Devlet televizyonunda skandal yayın! Öldürülen protestocularla resmen alay ettiler

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayın
Son Güncelleme:

İran devlet televizyonunda protestolarda hayatını kaybedenlerin cenazeleriyle alay edilmesi kamuoyunda infiale yol açtı. "Sizce İslam Cumhuriyeti cesetleri ne tür bir buzdolabında saklıyor?" sorusunu yönelten sunucu daha sonra "kapılı buzdolabı", "dondurma makinesi" ve "market tipi derin dondurucu" gibi seçenekler sıraladı. Sunucu dördüncü bir seçeneği ise şaka yaparcasına, "Ben buz satıcısıyım, işimi bozmayın" sözleriyle aktardı. Ülkede birçok kişi sunucunun görevden alınması çağrısı yaptı.

İran'da devlet televizyonunda yayımlanan bir programda, Ocak ayında düzenlenen protestolarda öldürülen göstericilerin cenazeleriyle alay edilmesi kamuoyunda infiale yol açtı. Tepkilerin odağındaki yayın, İran devlet yayın kuruluşu IRIB'e bağlı ve Devrim Muhafızları'yla ilişkili Ofogh TV kanalında ekrana geldi.

Programda sunucu, 8–9 Ocak tarihlerinde yaşanan güvenlik güçleri müdahalesinde hayatını kaybeden binlerce kişinin cesetlerinin soğutuculu tırlarda taşındığı yönündeki iddialara gönderme yaparak izleyicilere alaycı bir soruyla seslendi. Sunucu, "Sizce İslam Cumhuriyeti cesetleri ne tür bir buzdolabında saklıyor?" diye sordu.

ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRAN YAYIN

Ardından "yan yana kapılı buzdolabı", "dondurma makinesi" ve "market tipi derin dondurucu" gibi seçenekler sıralayan sunucu, dördüncü bir seçeneği ise şaka yaparcasına, "Ben buz satıcısıyım, işimi bozmayın" sözleriyle sundu. Yayında kullanılan bu ifadeler, sosyal medyada kısa sürede büyük tepki çekti.

"BU ADAMI GÖREVDEN ALIN"

Yaşananlar sonrası kamuoyunda öfke dalgası büyürken, yalnızca muhalif çevrelerden değil, İslam Cumhuriyeti'ne yakın isimlerden de sert eleştiriler geldi. Çok sayıda yorumcu ve siyasetçi, devlet televizyonunun toplumun yaşadığı acı, yas ve öfkeyle tamamen bağını kopardığını savunarak, IRIB Başkanı'nın görevden alınması çağrısında bulundu.

Birçok İranlı için bu yayın, devlet medyasının halkın yaşadığı trajedilere ne kadar yabancılaştığını gözler önüne seren çarpıcı bir örnek olarak yorumlandı. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, öldürülen protestocularla alay edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanırken, devlet televizyonunun "acıyla dalga geçen bir propaganda aygıtına dönüştüğü" eleştirileri öne çıktı.