Prof. Dr. Kamer, yapay zeka veri sızıntısında kişisel profilleme riskine dikkat çekti
Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, yapay zeka veri sızıntılarına karşı yerel bulut sistemleri kurulmasını önerdi. Kamer, açık bulutlarda kişisel verilerin profillenebildiğini, güvenlik testleri ve hukuki düzenlemelerin önemli olduğunu söyledi.
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, yapay zeka aracılığıyla veri sızıntılarının önlenmesi için yerel bulut sistemlerinin kurulmasının önem taşıdığını belirtti.
Kamer, AA muhabirine, son dönemde bazı yapay zeka şirketi çalışanlarının açıklamalarının dünya gündemine taşındığını söyledi.
Açıklamaların yapay zeka ile ilgili korkulu senaryoların ortaya çıkmasına neden olduğunu dile getiren Kamer, "Yapay zekanın dünyayı ele geçireceği, insanlığı sona erdireceğiyle ilgili birtakım endişeler var. Bu, korku salmak için değil. Bu durum aslında bir nevi düdük çalarak dikkat çekme uyarısı olarak değerlendirilebilir." dedi.
Bu durumun bireyler ve şirketler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kamer, şöyle devam etti:
"Ticari yazışmalarınız, kurum içi yazışmalar yapay zeka araçlarına yüklendiğinde o verilerin nerede kullanılacağı noktasında birtakım endişeler var. Haberlerde bu verilerin üçüncü taraflarla paylaşıldığı ve şirketlerin ister istemez belli problemler yaşadıkları görülmüştür. Bireysel anlamda da kişisel verilerin veri merkezinde toplanması sonucu yapay zeka bunları harmanlayıp kişisel profilleme çıkarabiliyor. Bu, ileride itibar suikastı, çocuklarımızla ilgili güvenlik sorunu ya da başka türlü engellemelere neden olabilir. Hangi zevkleriniz var, hangi takımı tutuyorsunuz, siyasi ve dini görüşünüz, yönelimleriniz nelerse hepsi net şekilde ortaya konulabiliyor."
Bulut sistemlerinin yerel olması gerektiğini vurgulayan Kamer, "Şirketler ya da devletlerin açık bulut sistemleriyle, yani veri sızıntılarını verinin olduğu yerde önlemeyle ilgili çalışmaları başlatması lazım. Yerel bulut sistemlerinin kurulması çok çok önemli. Filtreleme sistemleriyle verinin anonimleştirilerek sisteme entegre edilmesi de çok önemli. Bunlar gerçekleştirildiği takdirde hem şirket hem bireysel anlamda problemler azalacak." diye konuştu.
Kamer, yerel veri merkezleri oluşturulmadığı sürece sorunların devam edeceğini dile getirdi.
"Yapay zeka araçları ya da şirketlerine ciddi sorumluluklar düşüyor"
Güvenlik testlerinin yetersiz kalabildiğine dikkati çeken Kamer, şunları kaydetti:
"Yapay zeka araçlarının insanlara ücretsiz şekilde açılmasıyla ciddi bir rekabet başladı. Her ülke, her şirket daha üst versiyonunu geliştirmek için adeta yarışıyor. Bu sebeple güvenlik testlerini maalesef es geçiyorlar. Dolayısıyla bir yapay zeka aracı kendine göre bir kuruma siber saldırı gerçekleştirir mi, bununla ilgili testler maalesef eksik kalabiliyor veya kişisel profillerle ilgili kontroller eksik kalabiliyor. Güvenlik testlerinin, gelişim hızlarından daha önde olması lazım ki birtakım endişeleri açığa çıkarmayalım. Burada yapay zeka araçları ya da şirketlerine ciddi sorumluluklar düşüyor. Ülkelerin ciddi regülasyonları yapması lazım. Bununla ilgili hukuki düzenlemelerin mutlaka yapılması lazım."
Kamer, yapay zeka şirketlerinin kendi ölçütlerine göre verileri analiz edip istedikleri verileri sunabildiğini belirterek, "Dolayısıyla tüm verilerin yapay zekaya yüklenmesi ciddi manipülasyonları da açığa çıkarabilir. Eski kitapların ya da ansiklopedilerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili olumsuz senaryolar var acaba gerçek bilgi ileride saklanacak mı ya da şirketler istediği bilgileri mi kullanıcılara sunacaklar endişeleri yaşanıyor. Yerelleşmeye önem vermek lazım." dedi.