Taşra ile Merkez Arası Bir Saat!

Son Güncelleme:

Kuyudaki Koro Dergisi Yayın Bünyamin K.'ya göre günümüz edebiyat dergiciliğinde merkez-taşra ayırımı artık kalmadı.

Kahramanmaraş’ta yaşayan şair Bünyamin K., yine aynı ilde yayınlanan Kuyudaki Koro edebiyat dergisini yönetiyor. Şiir ve edebiyatın yanı sıra resim sanatıyla da akrabalık kuran dergi ilgiyle takip ediliyor. 2002 yılında Cahit Zarifoğlu Şiir Yarışması’nda jüri özel ödülü alan ve yayınlanmış beş şiir kitabı bulunan Bünyamin K. ile şiir, edebiyat ve taşrada dergicilik üzerine konuştuk.


2000’li yıllardan bugüne yaşantınızda ve Türk Edebiyatı’nda şiirde neler değişti?


2000 yılları benim için şiiri en iyi yaşadığım yıllardır. Şiirim yaşantımdan oluşmakta ve bu yıllarda (1997-2010) ileriye doğru bir söyleyiş sürdü. Sonrasında ise yanımdakilerin duyacağı şeyler yazmış gibi hissetmeye başladım. 40 yaşıma ulaştığımda “şiirden çok şey ummuşum” dedim. Uzağa seslenmek iyi oldu gene de.


Kuyudaki Koro 7. sayıya ulaştı. Edebiyat dergisi çıkarmak düşman kazanmaktır diye bir söylem vardır. Rahatsız mısınız bundan?


Kuyudaki Koro daha önce de yayınlanıyordu. Geçmiş zaman, 7 sayı çıktı. O zaman eleştiri sayfaları da vardı. Şimdi ise çoğunlukla şiir öykü, makale türü yayınlıyoruz. Son sayı ile birlikte söyleşilere başladık. Önsöz bile yayınlamadığımız dergimizde polemik yazıları da yok denecek kadar az. Dolayısıyla düşman da az. Düşman demek doğru olmaz aslında, karşı durduğumuz ya da bize rakip olma anlamında selamı sabahı kesmiş insanlar, çevreler demeli. Olsunlar, lâzımlar. 


Derginizin taşra dergisi olmadığını söylüyorsunuz. “Merkez dergisi “  “taşra dergisi “ tartışmalarındaki konumunuz nedir? 


Şu zamanda taşra merkez arası bir saat. İletişim olarak ise o uzaklık da yok. Dolayısıyla dilediğin kadar merkezdesin, dilediğin kadar da taşrada. Taşralı tutumunuz sizi taşralı ve taşracı yapar. Taşralıyız ama taşracı değiliz. Neden taşracı olayım ki? Ya da neden merkezci olayım ki? Türkiye’nin merkezinde de taşrasında da taşralılar var. Taşracı olmadıkları sürece iyi. Taşracılığın neyini savunabiliriz?


Bir editör olarak derginizde öncelik verdiğiniz hususlar neler?


Derginin görsel yönü için oldukça gayretliyiz. İyi sunmak, beyaz porselenlerle sunmak önemli. Yayınlanan çalışmalar ise sanatsal açıdan düzeyli olmalı. Ne dediği, nasıl dediği, neler dediğinden ziyade edebi ağırlığı olmalı. Eskici olmamalı, yenici olmalı. İnançlara, duyarlılıklara hakaret etmeyen, sığ olmayan, teknik gücü olan ürünlere yer veriyoruz.


Şiir yayımlamayı isteyen, edebiyata değer veren gençlere tavsiyeleriniz neler?


 Son sayımız için yaklaşık elli civarında şiir gönderildi. İki şiir, yani iki isim kayda değerdi. Yani yüzde dört. Genç arkadaşlar o yüzde dörde giren şiirler yazmalı. Bizler iyi şiiri bilebilen kişileriz. İyi şiiri bilebilen yüzlerce insan tanıyorum ben. Ne söylediği, kime söylediği belli olmayan dizeleri tuğla örer gibi yığarak olmuyor. Seçkin bahanelerin olması gerekiyor şiir yazmak için. Bir şiirine günlerce haftalarca ses, biçim vermeye uğraşmıyorsan o şiirin itibar görmesini de beklemeyeceksin. İyi okumuyorsan, seçkin şairlerden bihabersen şiirin iyi olamaz. iyi eserler okuyarak, okuduklarını iyi ölçüp biçerek, kendi söylem biçimini bulmaya çalışarak ve yıllarını bu işe vermekten keyif alarak oluyor bu iyi yazma işi. Bu anlamda edebiyat dergilerini takip etmek gerekir.

Kaynak: Star