Kredi Kartı ve Kredilerde Taksit Sınırlaması

Son Güncelleme:

İstanbul Üniversitesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Tuna: "Taksitlendirmeye 9 ay sınırının getirilmesi her yönüyle doğru bir karar" BMD Başkanı Doğan: "Kontrollü yapılmayan kartlı harcamalar, kişilerin gelir gider dengelerini olumsuz etkileyebiliyor, bu açıdan, hükümetin harcamalara yönelik tasarruf.

EDA TOPCU - İstanbul Üniversitesi Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Yard. Doç. Dr. Kadir Tuna, kredi kartı ve kredilerde taksit sınırlamasına ilişkin, "Taksitlendirmeye 9 ay sınırının getirilmesi her yönüyle doğru bir karardır" dedi.


Tuna, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bankacılık sektörünün son yıllarda gerek alışverişlerde gerekse nakit çekimlerde uzun taksit imkanı sunmaya başladığını, bunun da harcamayı teşvik ettiğini belirterek, "Taksitlerin uzaması demek gelecekteki gelirlerinizden fedakarlık yapmanız anlamına geliyor. Burada bankaları da suçlamak son derece yanlış. Bu konuda odak nokta tüketiciler. Bankaların uzun taksit imkanı sunması tüketicilerce yanlış algılandı. Böyle bir imkanın varlığı her aldığınız ürünü uzun taksitlendirme anlamına gelmiyor" dedi.


Tüketicilerin tüketimle tasarruf arasında denge kurması gerektiğini dile getiren Tuna, şunları kaydetti:


"Örneğin birçok tüketici nakit çekimi sürekli yapabileceği bir borçlanma aracı olarak görüyor. Oysa nakit çekimi en pahalı borçlanmadır. Nakit çekime 9 ay taksit sınırı bu anlamda caydırıcı olacaktır. Tüketiciler nakit çekimden mümkün olduğu kadar uzak durmalıdır.  Yemek, gıda ve akaryakıt günlük harcamalar niteliğinde olduğu için taksitlendirme kapsamından çıkarılması da son derece doğru. Taksitlendirmeye sınır getirilmesi tüketicileri, bankaları ve perakende sektörünü olumsuz etkilemeyecektir. Elbette tüketicilerin harcama alışkanlıklarında öncelik sırası değişecektir. Hatta tüketiciler perakende sektöründe artacak rekabet nedeniyle mal ve hizmetleri bugünkü koşullardan daha uygun fiyatla alabilir. Uzayan her taksitin maliyetine tüketiciler katlanıyor."


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) attığı adımın iyi anlaşılması gerektiğine vurgu yapan Tuna, tüketicilerin kredi kartındaki taksitlendirme sınırını aşmak için senetli satışlara yönelmesinin hata olacağını belirterek, "Senetli satışlarda risk fazla olduğu için malın fiyatı normalden yüksek olur. Tüketiciler organize olmayan perakende sektöründen uzak durmalı. Tüketiciler burada harcamalarının vadesini uzatmak için alternatif yolları tercih etmek yerine bütçelerini daha sağlıklı yönetmeye odaklanmalı. Bu konudaki diğer bir endişe bankaların karlılığının olumsuz etkileneceği yönünde... Bankaların bu konuda endişe etmesine gerek yok. Tüketicilerin tasarruf, mevduat, katılım hesabı, bireysel emeklilik ve diğer yatırım araçlarında geleceği yer yine bankalar olacaktır" diye konuştu.


Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Hüseyin Doğan ise taksitli satışların Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu ve çoğu tüketicinin, bütçesini kredi kartı harcamalarıyla dengelediğini belirterek, Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre 2012 yılında 54,3 milyon adet olan kredi kartı sayısının yüzde 5 artışla, 2013 yılının 3. çeyreğinde 56,6 milyon adete yükseldiğini hatırlattı. Doğan, kimi zaman kontrollü yapılmayan kartlı harcamaların, kişilerin gelir gider dengelerini olumsuz etkileyebildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:


"Bu açıdan, hükümetin harcamalara yönelik tasarruf önlemi alma hassasiyetini anlıyoruz. Bununla beraber perakende sektörünün olumsuz etkilenmemesi, ticaretin ivmesinin düşmemesine yönelik bir yapının kurgulanmasını ülkemiz ekonomisi açısından daha doğru bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Aslında burada temel hedef, tüketiciyi sistem dışına çıkarıp kayıt dışına itmeden kişinin harcama bilincini geliştirmek, kendi geliriyle orantılı harcama yapmasını sağlamak olmalı. Gerçekleştirilen düzenlemeyle bu bakış açısının ne ölçüde hayata geçeceğini zaman içinde göreceğiz."


KİM Marketler Zinciri Genel Müdürü Hamit Akçay da gıda perakendesinin ekonominin barometresi konumunda olduğunu, ekonomide yaşanan olumlu ya da olumsuz gelişmelerin doğrudan etkilediği ilk sektör konumunda olduğunu dile getirdi.,


Akçay, şöyle konuştu:


"Türkiye ekonomisinde yaşanan olumlu gelişmeler hane halkının gelirlerini gözle görülür bir oranda artırmıştır. Fakat bu artış gıda perakendesine aynı oranda yansımamıştır. Başta konut ve araç kredileri sebebiyle olmak üzere Türk ailesi borçlu durumda... Bu sebeple hane halkının gelirleri başta borçlara ve kredi faizlerine akmaktadır. Anlaşılan hükümet buradaki tehlikeli gidişatı gördüğü için frene basmak istemektedir. Gıdada taksit kaldırılması toplam borç seviyesine bir miktar azaltıcı etki yapabilir ancak bu sınırlı düzeyde olur.


İlk bir iki ay toplam gıda alışverişlerinde çok kısmi düşüşlere neden olabilir ancak ilerleyen aylarda bu düzenleme gıda perakendecilerine hiçbir negatif etki oluşturmayacaktır. Tüketici öncelikle kredi kartıyla gıda alışverişini yapacak kalan limitiyle de taksitli gıda dışı alışverişini yapacaktır. Hükümetin bu kararı ailelerin bütçe planlamasını daha dikkatli yapmasına ve temel ihtiyaçlarına yapacağı harcamaları daha ön plana almasına yardımcı olacaktır. Aile bireyleri önce temel gıda harcamalarını yapacak daha sonra diğer ihtiyaçlarına yönelecektir. Gıda perakendeciliği bakımından bu durum olumsuz bir durum olarak algılanmamalıdır." - İstanbul

Kaynak: AA