Cumhurbaşkanı Erdoğan: İyilikte Yarışanları Desteklemeye Devam Edeceğiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden, nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor. Çalana, çırpana, 'Öğrenciler için burs topluyoruz' diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece mahşeri vicdana havale ediyorum" dedi.
(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden, nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor. Çalana, çırpana, 'Öğrenciler için burs topluyoruz' diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece mahşeri vicdana havale ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Vakıflar Haftası Kutlama Programı"na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
"Geçtiğimiz yılki Vakıf Haftası kutlamasında 101 vakıf eserinin açılışını yapmıştık. Bugün de yurt içinde ve yurt dışında son bir sene içerisinde restorasyonu tamamlanan 202 vakıf eserimizin toplu açılışını gerçekleştireceğiz. Birazdan canlı bağlantılarla Kahramanmaraş'taki Ulu Camimizin, Beyazıt Medresesi Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Topkapı Yerleşkesi Mühendislik Fakültesi ile Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültelerinin ve Kuzey Makedonya'nın Manastır şehrindeki Hacı Mahmut Bey Camimizin kurdelelerini hep birlikte keseceğiz."
Bizim hem kültürümüzde hem ruh köklerimizde hayır ve zarafet, biri olmadan diğeri natamam mefhumlardır. Bu hasletler bizim vakıf geleneğimizden mimari şaheserlerimize, milli ve manevi kimliğimizin özünü teşkil eden tüm değerlere adeta sinmiş, işlemiş, hulul etmiştir. Zarafetin davranış planındaki yansıması olan nezaket ve kibarlık da hayır ile doğrudan ilişkilidir.
Biz Yüce Allah'ın 'Kim zerre miktarı hayır işlerse onun müfakatını görecektir' müjdesine iman etmiş bir milletiz. Hayır faaliyetlerimizi en güzel, en zarif şekilde vakıflarımız eliyle ete kemiğe bürünmüş, bu alanda dünyada temayüz etmiş bir geleneğin sahipleriyiz. Bilhassa, sanat ve hele hele zarafet timsali mimari yapılarımızda, vakıf eserlerimizde bu özelliklerin temerküz ettiğini görürüz.
"Çok ulvi bir mesuliyeti ifa ediyorsunuz"
Sizler, vakıf medeniyetimizin bugünkü temsilcileri olarak çok ulvi bir mesuliyeti ifa ediyorsunuz. Sağlıktan eğitime, sosyal dayanışmadan yardım faaliyetlerine milletimizin dünyaya örnek olan nevi şahsına münhasır kıymetlerini yaşatıyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerin bu gayretlerini inşallah hayra ve berekete tebdil eylesin diyorum.
Vakıf kültürümüzün bir diğer özelliği de bireysel ve toplumsal hayatın her alanına, her safhasına şamil olmasıdır. Osmanlı Devleti sınırları içinde vakıflar sayesinde bir adam vakfedilmiş evde doğar, vakfedilmiş bir beşikte büyür. Vakıf ormanlarından geçimini temin eder. Vakıf mallarından yer ve içer. Vakıf kitaplarından okur, vakfedilmiş bir medresede hocalık yapar. Vakıf idaresinden ücretini alır. Öldüğü zaman da vakfedilmiş bir tabuta konur ve vakfedilmiş bir mezarlığa gömülürdü. Geçmişte yapılan işte bu tespit son derece yalın, çarpıcı ve isabetlidir. Divitinde mürekkep kalmayan talebelere mürekkep temin edilmesinden şehit ve sahabe türbelerinin tamir edilmesine, bitkilerin, tohumların ve göç yolundaki leyleklerin korunmasından kimsesiz hastaların tedavisine kadar bizim vakıf geleneğimiz işte böylesine güçlü, bu derece kapsayıcı, kuşatıcı, kucaklayıcı bir yapıya sahiptir.
"Ranttan siyasi kıblesi olmayanlar, insanlığa hizmete adanmış yürekleri mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar"
Canlı-cansız tüm varlıkları merkezine alan vakıflarımız çok şükür bugün bu özveriyle ve samimiyetle çalışmalarına devam ediyor. Paradan, ranttan, şahsi çıkarlarından başka siyasi kıblesi olmayanlar, her fırsatta vakıf ve derneklerimizi hedef alsalar da insanlığa hizmete adanmış yürekleri bu kutlu mücadelelerinden vazgeçiremiyorlar. Milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençliğin yetişmesinden, nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya farklı alanlarda inşallah faaliyet gösteren vakıflarımız milletimizin kıvanç kaynağı olmayı sürdürüyor. Çalana, çırpana, 'Öğrenciler için burs topluyoruz' diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece mahşeri vicdana havale ediyorum. Onlar ne yaparsa yapsın, biz hükümet olarak iyilikte, yardımlaşmada, dayanışmada yarışanları desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz.
İnsan insanın şifasıdır. Bu inançla bir gönüle merhem olmaya, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutmaya, milletimizin istikbal davasına omuz vermeye çalışan tüm vakıf ve derneklerimizin yanında olacağız. Birazdan Yılın Vakfı ödülünü tevdi edeceğimiz Eren Vakfı işte bunlardan biridir. Maddi imkansızlıklardan ötürü eğitim ve öğretim faaliyetlerinde sıkıntı yaşayan öğrenci ve öğretmenlere destek olan Eren Vakfımızı tebrik ediyor, çalışmalarında Cenabıallah'tan başarılar diliyorum.
"Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276'sının onarım ve restorasyonu tamamlandı"
Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında vakıf mirasımıza dört elle sarılıp bu eşsiz hazineyi zenginleştirerek görevini bihakkın yerine getirmektedir. Asrın felaketinde hasar gören 377 vakıf eserinden 276'sının onarım ve restorasyonu tamamlandı. Geri kalan 101 eserin tadilat ve rekonstrüksiyonu, bunlar da inşallah bitti, yıl içerisinde nihayete erecek, böylece 2026 yılında 377 eserin tamamı yeniden ihya edilmiş olacak.
Genel Müdürlüğümüz son dönemde çok önemli çalışmalara imza atıyor. Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye Camimiz, 2020'de asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifimiz, barok tarzdaki üslubuyla öne çıkan Nuruosmaniye Külliyemiz, yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Sungur Bey Camimiz ve daha nice önemli eserde oldukça titiz bakım ve onarım faaliyetleri yürütüldü. 'Evlad-ı Fatihan' diyerek başta gönül coğrafyamızda adeta bir restorasyon seferberliği başlatılarak 2012'den bugüne tam 40 eser ihya edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek'te ise 11 eserin onarımı devam ediyor."