Dilovası yangınında adalet nöbeti 5. haftada: Kamu görevlilerine soruşturma çağrısı
Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik yangınında 7 işçinin ölümünün ardından aileler, kamu görevlileri hakkındaki soruşturmanın tamamlanması ve tüm sorumluların yargılanması için Gebze'de adalet nöbetine devam ediyor.
(KOCAELİ) - Dilovası Ravive Kozmetik Fabrikası yangınında hayatını kaybedenlerin yakınları, kamu görevlileri ve sorumluların yargılanması için tuttukları "Adalet Nöbeti'nin 5. haftasında Gebze Kent Meydanı'nda yaptıkları açıklamada, kamu görevlileri hakkındaki soruşturmanın gecikmeden tamamlanması ve sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.
Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik iş yerinde 8 Kasım 2025 tarihinde çıkan yangında 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirmesinin ardından aileler sorumluluğu bulunan herkesin yargılanması istemiyle başlattıkları Adalet Nöbeti'ni sürdürüyor. Nöbetin 5. haftasında Gebze Kent Meydanı'nda bir araya gelen aileler basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, Gayrettepe gece kulübü yangınında yakınını kaybeden Emine Kaya Baş okudu.
Dilovası ana ceza davasında 16 sanığın yargılandığı, bunlardan 2'sinin halen firari olduğu ve davanın 3'üncü duruşmasının 21 Temmuz'da Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görüleceği belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"Ana dava devam ederken kamu görevlilerinin sorumluluğu ayrı bir soruşturma dosyasında ele alınmaktadır. Bu dosyada henüz iddianame hazırlanmamış ve dava açılmamıştır. Bu nedenle kamu görevlileri şu anda sanık değil, şüpheli sıfatındadır. Aileler olarak en önemli taleplerimizden biri, bu soruşturmanın geciktirilmeden tamamlanması ve sorumluluğu bulunan bütün kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılmasıdır."
"TAHLİYE KARARLARINI KABUL ETMİYORUZ"
Soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporunun ardından 26 Haziran'da dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, Selim San, Yapı Kontrol Müdürü Muammer Telli, zabıta yöneticileri Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı ile Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz tutuklanmıştır. Denetim tutanaklarında imzası bulunan belediye personeli Ömer Kocabay ise serbest bırakılmıştır. Cengiz Taşdemir ile Nizamettin Balcı, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçlaması kapsamında tutuklanmalarından 6 gün sonra tahliye edilmiştir.
Tutukluluk bir mahkumiyet değildir. Ancak 7 insanın yaşamını yitirdiği bir dosyada, sorumlulukları bilirkişi raporunda değerlendirilen iki kamu görevlisinin yalnızca 6 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesi aileler olarak ciddi kaygı duymamıza neden olmuştur. Bu tahliye kararlarını kabul etmiyoruz. Tahliye kararları verilirken dosyaya yeni bir delil girip girmediğinin, mevcut belgelerin nasıl değerlendirildiğinin ve soruşturmanın bundan sonra hangi işlemlerle sürdürüleceğinin açıklanmasını istiyoruz.
"SORUMLULUKLARI AYRI AYRI İNCELENMELİDİR"
Soruşturma yalnızca birkaç belediye görevlisiyle sınırlandırılamaz. Ravive hakkında yapılan CİMER başvurularının hangi kurumlara gönderildiği, başvurular üzerine hangi işlemlerin yapıldığı, yıkım kararının neden uygulanmadığı, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan üretimin nasıl sürdürüldüğü, sigortasız ve çocuk işçiliğin neden tespit edilmediği açıklığa kavuşturulmalıdır. Valilik, Kaymakamlık, Dilovası Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SGK, İŞKUR, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile elektrik dağıtım ve denetim kurumlarının sorumlulukları ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu soruşturmadaki en önemli belgelerden biri 24 Ekim 2025 tarihli belediye yazısı ve aynı tarihte düzenlenen tespit tutanağıdır. Belediye yazısında şirketin daha önce ruhsatlı olarak faaliyet gösterdiği adresten taşındığı ve yangının çıktığı Mimar Sinan Mahallesi 513/3 sokak numara 11 adresinde ruhsatsız biçimde faaliyetini sürdürdüğünün tespit edildiği belirtilmektedir. Aynı denetime ilişkin tutanakta ise denetim sırasında iş yerinde çalışma yapılmadığı kaydedilmiş, iş yeri sahibinden ruhsat ve izin belgeleri istenmiş ancak hiçbir belge ibraz edilememiştir. Tutanakta Nizamettin Balcı ile Ömer Kocabay'ın imzaları bulunmaktadır. Buna rağmen iş yerinin faaliyetini durduracak, kapatılmasını sağlayacak veya kaçak kullanımı sona erdirecek etkili bir işlem yapılmamıştır. Yangın yaklaşık 15 gün sonra meydana gelmiştir.
"ADALET NÖBETİ ÖNEMLİDİR"
Bizlere 'helalleşme' adı altında yapılan görüşme ve teklif girişimleri ile ailelerin gönüllü avukatlarından avukat Saruhan Efe Kadaifçi'nin sanık Ali Osman Akat'ın şikayeti üzerine ifadeye çağrılması da sürecin dışında görülemez. Aileler üzerinde baskı kurulmasına, hukuki takibin zayıflatılmasına ve dosyanın kamuoyundan uzaklaştırılmasına yönelik her girişim ayrıca unutulmamalıdır. Bu belgeler, iş yerinin adresinin, ruhsatsız durumunun ve gerekli belgelerinin bulunmadığının belediye tarafından bilindiğini göstermektedir. Bu nedenle sorumluluk yalnızca işverenlerle sınırlandırılamaz. Yıkım kararının neden uygulanmadığı, iş yerinin neden kapatılmadığı, ruhsatsız üretimin neden devam ettiği, sigortasız ve çocuk işçi çalıştırılmasının neden tespit edilmediği bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Belediye, kaymakamlık, valilik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İş Kurumu ve ilgili diğer kurumların denetim ve işlem kayıtları dosyaya getirtilmelidir.
Adalet Nöbeti bu nedenle önemlidir. Nöbetimizin amacı yargı sürecini düzenli biçimde takip etmek, eksik bırakılan işlemleri kamuoyuna duyurmak ve ailelerin adalet talebinin unutulmasına izin vermemektir. Ana davada yalnızca birkaç kişinin değil, üretimi yönetenlerin, iş yerini kullananların, iş sağlığı ve güvenliği hizmetini verenlerin ve bağlantılı şirketlerin sorumluluğu ortaya çıkarılmalıdır. Kamu görevlileri hakkındaki soruşturmada da yalnızca birkaç belediye çalışanıyla yetinilmemeli, iş yerinin yıllarca faaliyetine devam etmesine imkan veren bütün idari süreç incelenmelidir."
"TBMM'DE ARAŞTIRMA KOMİSYONU DERHAL KURULMALIDIR"
Aileler, taleplerini ise şöyle sıraladı:
"Kamu görevlileri hakkındaki soruşturma gecikmeden tamamlanmalı ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır. Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı hakkında verilen tahliye kararlarına karşı yapılan itirazlar etkili biçimde değerlendirilmelidir. Bilirkişi raporunda ve resmi belgelerde sorumluluğuna işaret edilen bütün kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir. Ruhsat, yıkım, zabıta, denetim, iş sağlığı ve güvenliği, sigorta, elektrik ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi başvuru kayıtları eksiksiz olarak dosyaya getirtilmelidir. Ana dava ile kamu görevlileri hakkındaki soruşturma birbirini tamamlayacak biçimde yürütülmelidir. Dava ailelerin ve kamuoyunun kolayca takip edebileceği bir adliye salonunda görülmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde araştırma komisyonu derhal kurulmalıdır."
Açıklamada "3'ü çocuk 7 işçinin ölümüne yol açan bütün sorumlular ortaya çıkarılmadan ve yargı önüne çıkarılmadan adalet sağlanmış olmayacaktır. Biz aileler olarak ana davayı, kamu görevlileri hakkındaki soruşturmayı ve 21 Temmuz'daki üçüncü duruşmayı takip etmeye devam edeceğiz. Tüm kamuoyunu Gebze Kent Meydanı'ndaki Dilovası Adalet Nöbeti'nde ve davamızda yanımızda olmaya çağırıyoruz.
Dilovası için adalet, herkes için adalet" ifadelerine yer verildi.