Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye'nin Bölgesinin Güvenli Limanı Olduğu Bir Kez Daha Görüldü"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finansal Okuryazarlık Günü Programı’nda, son dönemde bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirterek, "Ülkemizin, bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür" dedi.
(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finansal Okuryazarlık Günü Programı'nda, son dönemde bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin krizlere karşı dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirterek, "Ülkemizin, bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin finansal altyapısını güçlendirmeye yönelik adımların süreceğini söyledi. Finansal okuryazarlığın yalnızca bireysel bütçe yönetimiyle sınırlı olmadığını ifade eden Erdoğan, dijitalleşmeyle birlikte finans piyasalarında yeni fırsatlar kadar yeni tehditlerin de ortaya çıktığını belirtti.
"FİNANSAL OKURYAZARLIK, SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİNİN ŞARTI"
Erdoğan, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayılan manipülatif içerikler, sahte yatırım tavsiyeleri, dijital dolandırıcılık girişimleri ve yasa dışı bahis sistemlerinin finansal güvenliği tehdit ettiğini kaydederek, "Finansal okuryazarlık güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin şartı haline gelmiştir" diye konuştu.
OECD'nin araştırmalarına da değinen Erdoğan, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli kullandığını, yatırım ve borçlanma kararlarını daha sağlıklı verdiğini söyledi. Erdoğan, İstanbul'u küresel bir finans merkezi haline getirmek için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, İstanbul Finans Merkezi'nde yatırım ortamını geliştirecek yeni düzenlemelerin hayata geçirildiğini ifade etti.
"TEK DURAK OFİSİ, AÇILDI"
Meclis'te kabul edilen yeni yasa teklifinin yabancı kaynak girişini teşvik edeceğini kaydeden Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde yatırımcılara hizmet verecek "Tek Durak Ofisi"nin de açıldığını açıkladı. Türkiye'nin ekonomik ve diplomatik kapasitesine dikkat çeken Erdoğan, "Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir" dedi.
"BÖLGEMİZDE YAŞANAN HADİSELER, TÜRKİYE'NİN KRİZLERE KARŞI DAYANIKLILIĞINI İSPAT ETTİ"
Erdoğan, şunları söyledi:
"Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz. Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah devreye almayı hedefliyoruz."
Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz. 2014 yılında hazırladığımız strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk. Geçtiğimiz sene yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile 22 Mayıs'ı Finansal Okuryazarlık Günü ilan ettik. 24 Mart'ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi Finansal Okuryazarlık başlığıyla işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti.
"ADALETİ GÖZETEN BİR FİNANS PİYASASI İÇİN SPK'YA ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR"
Finansal bilincin erken yaşta edinilmesi ile tasarruf kültürünün güçlendirilmesi bu bakımdan iyi bir örnek olan uygulamayı hayata geçiren Milli Eğitim Bakanlığımızı ve Kurulumuzu tebrik ediyorum. Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi Kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır.
Şu bir gerçek ki doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir. Ama denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazifesidir. Eğer atıl vaziyette duran, üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız. Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor.
"TELEFON DOLANDIRICILARIYLA MÜCADELEDEKİ KARARLILIK, DİJİTAL DOLANDIRICILAR İÇİN DE GÖSTERİLMELİ"
Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan aç gözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir. Sermaye Piyasası Kurulumuzun bu anlamda üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde doğru araç ve tedbirlerle bihakkın yerine getireceğine yürekten inanıyorum."