MHP'den Dış Politikada Eksen Kayması: Rusya ve Çin İttifakı Şartı
Milliyetçi Hareket Partisi, dış politikada yeni bir yönelime giderek Rusya ve Çin ile ittifak kurulmasını önerdi. Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, 2028 seçimlerinde AK Parti ile devam etmek için bu işbirliğinin kabul edilmesini şart koştuğunu duyurdu.
Küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) dış politikada bir eksen kayması sinyali geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin talimatıyla Moskova'ya giderek Rusya ve Çin ile yeni bir ittifak kurulması yönündeki tekliflerini Rus yetkililere iletti. Topsakal, partisinin 2028 seçimlerinde AK Parti ile ittifaka devam etmek için bakanlık koltuğu değil, 'Rusya ve Çin ile işbirliği programının kabul edilmesini' şart koştuğunu açıkladı.
Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Vedomosti'ye bir röportaj veren Topsakal, MHP'nin geleneksel olarak Türkiye'nin Batı'dan uzaklaşarak Avrasya güçleriyle yakınlaşmasını savunduğunu belirtti. Kurulacak bir 'TRÇ' ittifakının sadece güvenlik değil, ekonomik olarak da önemli bir güç olacağını vurgulayan Topsakal, bu üç ülkenin küresel GSYİH'nin yüzde 20'sini oluşturduğuna dikkat çekti. MHP'nin vizyonuna göre; Bağımsız Devletler Topluluğu, Şanghay İşbirliği Örgütü, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü ve Türk Devletleri Teşkilatı arasında bir 'sinerji' ve entegrasyon sağlanması hedefleniyor.
Haberde, MHP'nin geçmişteki 'Pan-Türkist' çizgisinden uzaklaştığı ifade edildi. Topsakal, eski Pan-Türkizm anlayışını 'romantik' ve 'güncelliğini yitirmiş' olarak nitelendirdi. Ülkücü hareketin sembolü olan 'Bozkurt' yapılanmasının bir organizasyondan ziyade 'daha çok bir alt kültür' olduğunu savunan Topsakal, partisinin bu imajdan uzaklaşmak için sembollerinden bile feragat ettiğini belirtti. Topsakal, MHP'nin ve lideri Bahçeli'nin artık Rusya'daki Türk kökenli halkları 'Rusya vatandaşı' olarak gördüğünü, herhangi bir ayrılıkçı talebi desteklemediklerini ve Rusya'nın 'uluslararası kabul görmüş sınırlarının korunmasından' yana olduklarını ifade etti.