Ömer Çelik, Esenler'de en büyük direnişin kültürel direniş olduğunu söyledi

Son Güncelleme:

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Esenler'deki kültür sanat sezonu açılışında kültür sanatın bir eğlence değil varoluş ve diriliş faaliyeti olduğunu belirtti. Çelik, milli hafıza ve sözlüklerin önemine değinerek "Bugün en büyük direniş kültürel direniştir" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kültür sanatın bir eğlence değil, varoluş ve diriliş faaliyeti olduğunu belirterek, "Sezai Karakoç'la sevgili olmadan, Yusuf Has Hacib'le, diğer düşünürlerle sevgili olmadan bugün tarihle, coğrafyayla doğru bir ilişki yaşayamayız. Bugün en büyük direniş kültürel direniştir. En büyük savaş kavramların savaşıdır." dedi.

Çelik, Esenler Kadir Topbaş Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen, şair ve mütefekkir Sezai Karakoç'a atfedilen Esenler Belediyesi 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu açılış töreninde yaptığı konuşmada, kültür ve sanat faaliyetlerinin özellikle gençlerin tarihleriyle, dilleriyle ve medeniyet birikimleriyle bağ kurmaları açısından önem taşıdığını söyledi.

Program alanına gençlerin coşkuyla geldiğini görmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Çelik, Esenler'de farklı kültür sanat mekanlarının ve faaliyetlerinin bulunmasının kendisini etkilediğini dile getirdi.

Kültürün tiyatro ve sinema gibi sanat dallarından daha geniş bir anlam dünyasına karşılık geldiğini belirten Çelik, bir milletin tarih boyunca karşılaştığı sorunlara verdiği cevapların kültürel derinliğini ortaya koyduğunu anlattı.

"Milli hafızanız giderse geriye hiçbir şey kalmaz"

Milli hafızanın korunmasının önemine dikkati çeken Çelik, şöyle konuştu:

"2. Dünya Savaşı başladığında Avrupa'da bir devletin liderine soruyorlar. 'Efendim, İkinci Dünya Savaşı başladı, ilk emriniz nedir?' Diyor ki, 'Derhal milli kütüphaneyi yer altına, bombaların ulaşamayacağı bir yere saklayın.' Neden? Ekonominiz batar, yeniden kurarsınız. Donanmanız imha edilir, yeniden kurarsınız. Şehriniz işgal edilir, yeniden alırsınız ama milli hafızanız giderse geriye hiçbir şey kalmaz, bir millet olmaktan çıkarsınız. Onun için verdiği ilk talimat, milli kütüphaneyi güvenli bir yere almak."

Yapay zekanın bilgiye erişim biçimini değiştirdiğini belirten Çelik, bunu tehlikeli olarak niteleyerek, insanların sözlükler ve temel kaynaklarla kurduğu ilişkiyi de etkilediğini ifade etti.

Sözlüklerin kelimelerin anlamını ve doğru kullanımını belirlemenin yanı sıra toplumların düşünce dünyasını şekillendirdiğini anlatan Çelik, "Sözlük niye önemlidir? Çünkü bir şeyi yerli yerine oturtmak için ona ihtiyacımız vardır. Onun için bizim büyüklerimiz 'Lügat namustur.' demiştir. Fikrin namusudur sözlükler. Biz onlarla anlarız. Hangi kelimenin nerede nasıl kullanılacağını ve anlam dünyamızı onun üzerine kurarız." dedi.

Çelik, yapay zekanın insanın düşünme ve anlamlandırma süreçlerini etkileyebileceğini dile getirerek, bilgiye ulaşmanın yanı sıra kişinin kendi muhakemesini geliştirmesinin de önemli olduğunu kaydetti.

Kültürel kaynakların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusuna da değinen Çelik, kitapların ve kütüphanelerin toplumların hafızasını taşıdığını belirtti.

Dilini, düşünce birikimini ve kültürel mirasını koruyamayan toplumların kendi tarihleriyle sağlıklı bir ilişki kuramayacağını vurgulayan Çelik, geçmişin düşünürleri ve eserleriyle bağ kurmanın bugünü anlamak açısından gerekli olduğunu ifade etti.

"Bugün en büyük direniş kültürel direniştir"

Kültürel birikimin yeni kuşaklara aktarılmasının önemine işaret ederek, şunları söyledi:

"Biz bugün bu çağa yeni bir şey söylemek istiyorsak öncekilerin söylediklerini kendimize yar edineceğiz. Sezai Karakoç'la sevgili olmadan, Yusuf Has Hacib'le, diğer düşünürlerle sevgili olmadan bugün tarihle, coğrafyayla doğru bir ilişki yaşayamayız. Bugün en büyük direniş kültürel direniştir. En büyük savaş kavramların savaşıdır."

Kültür ve sanatın toplumların kimliğini korumasındaki rolüne dikkati çeken Çelik, edebiyat, felsefe, sinema ve tiyatronun düşünce dünyasını şekillendiren alanlar olduğunu aktardı.

Çelik, konuşmasında Gazze'de yaşananlara ve uluslararası alanda kullanılan söylemlere de değindi.

Batılı ülkelerin "İsrail'in kendini savunma hakkı var" söylemine tepki gösteren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Balkonda gitar çalan birisini düşünün. Ne güzel manzara değil mi? Ama kadrajı biraz genişletin. O balkonda gitar çalarken yangın varsa ve çocuklar bağırıyorsa, o gitar çalınması kadar iğrenç bir manzara yoktur. 'İsrail'in kendisini savunma hakkı var' derken bu cümlenin altında yapay zekayla Gazzeli kadınları ve çocukları öldürmekten bahsediyor. Biz bunu Srebrenitsa'da da gördük. Kurşun harcamamak için bazı tıbbi teknikleri insan öldürmek için kullandılar. Onun için değerler, neye anlam atfettiğiniz, neyi anlamlı, neyi anlamsız bulduğunuz insan olmanın esasıdır."

Esenler'de kültür, sanat ve edebiyata verilen değerin, şehirlerin kimliğini ve hafızasını yaşatmada kritik öneme sahip olduğuna işaret eden Çelik, gerçekleştirilen çalışmalardan dolayı Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu'yu tebrik etti.

Ömer Çelik, gençlerin bu imkanlarla buluşması ve kütüphane kültürünün yeniden canlandırılmasının çok kıymetli olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kültür sanat bir eğlence faaliyeti değil, bir varoluş faaliyetidir, bir diriliş faaliyetidir. Onun için başkanımızı tebrik ediyorum. Bu zamanda, bu coğrafyada, dünyanın bu gündemi içerisinde büyük bir diriliş şairinin hatırasına, ismine uygun bir kültür sanat sezonunun açılıyor olması aslında bu çağa verilmiş cevabımızın olduğunu da göstermeye çalışıyor. Biz insanlığa diyoruz ki yapay zekayla adam öldürenlere karşı dirilişle cevap veriyoruz. Ellerindeki en yüksek teknolojik silahlarla insanın zihnini çalmaya çalışanlara karşı medeniyet tasavvurumuzla cevap veriyoruz. Sevdiklerimizi çalmaya çalışanlara karşı fikrimizle, düşüncemizle, imanımızla, öz güvenimizle cevap veriyoruz. Doğu da bizimdir, Batı da bizimdir."

Kaynak: AA