İYİ Partili Usta, SPK'nin Ziraat GYO istisnasına 'açık kapı' dedi
İYİ Partili Usta, SPK'nin 28 Ağustos 2026 düzenlemesindeki kamu şirketlerine istisnanın Ziraat GYO'daki Ziraat Portföy pozisyonlarını korumaya dönük olduğu kanaatini paylaştı. Usta 450 bin kişi ve 6,5 milyon borsa yatırımcısı mağdurken 400 kişinin korunmaya çalışıldığını sordu.
(TBMM) - İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, SPK'nin serbest fonların belirli hisselerde yoğunlaşmasını önlemeye yönelik düzenlemesinde kamu bağlantılı şirketlere getirilen istisnayı eleştirerek "İstisnanın, özellikle Ziraat GYO'daki Ziraat Portföy pozisyonlarını korumak amacıyla hazırlanmış olduğu kanaati bizde oluştu" dedi. Ziraat GYO hisselerindeki yoğunlaşmaya dikkati çeken Usta, "450 bin kişi mağdurken, onun dışında diğer fon yatırımcıları mağdurken, bunun etkisiyle 6,5 milyon borsada parası olan insanlar, borsa yatırımcıları mağdurken bu korumaya çalıştığınız 400 kişi kim" diye sordu.
İYİ Parti Samsun Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Erhan Usta, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, "fon krizi"ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 28 Ağustos 2026 tarihli düzenlemesinde kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştiraklerinin ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarına getirilen istisnayı eleştiren Usta, düzenlemenin Ziraat GYO'daki Ziraat Portföy pozisyonlarını korumaya yönelik olduğu şüphesini dile getirdi. Usta, "Türkiye yaklaşık bir yıldır bu fon soygunu, fon vurgunu meselesini konuşuyor. Konuyla ilgili olarak gidişatın çok iyi olmadığını zaten hepimiz biliyoruz. Dün de Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bu mağduriyetlerin giderilmesine yönelik olarak bir kanun teklifi görüşüldü. Ancak bugün bu konuyla ilgili bugüne kadar hiç gündeme getirilmemiş bir hususu gündeme taşımak istiyorum" dedi.
SPK'nin 28 Ağustos 2026'da serbest fonların belirli hisselerde yoğunlaşmasını önlemek amacıyla düzenleme yaptığını anlatan Usta, kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri, bağlı ortaklıkları ve yönetim hakimiyetindeki şirketlerin ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarının sınırlamalardan muaf tutulduğunu söyledi.
Usta, düzenlemedeki istisnaya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Özel sektörün hiçbir şirketi herhangi bir yerde, herhangi bir hisse senedinde yoğunlaşamayacak, ancak bu bir kamu iştiraki olursa onun yoğunlaşmasına istisna getiriyor. Dünyadaki örneklere baktığımızda kamu kurum ve kuruluşlarının borçlanma araçlarına, bakın sadece borçlanma araçlarına benzer istisnaların getirildiğini görüyoruz. Bu normal, olabilir. Ancak SPK düzenlemesine baktığımızda borçlanma araçları yerine sermaye piyasası araçları ifadesinin kullanılması ve hisse senetlerinin de bir muafiyete getirilmiş olması dünyada hiçbir örneği olmayan bir uygulama."
"KAMU HİSSESİ DEMEK MANİPÜLASYON OLMAYACAK ANLAMINA GELMEZ"
Kamu şirketlerinin hisselerinin de manipülasyona konu olabileceğini belirten Usta, geçmişte kamu bankalarının hisselerinin de içinde bulunduğu banka manipülasyonu olayını, Emlak Konut GYO ve THY hisselerinde yaşananları örnek göstererek "Kamu hissesi demek manipülasyon olmayacak anlamına gelmez. Nitekim geçmişte 2022 yılında kamu bankalarının hisselerinin de içinde bulunduğu büyük banka manipülasyonu olayı oldu. Bu olayda SPK 10 gerçek kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve kamu bankaları da vardı bunun içerisinde. Yine benzer olay Emlak Konut GYO'da ve THY hisselerinde oldu. Aynı manipülasyonlar fonlar üzerinden de yapılabilirdi" diye konuştu.
Gelişmiş ülkelerde kamu hisselerine yönelik bu kapsamda genel bir muafiyet bulunmadığını kaydeden Usta, istisnanın hangi gerekçeyle getirildiğini araştırdıklarını söyledi. THY, Emlak Konut GYO, Halkbank, VakıfBank, Türkiye Sigorta ve diğer kamu bağlantılı şirketlerin fon sahipliklerini karşılaştırdıklarını belirten Usta, erişebildikleri verilerde ciddi fon yoğunlaşmasının bir kamu şirketinde görüldüğünü ifade etti.
Usta, bu şirketin Ziraat GYO olduğunu belirterek, şirketin ortaklık yapısına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Ziraat GYO'nun açıklanan ortaklık tablosu şu şekilde: Yüzde 81'i Ziraat Bankası'nın, yüzde 16,90'ı, burası kritik, Ziraat Portföy tarafından yönetilen üç tane fona ait. Yüzde 2'si de normal vatandaş. Yani Ziraat Bankası ve Ziraat Portföy'ün toplamı yüzde 98'e geliyor. Buradaki Ziraat GYO'yu ne kadar halka açık diye sorduğunuzda yüzde 19 diyorlar ama bunun yüzde 17'si Ziraat Portföy'e ait, sadece yüzde 2'si dolaşımdaki hisse senedi. Bu bulgular, istisnanın özellikle Ziraat GYO'daki Ziraat Portföy pozisyonlarını korumak amacıyla hazırlanmış olduğu kanaatini bizde oluşturdu."
ZİRAAT GYO HİSSELERİNDEKİ FİYAT ARTIŞI
Ziraat GYO'nun hisse fiyatındaki değişime de dikkati çeken Usta, 2 Eylül 2024 ile 12 Mayıs 2025 arasındaki sekiz aylık dönemde fiyatın 6 lira 26 kuruştan 29,5 liraya çıktığını belirterek "Yüzde 4,7 katına çıktığını tespit ettik sekiz ay içerisinde" dedi.
Usta, SPK'nin düzenlemesine ilişkin yanıtlanmasını istedikleri soruları da sıraladı. İstisnanın kim tarafından önerildiğini, hazırlık sürecinde Ziraat Bankası veya Ziraat Portföy'den talep ya da görüş alınıp alınmadığını soran Usta, hisse senetlerinin neden muafiyet kapsamına alındığının açıklanmasını isteyerek, şu soruları yöneltti:
"İstisna neden kamu kurum ve kuruluşlarının borçlanma araçlarıyla sınırlandırılmadı, hisse senetlerinin de muaf ettirilmesinin ekonomik gerekçesi nedir? Bir kapıyı açık mı bırakmak istediniz diye buradan kendilerine soruyorum. Ziraat Portföy'ün yaklaşık 793 milyon lotluk sahipliği düzenlemenin etki analizinde yer aldı mı? Eğer bu istisna yapılmasaydı, yani SPK'nin 28 Ağustos'ta yaptığı düzenlemedeki istisna olmasaydı ne değişecekti? Geçiş hükümleri ve fon türleri dikkate alındığında Ziraat Portföy fonlarının kaç milyon lotluk pozisyonu yeni sınırlara tabi olacaktı?"
İstisnadan yararlanan kamu şirketleri ve fonların listesi ile sahiplik miktarlarının açıklanmasını da isteyen Usta, Ziraat GYO'daki gerçek fiili dolaşım oranının ortaya konulması gerektiğini söyledi. Usta, Ziraat Portföy tarafından yönetilen üç fonun elindeki yüzde 16,90'lık payın ne kadarının MSCI endeksi veya MSCI metodolojisi bakımından serbest dolaşımda sayıldığının da açıklanmasını istedi.
"BU KAPIYI NİYE AÇIK BIRAKIYORSUNUZ?"
Ziraat Portföy tarafından yönetilen fonlardaki yoğunlaşmaya ilişkin örnekler veren Usta, ZJB fonunun varlıklarının yüzde 80'inin Ziraat GYO hisselerinden oluştuğunu ve fondaki sahip sayısının 222 kişi olduğunu söyledi. ZJ fonunda ise 164 kişinin bulunduğunu belirten Usta, bu rakamların geçen haftaya ait olduğunu kaydetti.
Usta, düzenlemenin belirli yatırımcıları korumak için yapılmış olabileceğini savunarak, şöyle konuştu:
"Bir yandan yapılan yeni düzenlemelerle fon yoğunlaşmaları engellenirken öte yandan yapılan muafiyet düzenlemeleri ile eski düzenin kamu şirketleri üzerinden devamı mı sağlanmaya çalışılıyor? Yani soygun için bir açık kapı mı bırakmaya çalışıyorsunuz? Muafiyet düzenlemesi yapılırken borçlanma araçları yerine sermaye piyasası araçları denilerek ve böylece kamu şirketlerinin hisseleri de muafiyet kapsamına alınarak genel ifadeler kullanılırken aslında Ziraat Portföy'ün bazı fonları için özel bir düzenleme mi yapılıyor? Bu fonların yatırımcıları kimlerdir? Yani kimleri koruyorsunuz?"
Usta, istisnanın bulunmaması durumunda fonların Ziraat GYO'daki hisselerini satmak durumunda kalabileceğini ve bunun fiyatlar üzerinde etkili olabileceğini ileri sürdü. Kamu şirketlerinin hisselerinde de yoğunlaşmanın önlenmesi gerektiğini belirten Usta, düzenlemenin uluslararası uygulamalara ve MSCI metodolojilerine aykırı olduğunu savundu.
Usta, "Şu anda orada hangi yatırımcılar var, bunu bize söylemek durumundalar. Kimi koruyorsunuz buradan? Yani 450 bin kişi mağdurken, onun dışında diğer fon yatırımcıları mağdurken, bunun etkisiyle 6,5 milyon borsada parası olan insanlara, borsa yatırımcıları mağdurken bu korumaya çalıştığınız 400 kişi kim? ve bu kapıyı niye açık bırakıyorsunuz?" diye sordu.
Piyasaların zor durumda olduğunu ifade eden Usta, "Bu kişilerin siyasi bağlantıları nelerdir, bunların özellikleri nelerdir? Piyasalar yangın yerine dönmüşken insanlar intihar ederken hala arka kapıdan bazı imtiyazlar, muafiyetlerle özel koruma altına mı alınmaktadır?" dedi.
Usta, sorularına Hazine ve Maliye Bakanı, SPK Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan yanıt beklediğini belirterek, "Kamuoyu aydınlatılmak durumundadır" ifadesini kullandı.
"BÜROKRATLAR DÖKÜLÜYOR"
Plan ve Bütçe Komisyonu'nda fon krizine ilişkin kanun teklifinin görüşmeleri sırasında kurumların ve bürokratların tutumunu da eleştiren Usta, toplantıda yönelttikleri sorulara yeterli yanıt alamadıklarını söyledi. Usta, "Gerçekten kurumlar, bürokratlar dökülüyor. Zaten kurumsal çürümeyi çok sık gündeme getiriyoruz. İnsanların içi acıyor. Çünkü o sıralarda yıllarca bulunmuş bir bürokrat olarak kurumlarımızın durumunu, bürokratların durumunu konuşmaktan korktuklarını, daha doğrusu birçok şeyi de bilmediklerini, meseleleri takip edemediklerini, orada çelişkili ifadeleri olduğunu gördük. Herkes birbirini suçladı. Bakarsanız hiçbir kurumun suçu yok, ortada bu kadar büyük bir soygun var" diye konuştu.
Krizin siyasi, bürokratik ve özel sektör boyutları olduğunu ileri süren Usta, "Bu işin üç tane ayağı var: Siyasi ayağı AK Partililer, bürokrat ayağı var, onlar da AK Partili bürokratlar, bu işin özel sektör ayağı var, onlar da AK Partili bir şekilde sağından solundan bulaşıp siyaset yapmış kişiler" ifadelerini kullandı.
Komisyonda yetkililerden rakam istediklerini ancak kendilerine yeterli bilgi verilmediğini belirten Usta, "Dün bürokratlardan rakamlar istedik, bize hiçbir rakam veremediler. Rakam yoksa çok kötü. Rakam var da Meclis'e verilmiyorsa o da daha kötü belki. Dolayısıyla rakam olmadan bu işleri nasıl yapıyorlar, onu da anlamak mümkün değil" diye konuştu.
"11 AY SONRA KESİLEN CEZA 4 MİLYON 400 BİN LİRA"
Usta, daha önce gündeme getirdiği Tera fonuna ilişkin iddialarının Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmelerde doğrulandığını vurgulayarak, Tera'nın en büyük fonunun ağustos ayı sonunda 268 milyar lira büyüklüğe ulaştığını belirtti.
Fonun TEFAS'a alınma sürecinde Takasbank'ın ve SPK'nin sorumluluğu bulunduğunu savunan Usta, "Tera'nın en büyük fonunun, en son ağustosun sonunda 268 milyar lira olan fonunun TEFAS'a, yani devletin elektronik sistemine hukuksuz bir şekilde alındığını, bu alımı Takasbank'ın yaptığını, SPK'nin görmesi gerektiğini, SPK'nin de 11 ay gözlerini kapatıp bunu görmediğini, oraya yatırımcı sayısının 161'den 111 bin kişiye çıkmasına hiç kimsenin engel olmadığını, peşkeş çekilerek zemin hazırlandığını söylemiştim" dedi.
Komisyonda SPK ve Takasbank yetkililerine de sorular yönelttiklerini belirten Usta, "Dün orada çok net bir şekilde ortaya çıktı ki iddialarımızın tamamı doğru. Takasbank usulsüz bir şekilde TEFAS'a Tera'nın o en büyük fonunu alıyor, binlerce insanın oraya yatırım yapması sağlanıyor ve o insanların hepsi şimdi dolandırıldı. Buna da SPK göz yumuyor. İş bitmiş, 11 ay sonra 268 milyar orada millete kazık atılırken kestiği ceza 4 milyon lira sadece, 4 milyon 400 bin lira. Bu rezalet dün orada netleşmiş oldu" ifadelerini kullandı.
Tera Yatırım Menkul Değerler ve bağlı ortaklıklarının Takasbank ile Borsa İstanbul para piyasalarından fonlanıp fonlanmadığını da sorduklarını aktaran Usta, yetkililerin yanıtlarından sistemin parasının kullanıldığı sonucuna vardığını söyleyerek "Bütün bu işleri yapmak için paraya ihtiyacınız var. Parayı nereden temin ediyorlar? Parayı Borsa İstanbul'daki ve Takasbank para piyasasından, orada gecelik veya haftalık borçlanmayla temin ediyorlar. Yani bizim paralarımızla veya sistemin parasıyla, yatırımcıların parasını kullanarak yatırımcıları dolandırdılar ve bunun aracısı da Borsa İstanbul ve Takasbank" diye konuştu.
USTA, ERİŞAH ARICAN'IN KOMİSYONA KATILMAMASINI ELEŞTİRDİ
Usta, Türkiye Varlık Fonu Başkanvekili ve Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan'ın komisyon toplantısına katılmamasını da eleştirdi. Arıcan'ın toplantıda bulunmaması nedeniyle kendisine yöneltmek istediği soruları basın toplantısında dile getiren Usta, Arıcan'ın ailesi ve oğluyla ilgili iddiaların da yanıtlanmasını istedi.
Usta, Arıcan'ın oğlunun 2022 yılında bir şarj istasyonu şirketi kurduğunu belirterek, şirketin Halkbank şubelerinde ve Halkbank Genel Müdürlüğü'nün bulunduğu binanın önünde kendisine ayrıcalık tanınarak yer tahsis edildiği iddiasını gündeme getirdi.
Usta, "Bütün Halkbank şubelerinde, Türkiye'nin her yerindeki Halkbank şubelerinde, hatta Halkbank Genel Müdürlüğü'nde, yani İstanbul Finans Merkezi'ndeki o binanın önünde de bu şirkete bir ayrıcalık tanınarak yer tahsis edildiği iddiası var. Bunun görüntüleri de var, bununla ilgili bilgiler, belgeler de ortada" dedi.
Böyle bir anlaşmanın yapılmış olabileceği ihtimalini ileri süren Usta, Halkbank'ın Türkiye Varlık Fonu bünyesinde bulunan bir kamu bankası olduğunu hatırlatarak, "Bu böyle bir şey olabilir mi, bu ahlaki midir, bu doğru mudur? Bu iddiaya yönelik olarak kendisinden de cevap bekliyoruz" ifadelerini kullandı.