Dha Yurt Bülteni -4

Son Güncelleme:

Otomobiller çarpışıp, tarlaya devrildi: 1 ölü, 3 yaralıMardin'in Nusaybin ilçesinde, 2 otomobil, çarpışarak, tarlaya devrildi.

Otomobiller çarpışıp, tarlaya devrildi: 1 ölü, 3 yaralı


Mardin'in Nusaybin ilçesinde, 2 otomobil, çarpışarak, tarlaya devrildi. Kazada Celile Taş (55) yaşamını yitirdi, sürücüler dahil 3 kişi yaralandı.


Kaza, gece saatlerinde, Nusaybin'e bağlı İpekyolu Mahallesi Girmeli köyü mevkisinde meydana geldi. Sürücülerinin isimleri öğrenilemeyen 34 NR 8768 ile 33 SC 121 plakalı otomobiller, çarpışarak, tarlaya devrildi. Kazada, 33 SC 121 plakalı araçta sıkışan Celile Taş, hayatını kaybederken, sürücüler ve ismi öğrenilmeyen 1 kişi yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarıyla olay yerine gelen sağlık görevlileri, ilk müdahalenin ardından 3 yaralıyı ambulanslarla Nusaybin Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Arama- kurtarma ekibince Celile Taş'ın cansız bedeni, sıkıştığı yerden çıkarılıp, otopsi yapılmak üzere hastanenin morguna götürüldü.


Görüntü Dökümü:


---------


Kazaya karışan otomobiller


Genel ve detay görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 73 MB


Haber-Kamera: Ahmet AKKUŞ NUSAYBİN (Mardin),


=====================


Suriye'deki iç savaştan kaçtı, kazada kolunu kaybetti


Suriye'deki iç savaştan kaçıp, ailesiyle birlikte yerleştiği Antalya'da bisikletle gezerken otobüsün altında kalan Vail el Ahmed'in (12) sol kolu omuz kısmından kesildi, kafatasının yarısı alındı. Hem fiziksel, hem de zihinsel engelli olarak yaşamını sürdüren Ahmed'in annesi Necah el Ahmed (47), 12 çocukları olduğunu belirterek, maddi ve manevi destek istedi.


Suriye'nin Halep kentinde yaşayan 28 yıllık evli çift Ahmed el Ahmed (50) ve Necah el Ahmed, 3 yıl önce ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye geldi. 12 çocuklu aile, Antalya'nın Kepez ilçesine yerleşti. Ailenin 9'uncu çocukları Vail el Ahmed, geçen yıl 3 Temmuz'da Varsak Şelale Caddesi'nde bisikletiyle gezintiye çıktı. Bu sırada seyir halindeki otobüsün altında kalan Vail el Ahmed'in sol kolu ve başı ezildi. Ambulansla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne götürülen Vail el Ahmed'in sol kolu, doku kaybı nedeniyle omuz hizasından ampute edildi. Kafatasında da ezik ve kırıklar oluşan Vail el Ahmed, aylarca süren tedavisi süresince 3 kez ameliyat oldu. Tedavisi tamamlanan Vail, hastaneden hem fiziksel engelli, hem de yüzde 60 zihinsel engelli olarak taburcu edildi.


12 ÇOCUĞUYLA YAŞIYOR


Varsak Şelale Mahallesi'nde, 5'i kız, 12 çocuğuyla yaşam mücadelesi verdiklerini söyleyen anne Necah el Ahmed, inşaat işlerinde çalışan eşinin kazancıyla geçinmeye çalıştıklarını anlattı. Üç yıl önce Suriye'nin Halep şehrinden kaçarak Antalya'ya geldiklerini ve zor şartlar altında hayatlarını sürdürdüklerini ifade eden Necah el Ahmad, "Eşim iş bulduğunda inşaatlara giderek eve ekmek getirmeye çalışıyor. Çocuklarım hepsi 18 yaş altında olduğundan bakıma muhtaç" dedi.


HEM FİZİKSEL, HEM ZİHİNSEL ENGELLİ


Oğlunun geçirdiği kaza sonrasında sol kolunu ve kafatasının yarısını kaybettiğini belirten Necah el Ahmed, Vail'in hem fiziksel, hem zihinsel engelli olarak yaşamını sürdürdüğünü söyledi. Oğlunun sağ kolunda sinir sıkışması nedeniyle güç kaybı ile dünyaya geldiğini kaydeden Ahmed, "12 yaşına geldiğinde yaşadığı kaza sonrasında sol kolunu omuz hizasından kaybetti. Şimdi tüm olumsuzlukların yanında bir de bu sorunla mücadele ediyoruz. Yabancıyız, her şeye ihtiyaç var. Tedavi süreci bitti, ancak Vail'in gelişimi için yeterli beslenmeye ihtiyacı var. Yine oğlumun protez kolun yanı sıra pek çok şeye ihtiyacı var. Hayırseverlerden yardım bekliyoruz" diye konuştu.


YÜZDE 60 ENGELLİ RAPORU


Necah el Ahmed, Türkiye'ye geldiklerinde oğlunun 4'üncü sınıf öğrencisi olduğunu, şimdi ise ancak kendisinin yardımıyla hayatını sürdürebildiğini söyledi. Kafatasının yarısı alındığı için oğlunun denge ve konuşma zorluğu yaşadığını anlatan Necah el Ahmed, "Yüzde 60 engelli raporu verildi. Zihninde meydana gelen hasar nedeniyle konuşurken doğru kelimeleri bulamıyor. İyi bir tedavinin yanında maddi ve manevi desteğe ihtiyacımız var" dedi.


Görüntü Dökümü


---------------


Ailenin çocukları detay


Vail el Ahmed'ın çocuklar oynarken görüntüsü


Vail el Ahmed'ten detay


Annesi Vail el Ahmed'i giysilerini değiştirirken


Anne Necah el Ahmed'in olayı anlatması


Genel detay


Haber: Erol AKKIR- Kamera: Aslı DURAN/ANTALYA, -


======================


Okulun güvenlik görevlisi, mahallenin ilk kadın muhtarı oldu


Antalya'da, ilkokulda güvenlik görevlisi olarak çalışan Mihriban Sarı Kılıç (39), aday olduğu muhtarlık seçimini kazandı. Adaylığını 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde açıklayan Kılıç, mahallenin ilk kadın muhtarı oldu.


Muhtarlığa aday olduğu, Konyaaltı'na bağlı Öğretmenevleri Mahallesi'ndeki Dr. Cahit Ünver İlk ve Ortaokulu'nda 8 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Mihriban Sarı Kılıç, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne giren diğer 6 aday arasında yarışı kazandı. 9 bin nüfuslu mahallenin ilk kadın muhtarı olan Kılıç, mazbatasını alarak, görevine başladı.


'KIZLARIMIZA ÖRNEK OLMAK İSTİYORUM'


Adaylığını 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde açıklayan muhtar Kılıç, "Görev yaptığım okulun tüm velilerine, idarecilerine teşekkür ediyorum. Hepsi sonuna kadar bana destek oldu. Velilerimiz bana her gün evlatlarını emanet etti, onların güvenlerini hiç sarsmadım. Adaylığım sürecinde de hep 'Biz sana canımızı emanet ediyoruz, mahallemizi seve seve emanet ederiz' dediler. Onların güvenlerine layık olmaya çalışacağım. Kızlarımıza örnek olmak istiyorum. Cesaretli olsunlar, hiçbir şeyden korkmasınlar" dedi.


'MAHALLELİ KADIN MUHTAR GÖRMEKTEN MUTLU'


Görev yaptığı okuldan tanıyan kişilerin kendisini muhtarlıkta görünce önce şaşırdığını ardından da sevindiğini belirten Kılıç, "Mahalle sakinlerimizin desteğiyle muhtar seçildim. İnsanların güvenine ve desteğine layık olmaya çalışacağım. Seçmenlerimiz bir kadın muhtar gördüklerinden dolayı çok mutlu oldular ve tebrik etmeye geliyorlar. Adaylığımı açıkladığımda insanlar önce şaşırıyor ardından destek vereceklerini söylüyorlardı. Görevi çalışma arkadaşlarımla ve mahalle sakinlerimizle birlikte yürüteceğiz, kamu kurumları ile birlikte çalışmalar yapacağız" diye konuştu.


Görüntü Dökümü


------------


-Mihriban Sarı Kılıç okulda görüntüsü


-Sarı Kılıç'tan çeşitli detaylar


-Mihriban Sarı Kılıç muhtarlıkta çalışırken


-Röp: Mihriban Sarı Kılıç


Haber- Kamera: Semih ERSÖZLER/ANTALYA-DHA)


===================


Bursa'da kaçak içki operasyonu, 2 gözaltı


Bursa'da Jandarma ekiplerinin kaçak içki satıcılarına yönelik gerçekleştirdiği operasyonda M.A. ve E.S. gözaltına alındı. Şahısların araçlarında yapılan aramada çok miktarda kaçak içki ele geçirildi.


Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin il dışından Bursa'ya kaçak içki sokulduğu yönünde edindikleri istihparat çalışması sonucu takibe aldıkları M.A. ve E.S., gece saat 03.00'da Nilüfer'e bağlı Görükle Mahallesi'nde gözaltına alındı. Şahısları araçlarında yapılan aramada 79 lt viski, 5 lt votka ve 8 lt rakı olmak üzere toplam 92 litre sahte bandrollü kaçak içki ele geçirildi. Gözaltına alınan sahıslar sorguları sonrası adliyeye sevk edildi.


Görüntü Dökümü


-----------------


-Ekiplerin araçları araması


-Alkollerin çıkarılması


-Detaylar


Süre: 1 dk-Boyut: 9,78 mb


Haber-Kamera: Serkan AKKUŞ/BURSA,


=================


Otizmli Serhat'ın tekerlekli sandalye sevinci


Muş'ta yürümekte güçlük çeken 9 yaşındaki otizmli Serhat Calp'e, hayırseverlerin desteğiyle alınan tekerlekli sandalye hediye edildi. Oğlunun hastalığının ağır olduğunu söyleyen Bahattin Calp, "Yürümekte zorluklar çekiyordu. Maddi durumumuz iyi olmadığı için en büyük ihtiyacı olan tekerlekli sandalyeyi alamıyorduk. Oğlum artık acı çekerek yürümek zorunda kalmayacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.


Muş Kalkındırma, Dayanışma ve Güzel Yaşam Derneği (MUŞ-DER) 'ağır otizm' hastalığı sebebiyle yürüme zorluğu çeken Serhat Calp için kampanya düzenledi. Elde edilen gelirle alınan tekerlekli sandalye MUŞ-Der Başkanı Osman Koç ve yöneticileri tarafından Serhat Calp'e teslim edildi. Serhat'ın evine giden başkan Osman Koç ve yöneticiler, ambalajından çıkardıkları sandalyeyi kurdu. Kurulum sonrası baba Bahattin Calp, oğlu Serhat'ı sandalyeye oturtarak bahçede gezdirdi.


Otizmli Serhat'ın babası Bahattin Calp'in kendilerinden destek istediğini belirten MUŞ-DER Başkanı Osman Koç, hayırseverlerın desteği ile İstanbul'da alınan sandalyenin kendilerine gönderildiğini söyledi. Serhat'ın sevinci karşısında mutlu olduklarını ifade eden Başkan Koç, "Ailenin ve çocuğun mutluluğu bizlere yeter. Biz insanları mutlu ettikçe mutlu oluyoruz. Çünkü mutlu olmanın sırrının mutlu etmeden geçtiğini biliyoruz. Bu vesileyle çok mutluyuz. Rabbim hastamıza acil şifalar versin" dedi.


Oğluna tekerlekli sandalye hediye eden dernek yöneticilerine teşekkür eden baba Bahattin Calp, Serhat'ın iyileşmesi için de devlet büyüklerinden yardım baklediklerini ifade etti.


Görüntü Dökümü


-------------


-Tekerlekli sandalyenin araçtan indirilişi


-Eve taşınması


-Tekerlekli sandalyenin evde paketinden açılıp kurulması


-Çocuğun tekerlekli sandalyeye bindirilmesi ve gezdirilmesi


-Evin içinde gezdirilmesi


-Osman Koç ile röp


-Bahattin Calp ile röp.


SÜRE: 02.30 BOYUT: 267 MB


Haber-Kamera: Muhammed Maral/ MUŞ,


==============


Çelik kasa çetesi 'Sağdıç ne ettin' operasyonuyla çökertildi


Afyonkarahisar ve Mersin'de çelik kasaları açarak 490 bin liralık nakit ve ziynet eşyası çaldığı belirlenen organize suç çetesi, polisin titiz çalışmasıyla çökertildi. 187 saatlik güvenlik kamerası görüntülerinden kimlikleri tek tek tespit edilen 12 şüpheliden 11'i Ankara, İstanbul ve Afyonkarahisar'da, 'Sağdıç ne ettin' operasyonuyla yakalandı. Şüphelilerden 9'u tutuklanırken, firari bir şüpheli ise aranıyor.


Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, bu 27 Ocak'ta Ö.K.'nin evindeki çelik kasada bulunan yaklaşık 300 bin lira değerindeki ziynet eşyasının çalınmasıyla ilgili çalışma başlattı. Yürütülen çalışma sonucunda şüphelilerin organize suç çetesi olduğu, genellikle ev ve iş yerlerindeki çelik kasa hırsızlığı olaylarına karıştığı belirlendi.


Şüphelilerin daha önce Mersin'in Tarsus ilçesinde bir ikametteki çelik kasadan toplam 100 bin lira değerinde nakit ve ziynet eşyası, 31 Mart'ta da Afyonkarahisar'da B.T.'nin iş yerindeki çelik kasadan yaklaşık 90 bin liralık hırsızlık olayına karıştığı ortaya çıkarıldı. 24 noktadaki 57 kameradan alınan 187 saatlik görüntüleri titizlikle inceleyen ekipler, şüphelilerin bir kısmının İstanbul'da, bir kısmının da Ankara'da olduğunu tespit etti.


Takibe aldıkları şüphelilerin telefon görüşmelerinde birbirlerine 'Sağdıç' diye seslendiğini belirleyen Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 'Sağdıç ne ettin' adını verdiği operasyon için harekete geçti. Operasyon kapsamında 1 Nisan günü Ankara'da Ş.S., Z.A., F.G. ve O.A. yakalanarak Afyonkarahisar'a getirildi. 4 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklandı. Olaya karışan diğer şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 7 Nisan'da yaptığı ortak operasyonda ise A.O., H.G., E.P. ve M.G. de İstanbul'da yakalanarak Afyonkarahisar'a getirildi. Bu şüphelilere yardımcı olduğu ve ortak hareket ettiği tespit edilen Y.Ş., A.T. ve N.A. ise Afyonkarahisar'da gözaltına alındı.


Son operasyonda yakalanan 7 şüpheli ise polis merkezindeki işlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edildi. N.A. ve A.T. serbest bırakılırken, diğer şüpheliler tutuklandı. Operasyon kapsamında şüphelilerin hırsızlık olaylarında kullandığı çeşitli malzemeler de ele geçirilirken, olaylara karıştığı belirlenen Z.B.'nin yakalanması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi.


Görüntü Dökümü


--------------


Adliyeden detay


Şüphelilerin minibüsle adliyeye getirilmesi


Şüphelilerin adliyeye götürülmesi


Şüphelilerin Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü'nden çıkarılması


Şüphelilerin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden çıkarılması


Şüpheliler emniyetten çıkarılırken çekilmiş drone görüntüsü


Haber-Kamera: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,


=======================


Bahar geldi, Karadenizli kadınlar tarlalarda


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Karadeniz Bölgesi'nin kırsal kesimlerinde yaşayan kadınlar, genç yaşlardan itibaren aile bütçelerine katkıda bulunmak için çalışıyor. Her mevsim çalışkanlıkları ile öne çıkan kadınlar, baharla birlikte yeniden tarlaya indi, bağ ve  bahçe işlerine başladı. Bölgenin zorlu doğa koşullarına rağmen bağ, bahçe ve tarlalarda çalışan kadınlar renkli görüntüler oluşturuyor.


TÜİK verilerine göre, Karadeniz Bölgesi'nin kırsal kesimlerinde yaşayan kadınlar, genç yaşlardan itibaren aile bütçelerine katkıda bulunmak için bağ ve bahçe işlerinde çalışıyor. Evlerinin geçimine yardımcı olmak için her alanda kendini gösteren kadınlar, bölgenin zorlu doğa koşullarına rağmen yaz-kış tarlalarda bağ, bahçe işleri ile uğraşıyor. Her mevsim çalışkanlıkları ile öne çıkan kadınlar, baharla birlikte yeniden tarlaya indi, bağ ve  bahçe işlerine başladı. Bel demiri ile toprağı kazan kadınlar, imece usulü ile yardımlaşıyor. Ekili tarım arazileri yetersiz olan bölgede, var olan araziler her yıl ekiliyor. İlerlemiş yaşlarına rağmen tarlalarda çalışan kadınlar, gençlere de örnek oluyor. Bölgenin zorlu doğa koşullarına rağmen bağ, bahçe ve tarlalarda çalışan kadınlar renkli görüntüler oluşturuyor.


'ÇALIŞMAZSAK HASTA OLUYORUZ'


İlerlemiş yaşına rağmen tarlada çalışan Asiye Aydın (67), çocuk yaştan itibaren çalıştığını belirterek "İnek bakıyoruz, süt satıyoruz. Bağ, bahçe işleri yapıyoruz. Tarlaları ekiyoruz. Çocuklarımız 'bırak' yapma diyorlar ama yerimizde duramıyoruz. Çalışmazsak hasta oluyoruz. Yoruluyoruz, hasta oluyoruz ama çalışmak iyidir" dedi.


'KARADENİZ KADINI ÇOK ÇİLE ÇEKİYOR'


Tarlada ektiği çilekleri yol kenarında bekleyerek turistlere satan Ayşe Yıldıran (71) ise "Tarlada kendi ektiğim çilekleri yol kenarında gelen turistlere tabakta satıyorum. Bazen süt, yoğurt satıyorum. Ev yaptık, torunlar okuyor. Bir gelirim yok. Çocuklarım işe giremediler. Kazandığımdan onlara da veriyorum" diye konuştu.


Seher Altuntaş da (60), "Biz çalışmaya alıştık. Sabah erken saatte kalkıp çalışmaya başlarız. Ev işlerinden sonra havalar ısındı, tarlalara indik. Mısır, patates fasulye, lahana ekiyoruz. Hayvanlarımız için yem yapıyoruz. Bu dönemler burada çok önemli. Ekin zamanı geldi. Karadeniz kadını çok çile çekiyor, çok sıkıntı yaşıyor ve çok çalışıyorlarö ifadelerini kullandı.


'ÇALIŞMAZSAK İDARE EDEMEYİZ'


Sabahın erken saatlerinde işe koyulduklarını anlatan Fatma Arı (63), "Burada günlerimiz meşakkatli çalışmayla geçiyor. Çalışmak zorundayız ve başka bir gelirimiz yok. Eşlerimizin maaşı bize yetmiyor. Bizde tarlalarda çalışıyoruz. Tarlalardan ektiklerimizi biçtiğimizde çoluk çocuk torunlara vereceğiz. İlla ki çalışacağız. Çalışmazsak idare edemeyiz. Biz ormana da gider, odun da keseriz, yük de taşırız. Şimdi belleme zamanı kadınlarla toplanıp tarlalarımızı belliyoruz. Yorucu işler tabi ama alıştık. Evlerimizde duramıyoruz" şeklinde konuştu.


Görüntü Dökümü


---------


Drone ile köylerden detay


Çalışan kadınlardan detaylar


Kadınlarla röp.


Muhabir anonsu


Detaylar


Haber: Aleyna KESKİN -  Kamera: Emre KOLTUK TRABZON-DHA


=================


Tokat'tan Ankara ve İstanbul'a ev ekmeği


Tokat'ta kente özgü yöresel ev ekmeği üreten İlker Erkek, son 1 yıldır İstanbul ve Ankara'ya da göndermeye başladı. Tamamen doğal malzemelerle yapılan ekmekler, uzun süre bayatlamama özelliğiyle dikkat çekiyor.


Merkeze bağlı Kemalpaşa köyünde ekmek fabrikası bulunan evli ve 2 çocuk sahibi İlker Erkek(49), 6 yıldır Tokat'ın yöresel meşhur ev ekmeği üreterek satışını yapıyor. Yoğrulduktan sonra belirli bir süre bekletilen hamur, özel olarak hazırlanan taş fırınlarda odun ateşinde pişiriliyor. 1 saat boyunca pişirilen ekmekler daha sonra kasalara konularak  satış noktalarına ulaştırılıyor. İşletme, son 1 yıldır ise ürettiği ekmeklerin günlük bin tanesini anlaşmalı otobüs firmaları aracılığı İstanbul ve Ankara'dan anlaşmalı marketlere ulaştırıyor. Tanesi 5 liradan satılan ekmekler, beğeniyle tüketiliyor.


'BU EKMEK BAYATLAMIYOR'


Tokat'ta ev ekmeğinin en önemli özelliğinin uzun süre bayatlamaması olduğunu ifade eden işletme sahibi İlker Bekler, "Bu ekmeğin özelliği yöresel olması, kendi kültürümüzden gelmesidir. Geçmişten bugüne kadar evlerimizde, köylerimizde üretilen doğal un, tuz, su dışında başka katkı maddesi kullanılmıyor. En önemli özelliği 1 saatte odun ateşinde pişmesidir. Üretimi burada biz yapıyoruz. Diğer ekmeklerden ayırt edici özelliği ise, bu ekmeğin bayatlamaması. Bu ekmek serin bir ortamda aylarca kalabiliyor. İhtiyaç halinde çıkarttığınız zaman ısıtıp ilk günkü tazeliği ile yiyebiliyorsunuz. Lezzetinden hiçbir şey kaybetmeden tüketilebiliyor" dedi.


'DİĞER İLLERDEN DE TALEP VAR'


Günlük 3 bin 500 ekmek üretimi yaptıklarını söylen Erkek, "Üretim sayımız günden güne değişebiliyor, artabiliyor. Günlük ürettiğimiz bu ekmeklerin 500 tanesini İstanbul'a, 500 tanesini de Ankara'ya gönderiyoruz. Diğer illerden de talep oluyor. Bu ekmeği biz İstanbul ve Ankara'daki vatandaşlarımıza sunuyoruz. Tercih ediliyor. Diğer illerden de bu ekmeğe talep oluyor. Servisimizin yeterli olmaması nedeniyle diğer illere ulaştıramıyoruz. İlçelerde ve köylerde vatandaş bu tür ekmeği kendi ürettiği için biz sadece il merkezinde satış yapıyoruz. Merkezde de 190 noktada satışı yapılıyor" diye konuştu.


Görüntü Dökümü:


----------


-Ekmek foırınından görüntüler


-Ekmeğin yapım aşaması ve pişirilmesi


-Pişen ekmeklerin görnütüsü


-İşletme sahibinin konuşmaları


(526 mb)


Haber-Kamera:  Fatih YILMAZ-Halil İbrahim YEL/TOKAT,


=====================


Tekirdağ'da polis gecesinde Muazzez Ersoy sahne aldı


TÜRK Polis  Teşkilatı'nın 174'üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Tekirdağ'da ünlü sanatçı Muazzez Ersoy ile Mehmet Erdem ve Rubato, konser verdi.


Tekirdağ'da Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında gece Muazzez Ersoy, Mehmet Erdem ve Rubato, konser verdi. Geceye Vali Aziz Yıldırım, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, kaymakamlar, İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, İl Jandarma Komutanı Albay Şahin Karakaş, çok sayıda iş insanı, bürokrat ve teşkilat mensubu katıldı. Emniyet Müdürü Aydın, Türk polis teşkilatının üyesi olmaktan gurur duyduğunu ifade ederek, "Tekirdağ halkına desteklerinde dolayı teşekkür ediyorum. Bu gecenin düzenlenmesinde her türlü desteği verdiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Mensubu olmaktan gurur duyduğum Türk polis teşkilatına 1974 yılında katıldım. O günden bu yana bu üniformayı taşımaktan gurur duyuyorum. Bu gecenin yapılmasındaki amaçta Tekirdağ emniyeti olarak eksikliklerimiz vardı. Sizlerin yardımları sayesinde o eksiklikler giderilecek" dedi.


Sanatçı Mehmet Erdem de polis teşkilatına destek olmak için geceye katıldığını, teşkilatın kazasız belasız nice 174 yılları olması temennisinde bulundu. Ünlü grup Rubato ise polislik mesleğinin zorluklarını bildiklerini ve böyle bir geceye çok ihtiyaç duyulduğunu bu nedenle seve seve sahne alacaklarını ifade etti.


Konuşmaların ardından Muazzez Ersoy, Mehmet Erdem ve Rubato sevilen şarkılarını seslendirdi. Sanatçılar zaman zaman şarkılarını katılımcılarla birlikte söyledi. Konser sonunda sanatçılara hediye ve plaket takdim edildi.


Görüntü DÖKÜMÜ


----------


-Salondan detay görüntüler


-Emniyet Müdürü Aydın'ın konuşması


-Sahne alan sanatçılar


-Salonu dolduran davetliler


-Davetlilerin şarkılara eşlik etmesi


Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-

Kaynak: DHA