İsrail'den İdam Cezaesi: Yeni Yasa Kabul Edildi

Son Güncelleme:

İsrail parlamentosu, Hamas saldırılarına katılanlar için idam cezası öngören yasayı kabul etti.

İsrail parlamentosu, 7 Ekim 2023'te Hamas öncülüğünde gerçekleştirilen saldırılara ve toplu rehine alma eylemlerine karıştıkları iddiasıyla yakalanan kişiler için idam cezası getiren yeni bir yasayı kabul etti.

Knesset'te 0'a karşı 93 oyla kabul eden bu yasa, geçmişteki eylemlere yönelik olarak da idam yargılamasının önünü açıyor.

Bu yasayla 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısına katılmakla suçlanan kişiler idamla yargılanabilecek.

Yasa, Kudüs'te bir askeri mahkemenin kurulmasını ve yargılamaların canlı yapılmasının da önünü açacak.

Yasa, alışılmadık şekilde hükümet ile muhalefet siyasetçilerinin konsensusu ile meclise sunulmuştu.

Meclis'in geriye kalan 27 milletvekili ya oturuma katılmadı ya da çekimser kaldı.

Tasarıyı meclise sunan muhalefet milletvekillerinden Yulia Malinovsky, oylamalar öncesinde düzenlenen basın toplantısında, "Herkes İsrail devletinin egemen bir devlet olduğunu ve kendisine zarar verenleri sorumlu tutmayı bildiğini görsün" ifadelerini kullandı.

Malinovsky bunun, "Tüm dünyanın göreceği tarihi yargılamaların başlangıcı" olduğunu dile getirdi.

İsrailli insan hakları grupları şse yeni yasaya karşı çıkıyor.

Gruplar, hem idam cezasına karşı olduklarını dile getirdi hem de işkence altında alındığı iddia edilen itiraflara dayanan "göstermelik yargılamalar" konusunda uyarıda bulundu.

7 Ekim 2023, İsrail tarihinin en ölümcül günü ve bugüne kadar süren savaşın dönüm noktalarından birisi olarak kabul ediliyor. Hamas öncülüğündeki militanlar güney İsrail'de çoğu sivil olmak üzere 1.200'den fazla kişiyi öldürdü. Ayrıca 251 kişi kaçırılarak Gazze Şeridi'nde esir tutuldu.

Bu olaylar, Gazze'de şimdiye kadarki en ölümcül savaşı tetikledi, Gazze Şeridi'nde yerleşimlerin büyük kısmı yerle bir oldu, milyonlarca kişi yerinden edildi.

Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığı'na göre bugüne kadar 72 bin 740 kişi hayatını kaybetti ve bunların çoğunluğunu çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor.

İsrail parlamentosu Mart ayında terör suçlarından hüküm giyen Filistinlileri hedef alan idam yasasını kabul etmiş olsa da bu yasa geriye dönük olarak uygulanmıyor.

Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilenleri yargılamak için ayrı bir mevzuata ihtiyaç duyuldu.

Yasayı destekleyen İsrailli siyasetçiler, bunun tarihi öneme sahip bir yargılamaya imkân tanıyacağını söyleyerek bunu Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann'ın yargılanmasıyla karşılaştırıyor.

Yahudi Soykırımı'nın mimarlarından olan Eichmann, 1962'de idam edilmiş ve önceden İsrail sivil mahkemesi tarafından idama mahkûm edilen tek kişi olmuştu.

Yeni yasa, saldırılara doğrudan katıldıkları iddia edilenlerin, İsrail'de yakalanan Hamas'ın askeri kanadı el-Kassam Tugayları'na bağlı Nukhba özel kuvvetler birimi üyeleri de dahil olmak üzere, yargılanması için özel bir hukuki çerçeve oluşturuyor.

Bu kişilerin terörizm ve cinayetten cinsel şiddete ve ayrıca soykırıma kadar uzanan suçlamalarla karşı karşıya kalması bekleniyor.

Bu suçlar için idam cezası öngörülüyor ve şüphelilerin Kudüs'te kurulacak özel bir askeri mahkemede, normal ceza davalarından farklı kurallar çerçevesinde yargılanmaları bekleniyor.

Duruşmaların açılış, karar ve ceza safhası da dahil olmak üzere önemli anlarının görüntülenmesi ve özel bir internet sitesinde yayınlanması planlanıyor.

7 Ekim saldırısının mağdurları ve yakınlarını kaybeden aileler, yeni yasaya ilişkin parlamenter komite görüşmelerine katıldı.

Carmit Palty Katzir, en ağır şekilde etkilenenlerin haklarını korumak amacıyla katıldığını söyledi.

Kardeşi Elad Katzir, Nir Oz Kibbutz'undaki çocukluk evlerinden rehin alınmış ve ardından öldürülmüştü.

Babası Rami öldürülmüş, annesi Hana ise rehin alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Palty Katzir, İsrail ordu radyosuna yaptığı açıklamada, "Bu olayın pek çok açıdan sona ermediğini anlamak önemli. Ailelerin birçoğu cinayetler hakkında tamamen cevapsız sorularla baş başa bırakıldı. Bilgilerin büyük bir kısmı bize ulaşmıyor" dedi.

Palty Katzir, şüphelilerin yargılanmasından yanıtlar almayı umduğunu ancak hassas ayrıntıların kamuya açıklanmadan önce mağdurlara aktarılmasını talep ettiğini söyledi.

1.200'den fazla kişi suçlama olmaksızın hapiste

İsrail Hapishane Servisi, halen 1.283 kişiyi resmi suçlama olmaksızın "yasa dışı savaşçı" olarak adlandırılan statüyle tutuyor.

Bunların büyük çoğunluğu Gazze'den.

Az sayıda Gazzelinin İsrail ordusu tarafından tutulduğuna da inanılıyor ve 7 Ekim saldırılarına karıştıkları şüphesiyle 300 ila 400 Gazzelinin ceza davalarında sanık olarak tutulduğu bildiriliyor.

Yeni yasayı savunanlar, askeri mahkemenin olağan bazı delil ve usul kurallarını değiştirerek çok büyük ve önemli bir hukuki süreci yürütebileceğini söylüyor. Bunun yargılamanın adilliğini önemli ölçüde etkilemeyeceğini iddia ediyorlar.

Ancak insan hakları grupları buna itiraz ediyor ve mevcut usullerin sanıkların haklarını korumak üzere tasarlandığını belirtiyor.

Bazı duruşmaların sanıklar fiziksel olarak hazır bulunmadan yapılacağını öngörüyorlar.

İsrail'de İşkenceye Karşı Kamu Komitesi'nin yöneticisi Sari Bashi, "Hükümet koalisyonu üyeleri, kurdukları bu mahkemeden toplu idam kararları çıkmasını beklediklerini açıkça belirttiler" diyor ve ekliyor:

"7 Ekim suçlarına katıldıkları şüphesiyle tutulan Filistinlilerin sistematik ve yaygın şekilde işkence gördüğünü biliyoruz.

"Benim endişem, işkence altında alınan itiraflara dayanarak mahkûm edilmeleri, hatta idam edilmeleri."

Bashi sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Güney İsrail'de sivillere yönelik saldırılardan sorumlu olanlar hesap vermelidir, ancak bu şekilde değil.

"Adil yargılanma hak ediyorlar ve idam cezası asla masada olmamalıdır."

İsrail hükümeti, yaygın işkence iddialarını reddediyor ve uluslararası hukuk standartlarına uyduğunu belirtiyor.

Pazar günü yapılan basın toplantısında Adalet Bakanı Yariv Levin, özel hukuki çerçevenin oluşturulması için kendi talimatıyla "eşi benzeri görülmemiş ölçekte" çalışma yapıldığını gazetecilere söyledi.

Levin, bir soruşturma ekibinin "binlerce saatlik video izlediğini, çok büyük bir delil yığını incelediğini ve aynı zamanda katliamı gerçekleştiren ve yakalanan teröristleri sorguladığını" iddia etti.

Nihayetinde video ve ses kayıtlarının Devlet Arşivleri'nde saklanması bekleniyor.

Gazzeliler yakınları hakkında bilgi istiyor

Birçok Gazzeli, 7 Ekim 2023 saldırıları sırasında İsrail'e geçtiği bilinen ya da buna inanılan veya sonrasında gözaltına alınan akrabalarına ilişkin hâlâ bilgi arıyor.

Pazartesi günü onlarca kişi Gazze kentinde Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin genel merkezi önünde yeni idam cezası yasasını protesto etti.

Kayıp gazeteci Haitham al-Wahad'ın kardeşi Hisham al-Wahad, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bakın, bu yasa acımasız; yaşama tutunduğunuz umudu elinizden almaya çalışan bir yasa. Biz tutuklu aileleri ve kayıp yakınları olarak devletlere ve kamuoyuna böyle bir yasa ve uygulamayı durdurmaları için çağrıda bulunuyoruz" dedi.

El-Wahad ailesi, kameraman olan Haitham'ın en son, 7 Ekim'de Beit Hanoun yakınlarındaki İsrail'in Erez geçiş noktası civarında olayları takip ederken meslektaşlarıyla birlikte görüldüğünü söylüyor.

İsrail uzun yıllardır fiilen idam cezasını uygulamıyor. Ancak son yıllarda idam cezasına yönelik kamuoyu desteği artmış durumda.

Yakınlarını kaybeden birçok İsrailli aile, yeni özel askeri mahkeme yasasının adaletin yalnızca bir yönünü ele aldığını vurguluyor.

Carmit Palty Katz, "Odak noktamızın Nukhba teröristleri olması ve bu korkunç trajedinin nasıl gerçekleştiği, kimin sorumluluk alacağı, bunun hukuki sorumluluğunu kimin üstleneceği veya akrabaların iyileşmesinin nasıl ele alınacağı üzerinde durulmaması kabul edilemez" dedi.

Kaynak: BBC