Mermer Ocağının Faaliyeti Durduruldu
Bursa kamuoyunu uzun zamandır sularının kirlendiğini gerekçesiyle meşgul eden Başköydeki mermer ocağının faaliyeti durduruldu.
02.06.2012 tarih ve 28311 sayılı Resmi gazetede yayımlanan DSİ Genel Müdürlüğü Jeoteknik Hizmetler ve YAS Daire Başkanlığının 4562/1/1/1 nolu ilanı ile Bursa İli Orhaneli İlçesi Başköyü Suyungözü kaynağını da içine alan bölge koruma alanı içine alınırken Bursa Valisi Şahabettin Harput yaptığı açıklamasında İş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğin 6. maddesinde " Gayrisıhhi müesseseler, çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetlenir. Yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği kişi gerekli tedbirleri almak veya aldırmakla sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Bu bağlamda ocak işletmesinden kaynaklanan olumsuzluklar giderilene ve yeraltı su kaynaklarının kirlenmesinin önlenmesine yönelik olarak hazırlanarak DSİ Bölge Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne onaylatılacak bir projenin idaremize sunulmasına kadar adı geçen mermer ocağının faaliyetlerinin durdurulmasına karara verilmiştir dedi.
Bursa Valisi Şahabettin Harput açıklamalarında Bursa'mızda uzun bir süreden beri özellikle çevre konusunda zaman zaman çevreye zarar veren bazı maden ocaklarının, taş ocaklarının ya da benzeri işletmelerin durumu ile alakalı yaşanan gelişmeleri basınımızla paylaştık ama bunlardan bir tanesi vardı ki Başköy, sürekli git gellerle vatandaşın ve kamuoyunun gündeminde hep sıcaklığını korudu. Bugün Başköy ile alakalı yeni bir gelişmeyi kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum. Özellikle Başköy'deki söz konusu sıkıntının tespiti ile alakalı DSİ marifetiyle bölgede bir inceleme yaptırmıştık. Genel Müdürlük ve aynı zamanda Bursa Bölge Müdürlüğü, aynı zamanda Çevre Müdürlüğü, Orman Müdürlüğü bir heyet olarak bir inceleme yaptırdık ve bu incelemenin sonunda o bölgenin 2. Derece koruma alanı olması kararlaştırılmıştı.
Yine 2. Derece koruma alanlarında özellikle su kaynaklarının kirlenmemesi amacıyla yeni ocakların açılmasına izin verilmeyeceği ama daha evvel açılmış olan ocakların da bu kirlenmeyi önleyecek şekilde tedbirler alması gerektiği ifade edilmişti. Biz bu çerçevede o bölgede faaliyet gösteren, bu suyun gücü kaynağında faaliyet gösteren Yüce Madencilik işletmesine bu konudaki kararı tebliğ ettik. Kendilerine 'Burada 2. Derecede koruma alanı içerisinde kaldığı için sizin şu anki işletmenizde bir kısım eksiklikler dolayısıyla bölgedeki vatandaşımızın suyunun kirlendiği gerçeğinden hareketle sizin önlem almanız gerekmektedir' dedik. Ve bunla alakalı da neler yapılması gerektiğini DSİ maddeler halinde işletmeye iletti. İşletmeye 45 günlük bir süre verdik. Bu tedbirlerin alınması ve söz konusu kirlenmenin tamamıyla ortadan kaldırılması konusunda. Geldiğimiz noktada süre tamamlanmış ancak söz konusu eksikliklerin giderilemediği anlaşılmıştır.
Gayri sıhhi müesseseler özellikle işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğin 6.maddesinde "Gayri sıhhi müesseseler çevre ve toplum sağlığı açısından yetkili idareler tarafından denetlenir, yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği kişiler gerekli tedbirleri almak ve aldırmakla yükümlüdür." hükmü vardır. Bizim bu madde gereğince yapmış ve yaptırmış olduğumuz denetimde gördüğümüz eksikliklerin yerine getirilmesi konusunda verdiğimiz süre dolmuş ve bu sürenin sonunda eksikliklerin giderilemediği ve eksikliklerin giderilmesi ile ilgili DSİ'ne hazırlanması gereken raporun hazırlanıp ibraz edilemediği anlaşılmıştır. Bu cümleden hareketle Valiliğimiz söz konusu kanunların bize verdiği yetkiye dayanarak bu ocak işletmesinden kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesine kadar ve yine yeraltı su kaynaklarının kirlenmesinin önlenmesine yönelik olarak DSİ'nce ilgili şirkete verilen tedbirlerin tamamıyla yerine getirilmesine kadar madencilik faaliyetinin mermer ocağındaki üretim faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiştir. Bu vermiş olduğumuz karar bugünden itibaren uygulamaya konacaktır. Açıkça bir şeyi ifade etmek istiyorum bu ülkede elbette çevre bizim sonsuza kadar üzerinde yaşayacağımız vazgeçilmez bir zenginliğimizdir.
Madenler bizim ülkemizin stratejik bir değeridir. Bu madenlerin de kendi usul ve şartları içerisinde değerlendirilmesi elbette bizim arzumuzdur. Ancak madenlerin, taş ocaklarının, kum ocaklarının, mermer ocaklarının çıkarılması esnasında uyulması ve alınması gereken tedbirlere riayetsizlik halinde yasaların öngördüğü müeyyidelerin uygulanması konusunda da idaremiz gerekeni yapacaktır. Burada hiç kimse bizim özel bir hedefimiz ya da muhatabımız değildir. Biz kanunları uygulamak, kamunun hakkını hukukunu korumak, vatandaşımızın sağlığını, can güvenliğini korumak ve yarınlara umutla bakmasını sağlamak için görev yapıyoruz. Umuyorum burada alınan karar diğer işletmelerin de bu konudaki alması gereken hassasiyetleri bir kez daha gözden geçirmelerine vesile olur ve Bursa'mız yeşil dokusuyla, yeraltı zenginlikleriyle ikisinin birlikte değerlendirildiği ülkemizin örnek şehirlerinden birisi olur dedi.