Mahkeme Balyoz Davasında Mahkumiyet Kararının Gerekçelerini Açıkladı (12)

Son Güncelleme:

Balyoz Davası'nda mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı.

Balyoz Davası'nda mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Gerekçeli kararda "eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman'ın neden tanık olarak dinlenmediği" tartışmalarına da değinildi.


Kararda, Özkök ile Yalman'ın, sanık ve avukatları tarafından ısrarla tanık olarak dinlenilmesinin istenildiği belirtilerek, "Adı geçen tanıkların, sanıklara atılı suçun niteliği gözönüne alındığında, toplanan kanıtlara göre beyanlarının alınmasının kararı etkisi bulunmadığı, kanıtın amaca uygun olmadığı değerlendirildiğinde; tanık gösterilmesi isteğinin mahkeme üzerinde kamuoyu nezlinde baskı oluşturmak amacıyla yapılması, seminer ve diğer belgelerin gerçek olması nedeniyle de tanıkların dinlenilmesinin sonuca etkili olmadığı kanaatine varılarak talep reddedilmiştir" denildi.


-AVUKATLARIN DAVAYA GİRMEMESİ-


Gerekçeli kararda, sanık avukatlarının 'adil yargılama ve savunma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla duruşmaya katılmaması da değerlendirildi. Ayrıntılı şekilde yapılan değerlendirmede, sanıkların ve avukatların bazı taleplerinin usule uygun olarak reddedildiği hatırlatıldı. Avukatların, taleplerin reddedilmesi üzerine temyiz merciine gitmek yerine usulde uygun olmayan bir uygulama ile hukuka aykırı olarak duruşmalara girmeme şeklinde tepki de bulundukları belirtildi.


-MAHKEME AZAMİ SABRI GÖSTERDİ-


Sanıkların da avukatlarının duruşmalarına katılmayacağına ilişkin ortak imzalı bir dilekçe sunduklarının belirtildiği kararda, "İstanbul Barosundan, mahkemeye avukat tayin edilmeyeceği belirtildi. Savcılık mütalaasının ardından sanık müdafilerinin karar verilmesini engellemek veya yargılamayı uzatmak amacıyla savunma yapmayacakları anlaşıldı. Mahkememizce tüm yapılan usulsüz davranış ve yargılamayı kilitleme çabalarına karşı gösterilebilecek azami sabır gösterilmiş ve bir kez daha sanık avukatlarına savunma hakkı için fırsat verilmiştir" denildi.


"HAKLARININ İHLAL EDİLDİĞİNİ İLERİ SÜREMEZLER"


"Kendi mağduriyetlerine kısmen ya da tamamen kendi hareketleriyle neden olan sanıklar, bu durumdan kendi lehlerine sonuç çıkararak haklarının ihlal edildiğini iddia edemezler" diyen mahkeme, sunulan bütün imkanlara rağmen bu hakkı kullanmayan sanıkların bu durumda kendi lehlerine sonuç çıkararak, haklarının ihlal edildiğini ileri sürmesinin mümkün olmadığını belirtti.


-HUKUKEN KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL-


Gerekçeli kararda, "Mahkememizce yargılamayı uzatma amacı güttüğü değerlendirilen davranışlara hukuksal koruma sağlanırsa, sanıkların diğer temel bir hakkının ihlali sonucu doğar ki, bu da hukuken kabul edilebilir bir durum değildir" ifadesi yeraldı.


"SON SÖZÜNDE BİLE MAHKEMEYİ TEHDİT ETTİ"


Gerekçeli kararda Çetin Doğan'ın mahkemedeki son sözüne de yer verildi. Doğan'ın yargılama sırasında mahkemeyi tehdit eder şekilde beyanlarda bulunduğu belirtilerek, "hatta son sözü olarak mahkemeye karşı 'vereceğiniz karar hakkınızda hayırlı olsun' şeklinde beyanda bulunarak yine heyeti tehdit ettiği ve baskı altına almaya çalıştığı" ifadeleri kullanıldı.


SG-SK-CT (MK) - İstanbul/ Şişli

Kaynak: DHA