NATO'dan Dev Savunma Projeleri Duyurusu
NATO Genel Sekreteri Rutte, Ankara'da yeni savunma projeleri ve istihdam yaratacak sözleşmeleri açıkladı.
(ANKARA) - NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'da düzenlenen NATO Savunma Sanayi Forumu'nda, bir yıl önce Lahey Zirvesi'nde alınan kararların uygulamaya geçirilmeye başlandığını belirterek, gün boyunca milyarlarca dolarlık savunma projeleri ve sözleşmelerin açıklanacağını ifade etti. Rutte NATO'nun, çok uluslu savunma projeleri kapsamında yeni tanker uçakları, stratejik nakliye uçakları, insansız hava araçları ve erken uyarı sistemlerine yönelik önemli adımlar attığını duyurdu.
NATO Savunma Sanayi Forumu'nun açılışında konuşma yapan Rutte, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırma ve savunma sanayisini güçlendirme taahhütlerini hayata geçirmeye başladığını kaydetti.
Lahey Zirvesi'nde alınan kararların kısa sürede somut sonuçlar verdiğini söyleyen Rutte, şu ifadeleri kullandı:
"Bir yıl önce Lahey'de müttefikler, 2035 yılına kadar savunmaya gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini ayırma taahhüdünde bulundu. Şimdiden kayda değer ilerleme sağlıyoruz. Ayrıca savunma üretimini ve inovasyonu artırma konusunda da mutabakata varmıştık. Bugün Ankara'da, bir yıl sonra, bu taahhütleri somut sonuçlara dönüştürdüğümüzü görüyoruz. Bugün boyunca Atlantik'in her iki yakasından müttefikler ve savunma sanayii temsilcileri milyarlarca dolar değerinde yeni projeler açıklayacak ve sözleşmeler imzalayacak. Bu yatırımlar yüz binlerce yeni istihdam yaratacak. Bu gerçekten yerinde yapılmış bir yatırımdır."
Bugün hem sizler hem de tüm dünya, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki sanayilerin el ele vererek birlikte yenilik geliştirdiğini ve yeni nesil kabiliyetler oluşturduğunu görecek. Bunlar tek bir ülkenin değil, birçok müttefikin yakın iş birliğiyle geliştirdiği, gerçekten 'NATO'da üretilmiş' kabiliyetlerdir. İttifakımızı daha güçlü hale getirmenin yolu budur. Bir milyar vatandaşımızı ve topraklarımızın her karışını bugün ve gelecekte korumanın yolu budur."
AIRBUS MRTT VE A400M DUYURUSU: "NATO'NUN HAVA GÜCÜ ONLARCA YIL GÜÇLENECEK"
Forumdaki ilk duyurunun havada yakıt ikmali ve stratejik hava taşımacılığı kapasitesine ilişkin olduğunu belirten Rutte, çok uluslu MRTT filosunun genişletildiğini kaydederek, şunları söyledi:
"Hava gücü, caydırıcılığımızı ve savunmamızı güçlendirmek açısından hayati önem taşımaktadır. Bugün birçok müttefik, Çok Uluslu MRTT Filosu'na teslim edilecek 10'uncu Airbus A330 MRTT uçağını resmen duyuruyor. Böylece toplam 12 uçaktan oluşacak filoya bir adım daha yaklaşmış oluyoruz. Ayrıca müttefikler, dünyanın önde gelen stratejik hava nakliye platformlarından biri olan Airbus A400M'e yönelik yeni çok uluslu bir projeyi de başlatıyor."
A330 MRTT ve A400M platformları, NATO'ya son derece güçlü iki çok uluslu hava filosu kazandıracak. Bu ilk 'NATO'da Üretildi' duyurusu, çok uluslu iş birliğinin en güzel örneklerinden biridir.
Airbus platformları; güçlü Avrupa sanayi liderliği, NATO-AB iş birliği ve ABD'li sanayi ortaklarının katkılarıyla geliştirilmektedir. Bu platformlar, NATO'nun hava gücünü onlarca yıl boyunca güçlü, güvenilir ve hazır tutacaktır."
TRİTON İHA FİLOSU GENİŞLİYOR
Rutte, NATO'nun istihbarat, gözetleme ve keşif kabiliyetini güçlendirmek amacıyla Triton insansız hava araçlarının sayısını artıracağını da vurgulayarak, şöyle devam etti:
"İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (ISR), müttefikler için kritik öneme sahip bir kabiliyettir. Doğru kararlar alabilmemiz ve tehditlerin önünde kalabilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz durumsal farkındalığı sağlar."
Bugün müttefikler bu kabiliyeti güçlendirmek amacıyla NATO'nun ISR gücüne beş adede kadar Triton yüksek irtifa uzun havada kalışlı insansız hava aracını dahil ediyor. Bu ilave platformlar, geniş deniz alanlarında gece gündüz kesintisiz gözetleme yapabilecek.
Yüksek irtifada uzun süre görev yapabilen Triton'lar, özellikle açık denizler dahil olmak üzere çok geniş alanları birçok platformdan daha verimli şekilde izleyebilecek. Bu sistemler, tehditlerin erken tespit edilmesine, deniz ulaştırma hatlarımızın korunmasına ve Kuzey Kutbu gibi zorlu bölgelerde yürütülen operasyonların desteklenmesine katkı sağlayacak.
Triton uçakları Northrop Grumman tarafından üretilirken, görev destek sistemleri ve altyapısı Atlantik'in iki yakasındaki sanayi ortakları tarafından geliştiriliyor. Bu da yine "NATO'da Üretildi" yaklaşımının ve transatlantik iş birliğinin somut bir örneğidir. Aynı zamanda Atlantik'in her iki yakasında da yeni istihdam yaratmaktadır."
AWACS FİLOSUNUN YERİNİ GLOBALEYE ALACAK
Rutte, NATO'nun uzun yıllardır kullandığı E-3 Havadan Erken İhbar ve Kontrol (AWACS) uçaklarının hizmet ömrünün sonuna yaklaştığını belirterek, yerlerine Saab GlobalEye sistemlerinin alınacağını duyurdu.
"NATO onlarca yıldır E-3 Havadan Erken İhbar ve Kontrol uçaklarını gökyüzündeki gözleri olarak kullanıyor. Bize çok iyi hizmet ettiler ve hala görev yapmaya devam ediyorlar. Ancak hizmet ömürlerinin sonuna yaklaşıyorlar" diyen Rutte, "Bugün birçok müttefik, bu uçakların yerini almak üzere 10 adede kadar Saab GlobalEye uçağının ortak satın alınacağını duyuruyor" ifadesini kullandı."
GlobalEye sisteminin hava, deniz ve kara alanlarında aynı anda gözetleme yapabildiğini belirten Rutte, "GlobalEye tek bir platform üzerinden hava, deniz ve kara alanlarında eş zamanlı gözetleme yapabiliyor ve komutanlara kapsamlı bir operasyonel tablo sunuyor. Sistem; İHA sürüleri, balistik füzeler ve seyir füzeleri dahil olmak üzere karmaşık tehditleri tespit etme, takip etme ve teşhis etme kabiliyetini sahada kanıtlamış durumda" bilgisini verdi.
Programın Avrupa, Kanada ve ABD savunma sanayilerinin ortak çalışmasıyla geliştirildiğini söyleyen Rutte, "Bu da bir kez daha 'NATO'da Üretilmiş' gerçek bir başarı hikayesidir" dedi.
NATO İLE SAVUNMA SANAYİ ARASINDA YENİ DÖNEM
Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından yeniden kürsüye çıkan Rutte savunma sanayi ile NATO arasındaki iş birliğini güçlendirecek yeni platformu şöyle duyurdu:
"Savunmamızı sizler olmadan gerçekleştiremeyiz. İşte bu nedenle bugün NATO Sanayisi İçin Ön Kapı (NATO Front Door for Industry) platformunu hayata geçiriyoruz. Bu platform, savunma sanayisinin NATO bünyesindeki fırsatlardan haberdar olmasını sağlamak ve İttifak ile sanayi arasındaki etkileşimi kolaylaştırmak amacıyla oluşturuldu. Artık bu kapı resmen açıldı."
NATO Front Door, tedarik fırsatlarından inovasyon etkinliklerine kadar tüm süreçlere tek noktadan erişim sağlayacak. Hepinizi bu platformu ziyaret etmeye, bizimle etkileşim kurmaya, sistemi test etmeye ve geri bildirimde bulunmaya davet ediyorum.
Önümüzdeki aylarda platformu geliştirmeye devam edeceğiz ve 2027 yılında tamamen faaliyete geçmesini hedefliyoruz. Bunun NATO ile savunma sanayisi arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu bilmenizi isterim."
"NATO ENGINE" İLE ORTAK SAVUNMA ÜRETİMİ
Rutte, transatlantik savunma üretimini hızlandırmak amacıyla "NATO Engine" adlı yeni girişimi de açıkladı. Hiçbir ülkenin artan savunma talebini karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını belirten Rutte, şu ifadeleri kullandı:
"Cephaneliklerimizi yeniden inşa etmek ve rakiplerimizden daha fazla üretim yapabilmek için üretim kapasitemizi büyütmemiz ve inovasyonu hızlandırmamız gerekiyor. NATO Engine, en umut verici şirketlerimizin Atlantik'in iki yakasında sınır ötesi üretim ve iş birliğini büyük yeni yatırımlar gerektirmeden büyütebilmelerini destekleyecek."
Bu kapsamda kullanılabilir kapasiteye sahip fabrikalar ve ileri üretim tesislerinden oluşan bir ağ kurulacak. Böylece atıl üretim kapasitesi ile hızlı üretim yapmak isteyen şirketler bir araya getirilecek. Bunun savunma üretimimizi önemli ölçüde artıracak bir itici güç olmasını bekliyoruz."
ABD VE AVRUPA ORTAK SAVUNMA ÜRETİMİ
Rutte, müttefiklerin hava savunması ve taarruz kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla yeni çok uluslu tedarik girişimlerini de başlattığını söyledi. Bu sistemlerin hem NATO'nun savunması hem de Ukrayna'ya destek açısından kritik önemde olduğunu belirten Rutte, şöyle konuştu:
"Bu kapsamda birçok NATO müttefiki yeni çok uluslu ortak tedarik koalisyonlarına katılıyor. Bu girişimler sayesinde deniz taarruz füzeleri, Joint Strike Missile (JSM) sistemleri ve Small Diameter Bomb (SDB) mühimmatları başta olmak üzere ihtiyaç duyduğumuz birçok kabiliyet daha hızlı şekilde tedarik edilebilecek."
Talebin ortaklaştırılması, tedarik süreçlerinin uyumlu hale getirilmesi ve sanayi yatırımlarının eşgüdüm içinde yürütülmesi sayesinde müttefikler mevcut kabiliyet eksikliklerini çok daha etkin şekilde giderebilecek. Bu projelerde Kongsberg, Raytheon, Boeing ve RWM Italia gibi şirketlerin yer almasından memnuniyet duyuyoruz."
KRİTİK HAMMADDELER ORTAK STOKLANACAK
Savunma sanayisinin tedarik zincirlerini güçlendirmek amacıyla yeni bir girişim başlattıklarını açıklayan Rutte, "Bugün ayrıca savunma açısından kritik hammaddelere yönelik çok uluslu yeni bir projeyi de hayata geçiriyoruz" dedi. Savunma sanayisinin dayanıklı tedarik zincirlerine ihtiyaç duyduğunu belirten Rutte, "Savunmamızın güçlü ve hazırlıklı kalabilmesi için sanayi altyapımızın ve tedarik zincirlerimizin dayanıklı ve güvenli olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yeni proje kapsamında müttefiklerin kritik hammaddeleri ortak şekilde tedarik edeceğini belirten Rutte, "Birçok müttefik; savunma açısından kritik hammaddelerin, bileşenlerin ve geri dönüştürülmüş ürünlerin ortak şekilde tedarik edilmesi, depolanması, taşınması ve stok yönetimi konusunda birlikte çalışmayı taahhüt ediyor" dedi.
İHA SİSTEMLERİNE 40 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
Konuşmasının sonunda insansız hava araçlarının savaşın doğasını değiştirdiğini belirten Rutte, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"İnsansız hava araçları modern savaşın karakterini köklü biçimde değiştirdi. Artık savaş alanının belirleyici unsurlarından biri haline geldiler. Bunu Ukrayna'da, Orta Doğu'da ve NATO genelinde açık biçimde görüyoruz. Müttefik ülkeler kendi topraklarında da çok sayıda insansız hava aracı ihlaliyle karşı karşıya kaldı. Buna karşılık NATO, insansız hava araçlarını büyük ölçekte kullanma kapasitesini hızla artırırken, aynı zamanda bu tehditleri tespit edecek, tanımlayacak ve etkisiz hale getirecek güçlü karşı-İHA sistemleri de geliştiriyor."
Bir milyar vatandaşımızı insansız hava araçlarından kaynaklanan her türlü tehdide karşı korumanın yolu budur. Bugün NATO Drone Edge girişimini başlatıyoruz. Bu girişim kapsamında müttefikler önümüzdeki beş yıl içinde karşı-İHA kabiliyetlerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapacak. Bu sistemlerin etkin kullanılabilmesi için insan kaynağı da büyük önem taşıyor. Bu nedenle müttefikler, 2027 yılı sonuna kadar silahlı kuvvetlerindeki İHA operatörü sayısını beş katına çıkarmayı taahhüt ediyor.
NATO da bu hedeflere ulaşılması için çeşitli mekanizmalarla destek sağlayacak. İlk adım olarak, karşı-İHA sistemlerinin daha hızlı ve daha büyük ölçekte tedarik edilmesini sağlayacak bir Karşı-İHA Pazaryeri (Counter-Drone Marketplace) kurulacak.
NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) da müttefikler adına gözetleme amaçlı insansız hava araçlarının tedariki için yüz milyonlarca avro değerinde sözleşmeler başlatacak. Aynı zamanda NATO, NATO Flight Training Europe projesi aracılığıyla insansız hava aracı eğitim kapasitesini de genişletiyor. Bugün Finlandiya, Fransa ve İsveç'in projeye katılmasıyla programa dahil müttefik sayısı 20'ye, eğitim merkezi sayısı ise sekiz ülkede 16'ya ulaştı. Birlikte, insansız hava araçlarına hazır bir NATO inşa ediyoruz.
En yeni teknolojilerden yararlanıyor, transatlantik savunma sanayimize yatırım yapıyor ve Ukrayna savaş sahasından elde edilen gerçek deneyimleri uygulamaya aktarıyoruz."