Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

Son Güncelleme:

"Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz" - "Başkonsolosluklarımızla, diplomatik misyonlarımızla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığımızla ve diğer tüm kurumlarımızla gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyon insanımızın her daim yanında olmaya devam edeceğiz"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz." dedi.

Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, makamda, unvanda, koltukta şeref bulan değil aksine şerefi millete hizmet etmekte gören bir kadro olduklarını belirtti.

Siyaset tarzlarında eski-yeni ayrımı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bizim anlayışımızda kibir yoktur. Böbürlenme, millete tepeden bakma, millete karşı hürmetsizlik yoktur. Bizde, hizmet ve eser yarışı vardır. Milletin gönlüne girme rekabeti vardır. Hepimiz Türkiye'ye ve Türk milletine hizmet davasının neferleriyiz. Türkiye Yüzyılı'nı inşa edene kadar durmadan, dinlenmeden koşturacağız. Buradaki her bir arkadaşımın da şahsımla aynı hassasiyetleri taşıdığını çok iyi biliyor, sizlere güveniyorum." diye konuştu.

Yurt dışındaki Türk vatandaşları

"Muhalefetin nereden tutsanız elinizde kalan sorunlu yaklaşımından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız da nasibini alıyor." ifadesini kullanan Erdoğan, aralarında genel başkanların da olduğu muhalefet aktörlerinin gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyonu aşkın vatandaşı dışlamaya, ötekileştirmeye, onlara ikinci sınıf insan muamelesi yapmaya devam ettiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatırlayın, geçen yaz yüreği memleket hasretiyle yanan vatanperver bir kardeşimize sırf Türkiye'yi övdü diye yapmadıklarını bırakmadılar. Hatta ağzı bozuk bir tanesi çıktı, bu insanlarımıza yönelik affedersiniz 'zırzop" ifadesini kullanacak kadar ileri gitti. Bunun için özür dileme erdemini bile göstermediler. Hiçbir şey olmamış gibi siyasi ahlaktan, vatandaşa saygıdan bahsetmeye devam ettiler. Biz hatalarını düzeltmelerini bekledikçe bakıyorsunuz bunlar yanlışta ısrar etmeyi sürdürüyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı Avrupa'da yaşayan kardeşlerimize yönelik bir linç kampanyasına dönüştürüyorlar.

Buna, geçtiğimiz hafta bir kez daha şahitlik ettik. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız, Belçika ziyaretinde orada yaşayan esnaflarımızı ziyaret etti diye yapmadıkları nezaketsizlik kalmadı. Neymiş, yurt dışındaki esnaflarımızı niçin ziyaret ediyormuş? Niçin Türkiye'de esnaf ziyareti yapmıyormuşuz da Avrupa'da yapıyormuşuz? İnsanda biraz vicdan olur, adalet duygusu olur, rakiplerini takip edecek kadar siyasi akıl olur. Hadi, bunlar yok diyelim. İnsanda en azından millet bilinci olur. Meşhur hikayedeki gibi biz bunun neresini düzeltelim?"

Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak esnafla en sık bir araya gelen, tüccarından sanayicisine iş çevreleriyle irtibatı en güçlü kadro olduklarını dile getirdi.

Belediye başkanları ve il, ilçe başkanlarının her fırsatta kendi il ve ilçelerinde ticaret erbabının kapısını çaldığını, halini hatırını sorduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Kabinemiz, ekonomi yönetimimiz, iş dünyamız başta olmak üzere toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluşuyor, istişare ediyor. İkincisi, yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın kardeşimizle ülkemiz sınırları içinde yaşayan 86 milyon vatandaşımız arasında ne fark var? 81 ilimizdeki esnaflarımız ile Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar, dünyanın farklı yerlerinde helalinden rızkını kazanan insanlarımız arasında Allah aşkına nasıl bir fark var? Bundan 60-70 sene önce bir bavulla Avrupa'ya gitmiş, çok zor şartlar altında çalışmış, yeri gelmiş aşağılanmış, yeri gelmiş ayrımcılığa uğramış ama sonunda emeğiyle, alın teriyle, bileğinin gücüyle acı vatanı ikinci vatan eylemiş, yurt dışında güzel ahlakın, dürüstlüğün timsali olmuş bu kardeşlerimizi biz nasıl kendimizden ayrı görebiliriz? Bir defa şunu herkes bilsin, anlasın ve kabul etsin. Ankara Çıkrıkçılar Yokuşu'ndaki kardeşlerimiz nasıl bizim insanımızsa, Berlin'deki, Brüksel'deki vatandaşlarımız da canımızdan birer parçadır. Kulu'daki esnaflarımız, nasıl ticari hayatımızın can damarlarıysa, İsveç'teki Kululu kardeşlerimiz de Türk ekonomisinin önemli katkılarıdır. Afyon Emirdağlı ahilerle nasıl iftihar ediyorsak Belçika'daki Emirdağlıların başarılarıyla da aynı şekilde kıvanç duyuyoruz."

"Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil sair zamanlarda da çalmaya devam edeceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki vatandaşların sadece turizm gelirlerindeki payının 11 milyar doların üzerinde olduğunu dile getirdi.

Bu rakama, diplomaside, kültürde, ticarette, eğitimde, bilimde yaptıkları katkıları eklediklerinde ortaya gerçekten gurur verici bir tablonun çıktığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hal böyleyken bu vatandaşlarımızın kapısını çalmamız, ziyaret etmemiz, hallerini, hatırlarını sormamız birilerine adeta dert oluyor, dert. Oysa burada sorgulanması gereken, bizim yurt dışındaki kardeşlerimizle hemhal olmamız asla değildir. Asıl sorgulanması gereken, muhalefet partilerinin böyle bir gündemlerinin olmamasıdır. Asıl eleştirilmesi gereken, güya bu ülkede siyaset yapanların dünyanın yüzlerce ülkesinde kök salmış vatandaşlarımızı görmezden gelmeleridir. Asıl utanılması gereken, milletimizin ayrılmaz parçası olan Avrupa Türk toplumuna yönelik tahkir edici, ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerdir. Asıl yüz kızartıcı olan ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Türkiye sevdalısı yüreklere 'zırzop' diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir. Asıl hicap duyulması gereken 5 dakikacık bir görüşme için Batı başkentlerinde nöbet tutanların kendi insanımıza sırtını dönmesidir. Hiç kusura bakmasınlar. Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde, isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz. Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil sair zamanlarda da çalmaya, dertlerine ve sevinçlerine ortak olmaya devam edeceğiz. Başkonsolosluklarımızla, diplomatik misyonlarımızla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığımızla ve diğer tüm kurumlarımızla gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyon insanımızın her daim yanında olmaya devam edeceğiz."

Kazakistan ziyareti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in davetine icabet için Kazakistan'a gideceğini belirtti.

İlk olarak başkent Astana'da Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin 6. Toplantısı'nı gerçekleştireceklerini bildiren Erdoğan, ardından 15 Mayıs'ta Türk Devletleri Teşkilatı'nın gayri resmi zirvesine iştirak etmek üzere Türkistan'a gideceklerini, dönüşte ise 16 Mayıs'ta Kocaeli'de gençlik kollarının düzenlediği gençlik şöleninde, on binlerce gençle bir araya geleceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk gençlerini cumartesi günü Turka Kocaeli Stadyumu'ndaki büyük şölene davet etti.

Kurban Bayramı'nı şimdiden tebrik eden Erdoğan, "Sizlerden her bayramda olduğu gibi bu Kurban'da da garip gurebanın, fakir fukaranın derdiyle dertlenmenizi, şehrin çeperlerindeki kardeşlerimizi boynu bükük bırakmamanızı istirham ediyorum. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun." dedi.

Notlar

Erdoğan konuşmasının ardından, partiye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu ve meclis üyelerine rozetlerini taktı, hatıra fotoğraf çektirdi.

Partiye katılan Köksal, yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Afyonkarahisar'ımızda başta kentsel dönüşüm olmak üzere hemşehrilerimize söz verdiğimiz birçok projeyi hayata geçirmek için Afyonkarahisar'ımızı yeniden inşa etmek için memleketime Adalet ve Kalkınma Partisi saflarında hizmet edeceğim. Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim. Afyonkarahisar'ımıza, ülkemize, milletimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı, uğurlu olsun."

(Bitti)

Kaynak: AA