Emekliler Samsun'da Nöbet Eylemi Düzenledi
Devrimci Emekliler Sendikası, emeklilik maaşlarının artırılması için Samsun'da eylem yaptı.
Haber: Mehmet Rebii Özdemir
(SAMSUN) – Devrimci Emekliler Sendikası Samsun ve Atakum şubeleri, CHP'nin asgari ücret ve emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesine yönelik TBMM'de başlattığı nöbet eylemine paralel olarak Samsun'da sokağa çıktı. Emekliler, kent merkezinde çadır kurarak ateş yaktı ve nöbet eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.
Basın açıklaması, Devrimci Emekliler Sendikası Samsun Şube Başkanı Arif Kutlu tarafından okundu. Açıklamada emeklilerin açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldığı vurgulanarak, uygulanan ekonomi politikalarının emeklileri sosyal hayattan dışladığı belirtildi.
Kutlu, açıklamada şunları kaydetti:
"Ay başını nasıl getireceğim diye kara kara düşünen, açlık sınırının altında yaşayan emekli, asgari ücretli, yokluk içinde yaşamaya çalışan halkım... Bugün burada şunu haykırmak için toplandık; emeklilik sadaka değildir. Emeklilik yardım değildir, emeklilik bir lütuf hiç değildir. Bugün bu ülkede emekliler pazara çıkamıyor, markete giremiyor, torununu okula gönderirken cebine bir harçlık koyamıyor. Bir simit alırken iki kez düşünüyor. Bu utanç emeklinin değil, bu utanç bu düzenindir.
Bugün emekliler, son kullanma tarihi geçmiş ürünlere mahküm ediliyor. Bayat gıdalar 'yenir' adıyla satılıyor. Yoksulluk market raflarına diziliyor. Akşam pazarlarında çöpe atılan sebzeleri toplayan emekliler bu ülkenin gerçeği haline gelmiş durumda. Soruyorum buradan; yıllarca çalışmış, üretmiş, prim ödemiş insanlara reva görülen bu mu? Bu mu sosyal devlet? Bu mu adalet?
Emeklilik bir yardımlaşma işi değildir. Emeklilik bir hayır işi değildir. Emeklilik, yılların emeğinin karşılığıdır. Biz bu maaşları dilenmedik. Biz bu maaşları hak ettik. Anayasa diyor ki bu ülke sosyal devlettir. Sosyal devlet, yurttaşını açlığa alıştıran değil, onuruyla yaşatan devlettir. Ama bugün ne yapılıyor? Emekliye 'idare et' deniyor, 'Şükret' deniyor, 'Herkes zor durumda' deniyor.
Yetmiyor; bir de çıkıp diyorlar ki, 'Emekliye fazla maaş verirsek mutsuz olurlar.' Bu söz açık söylüyorum, emekle alay etmektir. Yoksullukla dalga geçmektir. İnsanlar fazla maaş aldıkları için değil, insanca yaşayamadıkları için mutsuzdur. Emekliyi yük gibi gören bu anlayışı reddediyoruz. Emekliyi maliyet kalemi gibi gören bu anlayışı reddediyoruz.
Buradan haykırıyoruz; emekliler yük değildir, bu ülkenin direğidir, onurudur. Bugün emekliye yapılan, yarın çalışana yapılacaktır. Bugün emekliliği yoksulluk haline getirenler, yarın herkesin geleceğini karartacaktır.
Biz sadaka istemiyoruz, yardım istemiyoruz; hakkımızı istiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek bir emekli maaşı istiyoruz. Pazara çıkabilmek istiyoruz. Torunumuza harçlık verebilmek istiyoruz. Bayat gıdaya değil, temiz sofralara layık olmak istiyoruz. Bu talepler lüks değildir. Bu talepler aşırılık değildir. Bu talepler insan olmanın gereğidir.
Buradan bir kez daha söylüyoruz; emeklilik kazanılmış bir haktır, emekli aylığı anayasal güvencedir. Bu hak pazarlık konusu yapılamaz. ve buradan çağrımızdır: Bu düzen böyle gitmez, bu yoksulluk kader değildir, bu adaletsizlik kabul edilemez. Hak verilmez, alınır. İnsanca emeklilik, örgütlü mücadeleyle kazanılır. Yaşasın emeklilerin onurlu mücadelesi, yaşasın emek ve dayanışma."