İit Üyesi Ülkelerin Kalkınmasında Kadınların Rolü Bakanlar Konferansı
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreter Yardımcısı Hameed A. Opeloyeru, "Kadın ve kız çocukları bugüne kadar dışlanma, marjinalleşme ve sosyo-ekonomik zorluklarla baş başa kalmıştır.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreter Yardımcısı Hameed A. Opeloyeru, "Kadın ve kız çocukları bugüne kadar dışlanma, marjinalleşme ve sosyo-ekonomik zorluklarla baş başa kalmıştır. Bu nedenle ülkelerin kalkınma hedefleri sekteye uğramıştır." dedi.
"İİT Üyesi Ülkelerin Kalkınmasında Kadınların Rolü Bakanlar Konferansı"nın açılış oturumunda konuşan Opeloyeru, kadınların ilerlemesi ve güçlenmesi için dayanışma göstermek için bir araya geldiklerini belirterek, "Kadınların kalkınma süreçlerine tam katılımını ve toplumların daha aydınlık bir geleceğe ulaşmasına katkı sağlamak için bir araya geldik. Ülkelerin yoksulluğun azaltılması ve sosyal koruma stratejileri bağlamında kadınların koşullarının gözden geçirilmesini amaçladık." şeklinde konuştu.
Tarih boyunca kadınların sosyal, siyasi, kültürel ve ekonomik yaşamda etkin roller üstlendiklerini aktaran Opeloyeru, şunları kaydetti:
"Kadınlar medeniyetin tesisinde ve nesillerin yetiştirilmesinde büyük katkılar yapmıştır. Fakat kadın ve kız çocukları bugüne kadar dışlanma, marjinalleşme ve sosyo-ekonomik zorluklarla baş başa kalmıştır. Bu nedenle ülkelerin kalkınma hedefleri sekteye uğramıştır. Bu çirkin durum, Müslüman dünyanın içinde bulunduğu silahlı çatışmalar, hassas durumlar ve istikrarsızlık durumları neticesinde daha da alevlenmiştir. Bu tür bölgelerde nüfusun tüm kesimlerinin enerjilerinin seferber edilmesi için uygun programlar ve stratejiler belirlenmeli."
Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk Sorunları Devlet Komitesi Başkanı Hicran Hüseynova ise, "İİT üyesi ülkeler arasında hızlı değişikler olmasına rağmen hala çatışma alanlarında kadınların büyük problemler yaşadıklarını biliyoruz." dedi.
Hüseynova, kadınların her türlü sömürü ve istismara maruz kaldığını belirterek, "Ne yazık ki en büyük problemi kadınlar yaşıyor. Temel haklardan yoksunlar, uygun sağlık hizmetinden yoksunlar, eğitimden ve sağlıklı yaşama koşullarından yoksun bir şekilde yaşamak zorunda kalıyorlar. ve her türlü sömürü ve istismarın kurbanı oluyorlar. Tabii ayrımcılıklar, fırsatlar, temel haklar ve fırsatların önüne geçen bütün ayrımcılık kaynaklarının bertaraf edilmesi lazım. Çünkü İslam hiçbir zaman ayrımcılığı desteklemiyor." ifadelerini kullandı.
Kadınların kalkınması, gelişmesi sayesinde belki yoksulluk bertaraf edilebilir diyen Hüseynova, şöyle konuştu:
"Bizlerin kollektif bir sorumluluğu var ve bu sorumluluğu hep beraber omuzlanarak kadınlarımıza ve kız çocuklarına tüm temel hakları, hizmetleri ve kaliteli eğitimi, istihdam fırsatlarını sunarak onların yaşamlarını güvence altına almalıyız ve her türlü ayrımcılığa, sosyal adaletsizliğe karşı kadınlarımızı ve kız çocuklarımızı korumalıyız. Çünkü biliyoruz ki, ancak bu şekilde yoksulluğun önüne geçilebilir, kadınların kalkınması, gelişmesi sayesinde belki yoksulluk bertaraf edilebilir. Hükümetler tek başlarına kaldıklarında elbette bu hedefleri, amaçları yerine getiremeyeceklerdir. O yüzden bütün paydaşlar, STK'lar bir araya gelmeli ve kadınların, kız çocuklarının yüzleşmek zorunda kaldığı bu güçlüklere karşı birlikte çalışmalılar. Hepimizin bildiği İslam İşbirliği Teşkilatı üye devletlerinin uluslararası konvansiyonlara ve tabii bu uluslararası konvansiyonların altında kadına karşı her tür ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi de bulunuyor."