Kırım Tatar Anma Toplantısı Antalya'da Gerçekleştirildi
Ukrayna'nın Antalya Başkonsolosluğu'nda Kırım Tatar sürgünü anma toplantısı düzenlendi.
Ukrayna'nın Antalya Başkonsolosluğu'nda Antalya bölgesindeki Kırım Tatar ve Ukrayna derneklerinin başkanlarının katılımıyla ortak toplantı düzenlendi.
Toplantıya, Ukrayna'nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi ile Manavgat Kırım Türkleri Yönetim Kurulu Başkanı Diğdem Başak Başkır Çalışkan başta olmak üzere bölgedeki Ukrayna ve Kırım Tatar toplumunun temsilcileri katıldı.
Etkinlik kapsamında 1944 yılı Kırım Tatar sürgününün kurbanlarının anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Başkonsolos Konopliastyi, burada yaptığı konuşmada, Ukrayna'nın "1944'te Kırım Tatar halkının sürgününü resmen bir soykırım olarak tanıdığını" belirterek, "Bu yalnızca tarihi bir değerlendirme değil, aynı zamanda kurbanların anısına, insanlık onuruna ve gelecek nesillere karşı ahlaki ve hukuki bir sorumluluktur." dedi.
Konopliastyi, 1944 yılının mayıs ayında yüz binlerce Kırım Tatarının "insanlık dışı koşullarda yük vagonlarıyla ana vatanları Kırım'dan zorla sürgün edildiğini" anlatarak, insanlara yalnızca birkaç saatte evlerini terk etmelerinin emredildiğini, yeterli yiyecek, içme suyu ve en temel insani koşulların dahi sağlanmadığını ifade etti.
Binlerce insanın açlık, susuzluk, hastalık ve ağır koşullar nedeniyle hayatını kaybettiğini kaydeden Konopliastyi, "Kırım Tatar halkı, tarihi ana vatanından koparılmış ve uzun yıllar boyunca sistematik baskılara maruz bırakılmıştır." dedi.
Konopliastyi, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Ukrayna'nın Kırım Tatarlarının Kırım'a dönüşünü, vatandaşlık verilmesini ve entegrasyon süreçlerini desteklediğini belirterek, "Kırım Tatar halkı, Ukrayna'nın yerli halkıdır ve çağdaş Ukrayna devletinin ayrılmaz bir parçasıdır." diye konuştu.
Başkonsolos Konopliastyi, Kırım Tatar halkının temsilcilerinin Ukrayna'nın siyasi, toplumsal ve devlet yaşamında aktif rol üstlendiğini dile getirdi.
50 bin Kırım Tatarı göç etmek zorunda kaldı
Konopliastyi, Kırım'ın 2014'teki ilhakının ardından tarihin acı sayfalarının yeniden yaşanmaya başladığını belirterek, "Kırım Tatar Milli Meclisinin yasaklanması, siyasi tutuklamalar, ev baskınları, zorla kaybetmeler, baskılar ve korkutma politikaları bugün de devam etmektedir." dedi.
Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı savaşın ardından "baskı, korku ve sindirme ortamının daha da ağırlaştığını" kaydeden Konopliastyi, bu nedenle on binlerce Kırım Tatarının bir kez daha Kırım'ı terk etmek zorunda kaldığını söyledi.
Konopliastyi, "Mevcut tahminlere göre 2014'ten bu yana yaklaşık 50 bin Kırım Tatarı, Ukrayna ana karasına, Türkiye'ye, Avrupa ülkelerine ve diğer devletlere göç etmek zorunda kalmıştır. Rusya'nın 2022'de başlattığı tam kapsamlı savaşının ardından zorunlu göçmenlerin sayısı daha da artmıştır." ifadelerine yer verdi.
Bu anma günlerinin Türkiye'de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile aynı döneme denk geldiğini kaydeden Konopliastyi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcını simgeleyen bu anlamlı tarih, özgürlük, insan onuru ve halkların kendi geleceğini belirleme hakkı için verilen mücadelenin önemini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Bugün Ukraynalılar ve Kırım Tatarları da aynı değerler uğruna omuz omuza mücadele etmektedir. Kırım Tatarları, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ve diğer güvenlik ve savunma kurumlarının saflarında Ukrayna'yı kahramanca savunmaktadır. Kırım Tatar halkının temsilcileri, Ukraynalılar ve diğer birçok halkın temsilcileriyle birlikte devletimizin bağımsızlığını, özgürlüğünü ve toprak bütünlüğünü korumaktadır."
Antalya'daki Ukrayna Başkonsolosluğu olarak, Kırım'dan gelen vatandaşların yaşadığı korkuları, baskıları ve zorlukları doğrudan gördüklerini anlatan Konopliastyi, Başkonsolosluğun yetki ve imkanları çerçevesinde Ukrayna vatandaşlarına yardımcı olmak, haklarını korumak ve gerekli konsolosluk desteğini sağlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Konopliastyi, Türkiye'ye teşekkür ederek, "Türkiye Cumhuriyeti'ne Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği kararlı destek, adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çabaları, Kırım'ın geçici işgalini tanımama konusundaki ilkeli tutumu ve Kırım Tatar halkına uzun yıllardır gösterdiği güçlü destek ve dayanışma dolayısıyla içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca, Türk halkına, devlet kurumlarına, sivil toplum temsilcilerine ve Türkiye'deki Kırım Tatar kuruluşlarına da dayanışmaları ve destekleri için şükranlarımızı ifade ediyoruz." diye konuştu.
Etkinlik kapsamında yapılan ortak açıklamalarda, Kırım Tatar halkının trajedisinin unutulmaması, tarihi hafızanın korunması, insan haklarının savunulması ve Ukrayna ile Kırım Tatar halkına destek konularının önemi vurgulandı.