Hakan Tosun Davası: Adalet Talebi Yükseliyor
Gazeteci Hakan Tosun'un duruşmasında kardeşi engellemeleri eleştirerek adalet talep etti.
Haber: Beril KALELİ/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) Sokak ortasında dövülerek öldürülen gazeteci, belgeselci Hakan Tosun'un duruşması öncesi adliye önündeki açıklamada konuşan kardeşi Öznur Tosun, adliyede yaşanan engellemeleri eleştirdi. Öznur Tosun, "İstedikleri kadar bir şeylere engel olmaya çalışsınlar, istedikleri kadar bir şeyleri örtbas etmeye çalışsınlar. Hakikat er ya da geç gerçeği açığa çıkacaktır. Bizi zorlamayın. Biz insanız, biz hiçbir canlıya zarar vermedik. Biz hiç kimsenin de kılına zarar vermedik. Zarar veren insanları içeride onlar yargılansın. Adalete teslim ettik biz onları. Biz çünkü böyle insanlarız. Onlar yargılansın, onlar cezasını çeksin. Biz Türk adaletine güveniyoruz ama Türk adaleti bize güvensin. Bizden korkmasın" dedi.
Gazeteci, belgeselci Hakan Tosun'un 10 Ekim 2025 tarihinde Esenyurt'ta sokak ortasında dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılıyor. Duruşma öncesi adliye önünde bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya katılan gazeteciler, doğa savunucuları katillerin cezalandırılmasını istedi.
"HAKAN TOSUN HALKIN HABER ALMA HAKKINI, DOĞAYI, YAŞAMI SAVUNDU"
Hakan Tosun için gerçekleştirilen buluşmada okunan ortak açıklamada, "Bugün burada yalnızca bir duruşmayı takip etmek için değil, hakikatin, adaletin ve yaşam hakkının yanında olduğumuzu bir kez daha birlikte haykırmak için toplandık. Gazeteci, belgeselci ve yaşam savunucusu Hakan Tosun, yaşamı boyunca halkın haber alma hakkını, doğayı ve yaşamı savundu. Gerçeğin üzerinin örtülmesine karşı mücadele etti. Kamerasını yalnızca görüntü almak için değil, hakikati görünür kılmak için taşıdı. Bu nedenle Hakan Tosun'un davası yalnızca bir cinayet davası değildir" denildi. Açıklama şöyle devam etti:
"Doğayı Hakan'ı katledenler aynı! (Bu dava) Hakikatin, basın özgürlüğünün, yaşam hakkının ve adaletin davasıdır. Bu dava sokakta korkmadan yürümek isteyen herkesin davasıdır. Bugün bu davanın ikinci duruşması görülüyor. Hakan'ımızın katledildiği geceye ait olup karakolun ihmal veya müsaadesiyle sanık yakınlarının ele geçirip sildiklerinden arta kalan kamera kayıtlarında Hakan'a planlı saldırı organizasyonunu sahada yönetiyor görünen ayrıca Hakan'a sert fiili müdahaleleri açıkça tespit edilen Yusuf Ö. adlı motorsikletli şahsın hala neden tutuklanmadığı, hiçbir hukuk ehli ve yurttaş tarafından anlaşılamamıştır."
"MAHKEMELERİN GÖREVİ KAPILARINI KAPATLAK DEĞİL, ADALETİN HERKES TARAFINDAN GÖRÜLMESİNİ SAĞLAMAKTIR"
Bu işbirlikçinin bugünkü celsenin ardından tutuklanarak diğer katil zanlıları arasında konmasını hararetle bekliyoruz. İlk duruşmada Hakan Tosun'un ailesi, dostları, meslektaşları, yaşam savunucuları ve basın emekçileri adliyedeydik. Kamuoyunun yoğun ilgi gösterdiği bu davada büyük salon tahsis edilmesi yönündeki tüm taleplere rağmen duruşma ısrarla küçük bir salonda görüldü. Bunun sonucunda çok sayıda kişi duruşma salonuna alınmadı. Kamuoyunun yargılamayı izleme hakkı fiilen engellendi. Oysa yargılamanın aleniyeti adil yargılanma hakkının vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Kamuoyunu yakından ilgilendiren davalarda mahkemelerin görevi kapılarını kapatmak değil, adaletin herkes tarafından görülebilmesini sağlamaktır.
Büyük salon talebinin karşılanmaması yalnızca bizlerin değil, toplumun adalet duygusunu da derinden yaralamıştır. Bugün buradan bir kez daha açıkça sesleniyoruz. Hakan Tosun davası kapalı kapılar ardında görülemez. Adalet halktan kaçırılamaz. Hakikat dar salonlara sığdırılamaz. Bizler bu davanın sonuna kadar takipçisiyiz. Gerçeklerin eksiksiz ortaya çıkmasını, sorumluların hesap vermesini ve adaletin yerini bulmasını kesin bir kararlılıkla temin edeceğiz. Çünkü Hakan Tosun için adalet yalnızca bir zümre için değil, özgürce haber yapan gazeteciler, yaşamı savunanlar ve adalet isteyen herkes içindir"
"HAKAN ISRARINDAN VAZGEÇMEDİĞİ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ"
"Hakan için adalet, doğa için adalet" sloganının atıldığı açıklamada konuşmacılar Hakan için adalet demekten asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı, "Hakan'ın mücadelesini bu topraklarda bulaşıcı kılmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Başka bir şansımız olmadığını çok iyi biliyoruz. Hakan ısrarından vazgeçmediği için öldürüldü, katledildi. Ama Hakan'ın susturulmaya çalışılması karşısında susmak, sessizliğe bürünmek onun mücadelesine, bu ülkede bu zamana kadar adalet mücadelesi verdiği için, demokrasi mücadelesi verdiği için, doğanın, yaşamın hakları için mücadele ederken düşen bütün yoldaşlarımızın anısına sırtımızı dönmek demektir" dedi."
Tosun'un dostlarından Karıncalar Karadeniz Dayanışması'ndan Aslı Kahraman Eren de Türkiye genelinde doğa mücadelesi verilen noktaları tek tek saydı. Katılımcılar her mücadele noktası için "burada" diyerek karşılık verdi. Eren, "Sevgili Hakan Tosun, bu ülkenin dört bir yanında emeğiyle, yüreğiyle, yaşamın ve tüm canlıların yanında duran harika yürekli, vicdanlı, ahlaklı, namuslu, terbiyeli bir insandı. Bizler Hakan Tosun'un mücadelesini de, adaletini de istemeye, sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
"TÜM SORUMLULAR YARGI KARŞISINDA HESAP VERMELİ"
Söz alan CHP'li Baran Seyhan şunları söyledi:
"Bu adalet mücadelesinde ilk günden itibaren partimizin seçilmiş kadrolar olarak yanlarında bulunmaya gayret ettik. Bundan sonra da adalet mücadelerinde sonuna kadar yanlarında olacağımızı ifade etmek istiyorum. Hakan Tosun'un ve onun için yürütülen bu adalet mücadelesinin şöyle bir anlamı var. Biliyoruz ki ne yaparsak yapalım Hakan Tosun'u geri getiremeyeceğiz. Ama bir daha böyle bir şeyin yaşanmaması için adaletin bu caydırıcı gücünü tekrar hatırlatmak, toplumda yaşamın içerisinde hakim kılmak için bu adalet mücadelesini sonuna kadar vermeli. Tüm sorumluların ama tüm sorumluların sonuna kadar yargı karşısında hesap vermesi için mücadele etmek zorundayız... Böyle bir şeyin yaşanmaması için adaletin bu caydırıcı gücünü tekrar hatırlatmak, toplumda yaşamın içerisinde hakim kılmak için bu adalet mücadelesini sonuna kadar vermeli. Tüm sorumluların ama tüm sorumluların sonuna kadar yargı karşısında hesap vermesi için mücadele etmek zorundayız...."
Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş da "Gerçekten acımız derin, acımız sürüyor. Yüreğimiz yanıyor. Hala daha acısı taze içimizde. Yaşama duyarlı, doğaya duyarlı, hayvanlara duyarlı, bütün canlı yaşama duyarlı, çok güzel bir insanımızı aramızdan bir gece vakti katlederek aldılar. Ama onun mücadelesi, onun değerleri, onun birikimi, onun insanlığı, onun ahlakı bizlere emanet. Biz onun ahlakını, değerlerini, fikirlerini, hülyalarını taşıyoruz, yaşıyoruz, yaşatmakta kararlıyız. Onun için buradayız, buradayız. Her yerde adalet arıyoruz. Türkiye'nin her yerinde adalet arıyoruz ama görüyoruz ki adaleti vermiyorlar. Vermeyecekler biliyoruz ama biz alacağız onu da biliyoruz. Birleşe birleşe direneceğiz ve hep beraber direne direne kazanacağız" ifadelerini kullandı.
"HAKAN TOSUN'U EZİLENLERİN YANINDA OLDUĞU İÇİN KAYBETTİK"
DEM Parti İstanbul İl Başkanı Çınar Altan da şu görüşleri dile getirdi:
"Başından itibaren Hakan katledildiğinden itibaren tanıyan tanımayan herkes şunu gördü; burada yalnızca bir ekoloji, gazetecilik ve öyle farklı alanlardan ibaret olmayan topyekun, bütün ezilenlerin yanında olan birçok değerli bir insanı kaybettik. Bunun acısıyla bizler katledildiği günden beri bu acıyı bir şekilde aynı zamanda bir adalet mücadelesiyle birleştirmeyi aynı zamanda götürmeye çalışıyoruz. Zor bir şey. Ailesinin, arkadaşlarının bu iki duyguyu beraber yürütmesini ve bunu çok ısrarlı bir biçimde yapmış olmasını çok kıymetli buluyoruz. Çünkü bu topraklarda gerçekten de adalet, bu adalet sarayları içerisindeki mevzuatlardan çıkmıyor. Biz her hafta bu farklı adalet saraylarına geliyoruz. Bundan şikayetçiyiz bir yanıyla ama bizim de bir deneyimiz tecrübemiz var olmalı. Adalet gerçek anlamıyla böyle bir sahiplenme, böyle bir mücadele olmadan sağlanmadığı bir yerde biz bu deneyimi artık daha güçlü bir biçimde birleştirmek ve kurucu bir inisiyatife iradeye çevirmekle mükellefiz"
"HAKAN TOSUN'A BORCUMUZ ÇOK FAZLA"
Hakan Tosun bbuluşmasında söz alan İklim Zirvesi'nden Demet Parlar ise "Hakan Tosun'un kamerası en son Hatay'da, Antakya'da, Samandağ'da kayıttaydı. Oradaki katledilen zeytin ağaçlarının, narenciye bahçelerinin, nar ağaçlarının katledilmesini yarattığı büyük yıkımı kaydetti. Bizim Antakyalılar olarak, Samandağlılar, Hataylılar olarak ve bütün Türkiye'de bu ekolojik yıkımı yaşayan bütün mağdurlar olarak ona borcumuz çok fazla. Ben o yüzden buradayım. Onun için adalet mücadelesi verme sorumluluğumuz çok büyük. Ben o yüzden buradayım. Onun için adalet mücadelesi verme sorumluluğumuz çok büyük. Edenler ortaya çıkarılana kadar adalet yerini bulana kadar biz de hep burada olacağız. Bunun asla hiçbir zaman peşini bırakmayacağız" dedi.
"HAKAN TOSUN SOKAKTA ÖLDÜRÜLDÜĞÜNDEN BERİ İKİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ GÖRDÜK"
Hakan Tosun'un kardeşi Öznur Tosun ise ilk duruşmada yaşananları anımsatarak şunları söyledi:
"6 Mayıs'ta ilk duruşmamız görüldü biliyorsunuz ki. Biz burada Hakan Tosun dostları olarak herkes bir araya geldi. Biz zorbalandık arkadaşlar. Yani duruşmayı seyrettilmemek için her türlü muameleye maruz kaldık. Şimdi de olacağız. Bütün basında bunu da görecek zaten şahit olacak. Katil yakınları içeride baş köşede dururken biz içeri girmekte bizzat davacı olmama rağmen içeriye salona alınmadım. Ailesi bizzat birebir aileleri içeri alınmadı. Ben soruyorum buradan. Neden zorbalanıyoruz? Hakan Tosun sokakta öldürüldüğü günden itibaren biz ikinci sınıf insan muamelesi gördük. Hakan Tosun sokak ortasında bırakıldı. Hiçbir işlem yapılmadı. Buna kamera kayıtları ortadan kaldırılmaya çalışıldı ve sonraki süreçte de aynı şekilde şu anda da duruşmayı basının izlemesine, halkın izlemesine, dostların izlemesine engel olunuyor. Şimdi tekrar aynı sahneyi yaşayacağız ama ne olursa olsun biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. İstedikleri kadar bir şeylere engel olmaya çalışsınlar, istedikleri kadar bir şeyleri örtbas etmeye çalışsınlar. Hakikat er ya da geç gerçeği açığa çıkacaktır. Bizi zorlamayın. Biz insanız, biz hiçbir canlıya zarar vermedik. Biz hiç kimsenin de kılına zarar vermedik. Zarar veren insanları içeride onlar yargılansın. Adalete teslim ettik biz onları. Biz çünkü böyle insanlarız. Onlar yargılansın, onlar cezasını çeksin. Biz Türk adaletine güveniyoruz ama Türk adaleti bize güvensin. Bizden korkmasın. Hakan Tosun dostlarından korkmasın. Biz kimseye bir şey yapmadık. Kimseye zarar vermedik"