de kamu mülk konutu hep desteklendi. Devlet hiçbir zaman kiralık konut üretmedi. Üretilenlerin bir kısmı kiralık alana geçti. TOKİ sistemi şu anda çökmüştür. Sosyal konut için bir mülkünüz olmadığını ispat ediyorsunuz, çok şanslıysanız kura size çıkıyor. Sosyal konutta kura olur mu? Kişiler kendini sürekli yenileyen ve güncelleyen bir borcun içinde buluyor. Üç defa ödeyemezseniz de devlet elinizden alıyor. Yani devletin yoksullara kurduğu sistem, enflasyonun artmasıyla birlikte tamamen çökmüş durumda" dedi.

"Konutların nasıl bölüşüleceğini konuşmamız gerekiyor"

Mevcut boş konutların değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Doğru, şöyle konuştu:

"Bugün konutun ülkemizde varlıklaşması, konut sahipliğinin sermaye piyasası aktörü gibi davranmaya dönüşmesi, siyasi bir tercihin sonucu. Liranın değeri düştüğünde emekçi sınıfın aldığı pay sürekli düşüyor. Politika faizi ve konutun varlıklaşma ilişkisi bize bu durumun siyasi bir tercih olduğunu gösteriyor. Konut mülkiyet ilişkileri değişiyor. Kiracı sayısı ve görünmez kiracı sayısı artıyor. Yüzde 36'lara yükselmiş. Bu ne demek? 'Kiramı ödeyemiyorum, ailemin yanına taşınıyorum ya da evleri birleştiriyorum' diyenler. Ayrıca yapay kıtlık var. Bizim artık nasıl daha çok konut yaparızı değil, adil bölüşümü nasıl yapacağımızı tartışmamız gerekiyor. İstanbul'da 750 bin, Ankara'da 1,3 milyon ve İzmir'de 2 milyon boş konut var. Bizim bu konutların nasıl bölüşüleceğini konuşmamız gerekiyor. Konutu hak, kirayı güvence ve dayanışmayı yaşam biçimi olarak kurmalıyız."

Denizli: "Binaların adilce paylaşımına ihtiyacımız var"

Boş konutların değerlendirilemesine ilişkin konuşan Lal Denizli, "Kiralık sosyal konutun bir ihtiyaç olduğunu resmi rakamlarla görmek benim için üzücü. Türkiye mülk sahipliğinin en yüksek olduğu ülkelerden biriydi eskiden. Artık kirayla insanca barınma bile çok zor. İzmir'de 2 milyon konut boş. Yeni binalara değil, bu binaların adilce paylaşımına ihtiyacımız var. Biz bu projeyi hazırlarken dünya modellerini incelemiştik. İngiltere'de her yeni yapılan konutlarda dairenin yüzde 20'sini sosyal konuta ayırman lazım. Biz yasalarla baktık ve bu bizim ülkemizde pek de mümkün değil. Anca yatırımcıdan ricacı olabiliriz ama kanunen bir bağlayıcılığı yok. İngiltere o bağlamda benim çok hoşuma gitmişti. Hem yeni yapılaşmanın önüne geçiyor hem de var olan yapılaşmayla sorunun önüne geçiyor" ifadelerini kullandı.

Kantaş: "Sürdürülebilirlik noktasında bir devrim denilebilir"

Yüksek mimar Yasin Kantaş, Almanya'da uygulanan 'sosyal kira konut' politikalarına değinirken, Bayreuth ve Berlin örneklerini vererek şu ifadeleri kullandı:

"Benim çocukluğum Almanya'da belediyenin kiralık konutlarından birinde geçti. Çocuk yaşlarımdan bu yana annemle babama, 'Çocuğum evleniyor, evi boşaltır mısınız' denmedi. Toplamda 100 bin nüfuslu bir şehir için kooperatiflerle de birlikte 10 bine yakın kiralık konut stoku var. Bu sayı önemli. Çünkü özellikle kriz anlarında konut piyasasını etkileyecek ve dengeleyici yönde politikalar yürütebiliyorlar. Bir proje var Berlin'de. Sürdürülebilirlik noktasında bir devrim denilebilir. Betornarmenin ömrü 50-70 senedir. Kişiler, o dönemde çizilen projeye uygun yaşamak zorunda kalıyor. Ama Berlin'de bir proje var ve temel duvarlar ve sütunlar dışındaki bölme duvarlar, günün koşullarına göre değiştirilebilir şekilde üretiliyor. Kullanılan sistem geri dönüşütülebilri bir sistem. Ahşap bölme duvarlar sıva ve boya masrafından da kurtarıyor. Ahşap duvarlar yalıtım noktasında kötü olacağı için ahşap plaklar arasında ahşap lifler konuluyor. Belediye bunu sosyal konut projesi olarak hayata geçiriyor. Teras katında da misafir odaları var. Misafiriniz geleceğinde öncesinden kooperatife bunu bildiriyorsunuz orada kalabilmeleri için."

Denizli: "Hane geliri koşullarını sağlayan herkes projemize başvuruda bulunabilecek"

Kantaş'ın ardından belediyenin hayata geçireceği sosyal kira konutlara başvurular noktasında bilgi veren Çeşme Belediye Başkanı Denizli, "Biz bir sınırlama koymayı düşünüyoruz. Farklı gruplara kiraya vereceğiz. Memurlar çok uzun kalmıyorlar mesela. Öğrenciler de. Çeşme sosyolojisini de bilmiyor gibi davranmayalım. Çeşmeli olup evi olmayan az kişi vardır. Yerlimiz olup da barınma sorunu çeken az örnekler var. Ekonomik koşullar nedeniyle varlıklarını kaybeden ailelerimiz var. Onların koşulları sosyal konuta başvurmaya uygunsa onlara da imkan tanınır. Ama konut sorununda en büyük sorunu yaşayanlar, göçle gelenler. Hane geliri koşullarını sağlayan herkes projemize başvuruda bulunabilecek. Kura ne yazık ki üzücü bir durum ama arz talebi karşılayamıyorsa başka bir metot uygulanamaz. Bu kurayı da şeffaf bir şekilde kamuya açık yapmayı düşünüyoruz" dedi.

Kaynak: ANKA