Özgür Özel: 'Bugün Doğum Sancısı'

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaşananların doğum sancısı olduğunu vurgulayarak kararlılık mesajı verdi.

(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Türkiye'de yaşananların matemin, hüznün ve teslimiyetin işareti olmadığını vurgulayarak,  "Bugün yaşananlar doğum sancısıdır, yarının iktidarının doğum sancısıdır. Biz bu sancıya dayanacağız. Sancıya dayanmadan müesses nizamın çarkları kırılamaz. Acıya katlanmadan AK Parti'nin kara düzeni yenilemez ve işkenceye de varsa yaptıkları katlanmadan, bu darbecilerin işkencesine katlanmadan güzel günler gelemez" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Merkezi bahçesinde "Parti İrademize Sahip Çıkıyoruz" eyleminde yaptığı konuşmada, "Yol uzunmuş, dağ yüceymiş dönmeyiz, korku salmış zalimlere, sinmeyiz. Bir can değil, bin can fedadır halka, hak yolunda diz çökmedik, çökmeyiz. Diz çökmeyenlere selam olsun. Aile her şeydir, ne zaman başımız sıkışsa yüzümüzü ailemize döneriz. Aile düştüğümüzde kolumuzdan tutandır, sendeleyince omzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur ama zoru göğüsleriz; yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna dayanırız da hasretine dayanırız da acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz" dedi.

"BİZE OY VERSİN VERMESİN, BU ÜLKENİN TÜM DEMOKRATLARI BİZİM AİLEMİZDİR"

Özel, şunları kaydetti:

"Siz benim ailemsiniz, siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin vermesin, bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil, birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik. Bu otobüslerin üstünde, bütün meydanlarda ailemize sahip çıktık. Gün oldu zora düştük, saldırıya uğradık. Görüyorum ki 81 ilde, tüm ilçelerde ve baba ocağı neredeyse benim ailem onun önünde, benim ailem bizimle birlikte. İşte her birimiz birbirimizin koluna girmeye, birbirimize omuz vermeye, haksız saldırılara karşı birbirimize destek olmaya geldik. Ben bugünkü varlığınız için, kararlılığınız için ve sonuna kadar birlikte yürüme azminiz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."

"BİZİM SUÇUMUZ KONFORLU MUHALEFET KOLTUĞUNDA OTURMAYIP İKTİDARI HEDEFLEMEKTİR"

Bugün son yerel seçimleri kazanan kadrolar, baskıcı, otoriter, despot bir iktidarın topyekün saldırısı altındadır. Onlara göre biz suçluyuz, onlara göre biz haksızız, onların hedefinde biz varız. Bizim suçumuz seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz müesses nizama başkaldırmak. Bizim suçumuz kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidarı hedeflemek. Mesele CHP meselesi değildir. Mesele milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir. Mesele milletin sofrasından gidenlerin hesabını sormaktır, milletin bozulan huzurunu geri getirmeye çalışmak, küçülen ekmeğini büyütmeyi azmetmektir. Mesele müesses nizama itiraz edip AK Parti'nin kara düzeninin çarkına çomak sokmaktır. Mesele budur.

Bugün burada, baba ocağı bahçesinde sadece Cumhuriyet Halk Partililer yok, gün boyunca, dün bu karar çıktıktan beri iki gündür buraya siyasetin en sağından en soluna kadar ama bu ülkenin yarınları için mücadele etmek isteyenler, bu ülkeyi AK Parti'nin kara düzeninden kurtarmak isteyenler, siyasi partiler, genel başkanları, yöneticileri koştular geldiler. Gün boyunca onlarca sendika geldi, dayanışmalarını bildirdiler. Gün boyunca toplumsal mücadelenin tüm renkleri büyük bir kararlılıkla bizimle birlikte oldular, dernekler, barolar, meslek örgütleri Türkiye'nin dört bir yanından ses yükselttiler, bizimle birlikte oldular.

"AK PARTİ'NİN YARGI KOLLARI CÜBBELERLE BİZE SALDIRACAK... YOK ÖYLE YAĞMA"

Bugün biz Cumhuriyet Halk Partisindeyiz. Cumhuriyet Halk Partisine yapılan bu saldırıyla demokrasiyi, siyasi partiler rejimini ve milletin karar verici olmasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti cumhuriyetin en büyük kazanımını, sandığı, seçme ve seçilme hakkını savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi milletin partisidir, atanmış kayyumlar bu partiyi yönetemezler. Cumhuriyet Halk Partisi'ni AK Parti'nin butlan kolları yönetemez, yönettirmeyiz. İşe bakın, AK Parti'nin ana kademesi pes edecek, kadın kolları başaramayacak, gençlik kollarında umut kalmayacak ve AK Parti'nin yargı kolları üzerlerindeki cübbelerle bize saldıracak, AK Parti'nin bu butlan kolları da bu partiyi yönetecek... Yok öyle yağma.

"ACIYA KATLANMADAN AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ YENİLEMEZ"

Herkes bilsin ki bugün burada yaşananlar, Türkiye'den yaşananlar, yaşadığımız zulüm, acılar, akan gözyaşları bir matemin, bir hüznün, bir kaybın, bir teslimiyetin işareti değildir. Bugün yaşananlar doğum sancısıdır, yarının iktidarının doğum sancısıdır. Biz bu sancıya dayanacağız. Bu sancının bir müjde olduğunun farkında olacağız, acı çekeceğiz, zorlanacağız ama katlanacağız çünkü biz yüz yıl sonra bir kez daha bu milletin umudu olacağız, bu milleti kurtaracağız. Sancıya dayanmadan müesses nizamın çarkları kırılamaz. Acıya katlanmadan AK Parti'nin kara düzeni yenilemez ve işkenceye de varsa yaptıkları katlanmadan, bu darbecilerin işkencesine katlanmadan güzel günler gelemez. Katlanacağız, en sonunda biz kazanacağız.

"ERDOĞAN MİLLETİ ADAYSIZ, PARTİSİZ VE LİDERSİZ BIRAKMAK İSTEMEKTEDİR"

AK Parti yaşlanmıştır, yorulmuştur, tükenmiştir. Erdoğan bir daha seçim kazanamayacağını görmektedir. Erdoğan bu yüzden milleti adaysız, milleti partisiz, milleti lidersiz, milleti seçeneksiz ve çaresiz bırakmak istemektedir. Saldırının hedefinde bu yüzden tüm demokratik sistem vardır. Tüm haklar, tüm özgürlükler hedeftedir. Kimse başını kaldırmasın, kimse itiraz etmesin, bir kişi kimsenin umudu olmasın, bir parti sisteme alternatif olmasın, bu rejim hiç kaybetmesin, kaybeden emekçiler olsun, sömürülen alın teri olsun, kahrolan emekliler olsun, zenginlerin yüzü gülsün istemektedir. İşte itiraz tam da buradadır. İtiraz AK Parti'nin kara düzeninedir, rüzgar artık emekten, emekçiden, milletten, halktan yana esmektedir."

(SÜRECEK)

Kaynak: ANKA