Halkbank ABD yükünden kurtuldu, yeni kaynaklar yolda
Halkbank Genel Müdürü Özdil, ABD'deki hukuki sürecin sona ermesiyle yurt dışı kaynak imkanlarının artacağını ve bu kaynakların iş insanlarına sunulacağını açıkladı. Kamu bankaları, reel sektöre destek için uygun kredi paketleri ve finans hattı gibi çözümler üzerinde çalışıyor.
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, bankanın ABD'deki hukuki sürecin getirdiği bir yükten kurtulmasının yurt dışı kaynak imkanlarını da artıracağını belirterek, "O kaynakları da değerli iş insanlarımızın hizmetine sunacağız." dedi.
Reel Sektör ve Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı, TOBB İkiz Kuleler'de gerçekleştirildi.
Özdil, buradaki konuşmasında, ekonominin yalnızca rakamlarla yönetilen bir alan olmadığını, ekonominin asıl gücünün üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan ve risk alan insanlardan geldiğini söyledi.
Finans sektörünün de bu çabanın ayrılmaz, bütünleyici bir parçası olduğuna dikkati çeken Özdil, ekonomik dayanıklılığı artırmak için finans sektörü ile reel sektör arasındaki bağları güçlendirmenin gerekli olduğunu ifade etti.
Özdil, içinde bulunulan tablonun finans sektörüne önemli sorumluluklar yüklediğini anlatarak, "Türk finans sektörü bu yükü taşıyabilecek kapasitede, yetenekte ve güçtedir. Biz, bankaları sadece kredi veren kurumlar olarak görmüyoruz, yatırımı kolaylaştıran, reel sektörün ihtiyaçlarına çözüm üreten iş ortakları olarak görüyoruz. Türk bankacılık sektörü birçok ülkeye kıyasla çok sağlam bir yapıda." dedi. Bu güçlü yapının reel sektör için önemli bir güven unsuru olduğunu vurgulayan Özdil, KOBİ'lere en yüksek oranda destek olan kurumlardan biri olduklarını anlattı.
Özdil, KOBİ'leri, sanayicileri, genç ve kadın girişimcileri desteklediklerini ve öyle olmaya devam edeceklerini bildirerek, şu değerlendirmede bulundu:
"Halkbank'ın üzerinde ABD'deki hukuki sürecin getirdiği bir yük vardı. O yükten kurtulmuş olmamız dolayısıyla bundan sonra yurt dışı kaynak imkanlarımız da artacak ve o kaynakları da siz değerli iş insanlarımızın hizmetine sunacağız. İnşallah bu yılın içinde, eylül-ekimden başlamak üzere yurt dışından 4-5 milyar dolarlık kaynak temini konusunda çalışmalarımız var. Bu kaynakları tamamen sizin hizmetinize sunacağız. Bütün gücümüzü, imkanlarımızı sizler için seferber edeceğimize söz veriyoruz."
"Mutlaka bu enflasyon düşürülecektir"
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar da dünyanın siyasal ve ekonomik açıdan yeniden şekillendiğini, belirsizliğin en zirvede olduğu dönemlerden birinin yaşandığını söyledi. Bu durumun herkes için hem yeni fırsatlar hem de yeni zorluklar getirdiğini belirten Çakar, Türkiye'nin dışa açık bir ekonomi olduğunu ve bütün küresel gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti.
Çakar, bu kapsamda Türkiye'nin bir ekonomik program uyguladığını ve temel hedefin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, "Çünkü fiyat istikrarını sağlamadığınızda finansal, ekonomik ve siyasal istikrarı sağlamamız mümkün değil. Bunların hepsi birbirini besleyen ve birbirini tamamlayan unsurlardır. Fiyat istikrarı olmadan enflasyonu düşüremeyiz, enflasyon düşmediği müddetçe de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve öngörülebilirliği sağlayamayız." değerlendirmesinde bulundu.
Yaşanan jeopolitik gerilimlerin etkisinin fiyatlar üzerindeki etkisinin doğrudan görüldüğüne dikkati çeken Çakar, Orta Vadeli Program'da (OVP) öngörülen enerji fiyatlarının oldukça üzerine çıkıldığının altını çizdi.
Çakar, özellikle enerji ithal eden ülkeler için bu fiyatların temel belirleyici kalemlerden olduğuna ve enflasyonu tetiklediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Ancak bütün bunlara rağmen gerçekten enflasyon eğilimi aşağı yönlü. Genel enflasyon eğiliminin aşağı yönlü olması ve özellikle de yakın coğrafyada bu mevcut savaşın ve konjonktürel gelişmelerin daha negatif bir duruma evrilmemesi kaydıyla bizim önümüz açıktır. Bu süreç başarılabilir bir süreçtir ve mutlaka bu enflasyon düşürülecektir. Oraya doğru da gidiyoruz."
"Finansmana erişimin sorun olmasını ortadan kaldıracağız"
VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan da devam eden ekonomi programının amacının, öngörülebilir, sağlıklı bir ekonomik altyapıyı tesis etmek olduğunu söyledi.
Bölgede yaşanan savaş ve olumsuz durumlara rağmen Türk ekonomisinin bu süreçte güçlü çıkacağına işaret eden Arslan, "Bu dönemi hep birlikte atlatacağız." dedi.
Arslan, finansmana erişim probleminin önemini vurgulayarak, reel sektörün sorunlarını ve tavsiyelerini dikkatle not alacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dün açıklanan toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredi paketinin önemine işaret eden Arslan, "Bu paketin detaylarının açıklanmasıyla tüm kamu bankaları olarak sanayicimize, iş dünyamıza bunları en uygun şartlarda ve en hızlı şekilde ulaştırarak finansmana erişimin sorun olmasını büyük ölçüde ortadan kaldıracağımızı düşünüyorum." ifadesini kullandı.
Arslan, Türk bankacılık sektörünün hem sermaye hem kaynak yapısı gereği iş dünyasını ve reel ekonomiyi daha fazla desteklemeye müsait olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Kamu bankaları olarak bundan sonraki süreçte daha birebir iletişimle sorunlar, sıkıntılar daha kolay aşılacaktır. Hatta bu vesileyle bir öneride bulunmak istiyorum, Kamu bankalarında bir 'finans hattı' oluşturalım. Buraya uzman ekipler yerleştirelim ve talepleri doğrudan almak suretiyle daha hızlı çözümler getireceğimize inanıyorum. Geçmişte pandemi döneminde olsun, ekonomik kriz dönemlerinde olsun, deprem döneminde olsun kamu bankaları nasıl elini, gövdesini taşın altına soktuysa, inanın ve bize güvenin, bundan sonra da aynı hassasiyeti ve aynı kararlılığı göstereceğiz."