Chp'li Tanrıkulu Hükümeti 2000'deki Olayları Hatırlatarak Uyardı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, cezaevindeki açlık grevleri konusunda hükümete çağrıda bulunarak, "Eğer 2000'deki olaylar tekrar yaşanmak istenmiyorsa tutuklu ve hükümlülerin kendi iradeleriyle bu duruma son verecekleri bir ortam"...
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, cezaevindeki açlık grevleri konusunda hükümete çağrıda bulunarak, "Eğer 2000'deki olaylar tekrar yaşanmak istenmiyorsa tutuklu ve hükümlülerin kendi iradeleriyle bu duruma son verecekleri bir ortam bir siyasal ortam bir siyasal iklim başta Başbakan olmak üzere hükümet tarafından yaratılmalıdır" dedi CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, cezaevindeki açlık grevleri konusunda hükümete çağrıda bulunarak, "Eğer 2000'deki olaylar tekrar yaşanmak istenmiyorsa tutuklu ve hükümlülerin kendi iradeleriyle bu duruma son verecekleri bir ortam bir siyasal ortam bir siyasal iklim başta Başbakan olmak üzere hükümet tarafından yaratılmalıdır" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, TBMM'de kadınlardan oluşan bir heyeti kabul etti.
Avukat Filiz Kerestecioğlu, bir kadın grubu olarak Diyarbakır'a gittiklerini belirterek, "Dün Diyarbakır'daydık. Açlık grevlerine neden olan talepleri meşru talepler olarak görüyoruz. Bu taleplerin yerine getirilmesi halinde bu işin çözümlenebileceğini düşünüyoruz. AK Parti'yle daha önce bir görüşme yaptık. Cezaevini ziyaret ettik, yalnızca avukatlar olarak ziyaret edebildik" diye konuştu.
-"KİŞİNİN ADI, SIFATI, ALDIĞI CEZA NE OLURSA OLSUN TUTULMA KOŞULLARI HUKUKUN GÜVENCESİ ALTINDADIR"-
Tanrıkulu da, Başbakan'a görev düştüğüne işaret ederek, "Başbakan başından beri üslubuyla aşağılayan ve kutuplaştıran bir dil kullandı. Buradan çağrım önce Başbakan'a. Başbakan bu dilden bu üsluptan vazgeçsin" dedi. Tanrıkulu, şöyle devam etti:
"Açlık grevlerinin neden olduğu talepler bana göre de öncelikle ana dilde eğitim meselesi hariç olmak üzere o bir anayasa meselesidir. Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda bu konuda görüşmeler devam ediyor. Ama diğer iki mesele bir yasa değişikliğine gerek duyulmadan çözülebilecek bir meseledir. Kişinin adı, sıfatı, aldığı ceza ne olursa olsun tutulma koşulları hukukun güvencesi altındadır. Dolayısıyla hiç kimseye hukuktan kaynaklanan hakları esirgenemez. Maalesef 14-15 aydır böyle bir tutum alındı ve bu noktaya gelindi. Başbakan hala ısrarla bu sorunu da görmezden geliyor."
Konuşmasında uyarıda da bulunan Tanrıkulu, "Bizim görüşümüz şudur, geçmişten aldığımız dersle görüşümüz şudur; mutlaka açlık grevini yapanların açlık grevini kendi iradeleriyle son verecekleri bir durum yaratmalıdır. Onların iradesi dışında herhangi bir müdahale 2000'deki gibi çok ağır bir tabloyu karşımıza çıkartabilir. Hükümete bir daha çağrıda bulunuyorum, eğer 2000'deki olaylar tekrar yaşanmak istenmiyorsa tutuklu ve hükümlülerin kendi iradeleriyle bu duruma son verecekleri bir ortam bir siyasal ortam bir siyasal iklim başta Başbakan olmak üzere hükümet tarafından yaratılmalıdır" dedi.
-SÜRER: BAŞBAKAN VE KILIÇDAROĞLU'NDAN RANDEVU ALAMADIK-
Bir basın mensubunun "Başbakan'dan randevu talebiniz oldu mu?" sorusuna sanatçı Nur Sürer, "Oldu da alamadık, Kılıçdaroğlu'ndan da alamadık, işte böyle görüşüyoruz. Aslında çok öfkeliyim. Bu Meclis'te bir haftadır belediye paylaşım savaşları yaşanıyor. Ama orada açlık grevindeler bunlardan bir tanesi benim kocam. 64 kişi ölüm sınırında. Bu Meclis'te kimsenin tıkı çıkmıyor" diye yanıt verdi. - Ankara