İftira Atan Kişiye Hapis Cezası İptal
Anayasa Mahkemesi, iftira eden kişiye hapis ceza getiren Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 267 Anayasa Mahkemesi, iftira atan kişiye hapis ceza getiren Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 267.maddesinin 7.fıkrasını iptal ederek, suç ile ceza arasında bulunması...
Anayasa Mahkemesi, iftira eden kişiye hapis ceza getiren Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 267 Anayasa Mahkemesi, iftira atan kişiye hapis ceza getiren Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 267. maddesinin 7. fıkrasını iptal ederek, suç ile ceza arasında bulunması gereken adil dengenin korunamadığına dikkat çekti.
Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi, TCK'nın 267. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, "iftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmışsa iftira eden kişinin, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağına" ilişkin hükmün iptal gerekçesi Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi, gördüğü bir davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin 5, 6 ve 7 numaralı fıkralarının Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne, başvurdu. İstemi esastan görüşen Anayasa Mahkemesi, TCK'nın 267. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, "İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü oy birliğiyle iptal etti. Mahkemenin iptal gerekçesinde, yasa koyucunun, iftira suçunun temel şekli ve nitelikli halleriyle failin cezalandırılmasında esas alınan özellikleri düzenlerken, iftira sonucunda mağdurun uğradığı zararın ağırlığını ve mağdur hakkında uygulanan yaptırım miktarını ve türünü de dikkate alması gerektiğine işaret edildi.
-SUÇ VE CEZA VURGUSU-
Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'nın konuya ilişkin kuralları başta olmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etik değerleri ve ekonomik hayatın gereksinmeleri göz önüne alınarak saptanacak ceza siyasetine göre belirlendiğinin belirtildiği gerekçede, suç ve ceza dengesine vurgu yapılarak şöyle denildi:
"Suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunup bulunmadığının saptanmasında o suçun toplumda yarattığı infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike, zarar görenin kişiliği ile ona verilen zararın azlığı veya çokluğu, işlenme oranındaki azalma veya artış gibi faktörlerin de dikkate alınması gerekir. Örneğin, iftira neticesinde mağdurun işlemediği bir suçtan yargılanıp hapis cezasıyla cezalandırılmasına neden olan kişi, Kanun'un 267. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince (mahküm olunan cezanın üçte ikisi) asgari 20 gün hapis cezası ile cezalandırılacakken; mahkemece mağdur hakkında uygulanan hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması halinde ise iftira eden kişinin Kanun'un 267. maddesinin (7) numaralı fıkrası gereğince asgari 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerekecektir. İtiraz konusu fıkra uyarınca, mağdur hakkında uygulanan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya seçimlik olarak hapis cezası ve adli para cezası öngörülen suçlar bakımından da adli para cezasının tercih edilmesi hapis cezasına mahküm edilmesine oranla daha ağır bir şekilde cezalandırılma sonucunu doğurmaktadır."
-SUÇ İLE CEZA ARASINDA BULUNMASI GEREKEN ADİL DENGE KORUNMUYOR-
Suç ile ceza arasında bulunması gereken adil dengenin korunamadığının ve bu haliyle de adalet duygularını zedeleyen bir durum bulunduğunun açık olduğunun ifade edildiği gerekçede, iftira neticesinde mağdur hakkında hapis cezası uygulanması halinde öngörülen cezayla mağdur hakkında hapis cezası dışında adli yaptırım veya idari yaptırım uygulanması halinde öngörülen cezalar arasında kabul edilebilir bir orantı bulunmadığı vurgulandı.
Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu kuralın iptal edilmesi nedeniyle doğan boşluğun, kamu düzenini ihlal edici nitelikte görerek, iptal kararının, Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. - Ankara