Çin Dışişleri Bakanlığı: Rekabet yerine işbirliği zorunluluktur
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, Çin-ABD ilişkilerinde rekabetin zararlı olduğunu ve işbirliğinin zorunluluk olduğunu belirtti.
BEİJİNG, 2 Eylül (Xinhua) -- Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, Çin-ABD ilişkilerinde rekabet yaratmanın tümüyle zarara yol açacağını ve hiçbir fayda sağlamayacağını ve işbirliği arayışının seçenekten ziyade bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Cuma günü günlük basın toplantısında ABD medyasında çıkan iki ülke arasındaki rekabet ve işbirliği hakkındaki haberlerle ilgili bir soruya yanıt veren Wang, "Gerçekler tekrar ve tekrar göstermektedir ki, Çin ve ABD, işbirliğinden kazançlı, cepheleşmeden ise zararlı çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
Wang ABD'nin, ne zaman Çin'le ilişkilerinden bahis açsa Çin-ABD ilişkileri büyük oranda ve hatta sadece rekabetle ilgiliymiş gibi sürekli rekabeti dile getirdiğini söyledi.
Wang, "Çin'in tutum ve duruşu nettir. Rekabet, birbirinin ilerleme ve gelişimini teşvik etmeye ve her iki tarafın ve dünyanın geri kalanının ortak çı kar ve hedeflerini karşılamaya yardımcı olmalıdır. Rekabet, her türlü imkanı kullanıp diğer tarafı tökezletmek ya da diğer tarafa köstek olmak değildir" dedi.
Sözcü, "Biz asla rekabetten kaçmayız ya da korkmayız, ama rekabet adil ve makul olmalıdır; sağlıklı ve kurallara dayalı olmalıdır; kırmızı çizgiler ve yasak bölgeler olmalıdır; piyasa ekonomisi kuralları ve uluslararası ilişkileri düzenleyen temel normlar göz ardı edilmemelidir ve temel çıkarlara ilişkin konular, rekabet ya da provokasyon aracı olarak kullanılmamalıdır" diye ekledi.
Rekabetin, Çin-ABD ilişkisinin genel toplamı olmadığını vurgulayan Wang, "Rekabetin, tüm Çin-ABD ilişkilerini tanımlamakta kullanılmasına karşıyız. Aslında iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde tamamlayıcılık, rekabete ağır basar ve bu alanda işbirliği, doğası gereği karşılıklı olarak faydalıdır" diye konuştu.
Sözcü, iki ülkenin sadece rekabet ve cepheleşmeye odaklanan düşünce tarzını terk etmesi, birbirlerinin çıkar ve endişelerini dikkate alması, en geniş etkileşim ve işbirliği alanlarını araması, kazan-kazan anlayışına dayalı işbirliği için en büyük ortak zeminin peşinden gitmesi ve iki ülkenin kalkınma ve ortak refahının yanı sıra dünya barışı ve kalkınması için iki ülkenin erdem ve gücüne ortak katkıda bulunması gerektiğini belirtti.