Tecavüzün Fotosu Varmış
ABD Başkanı Obama'nın Son Anda Yayınlamaktan Vazgeçtiği İşkence Fotoğraflarını, Amerikalı Emekli General Taguba Anlattı.
ABD Başkanı Obama’nın son anda yayınlamaktan vazgeçtiği işkence fotoğraflarını, Amerikalı emekli general Taguba anlattı. Taguba’ya göre, Iraklılara yönelik tecavüz ve cinsel istismar fotoğraflarının gizli tutulması yerinde bir karar.
ABD askerlerinin, Irak ve Afganistan’daki cezaevlerindeki kötü muamelelerini belgeleyen 2 bin fotoğraf tartışılmaya devam ediyor. ABD’de bir mahkeme, Amerikan Yurttaşlık Hakları Birliği’nin (ACLU) talebini yerinde bulmuş ve fotoğrafların yayınlanmasına hükmetmişti. Fotoğrafları yayınlayacağını açıklayan Obama, üst düzey askeri yetkililerin baskısıyla "sansüre devam" kararı almıştı.
2007’nin ocak ayında emekli olan Tümgeneral Antonio Taguba, gizli tutulan fotoğraflardan bir kısmını gördüğünü açıkladı. İngiliz Daily Telegraph Gazetesi’ne konuşan Taguba, bu fotoğrafların, Irak’taki Ebu Garib cezaevinde mahkumlara yönelik istismarla ilgili 2004’te hazırladığı raporda yer aldığını bildirdi ve "Bu resimler; işkence, istismar, tecavüz ve her tür ahlaksızlığı gösteriyor. Bunların kamuoyuna açıklanmasının hukuktan başka hangi amaca hizmet edeceğinden emin değilim" dedi.
Floresanla tecavüz
Taguba, "Bunları sözlü olarak anlatmak bile yeterince ürkütüyor. Bana güvenin" dedi. Buna göre, fotoğraflardan birinde, bir Amerikan askeri, Iraklı bir kadın mahkuma tecavüz ediyor. Bir başkasında, erkek bir çevirmen, erkek bir tutuklunun ırzına geçerken görülüyor. Amerikalı askerlerin; cop, kablo ve hatta floresan lambası kullanarak mahkumlara tecavüz ettiği fotoğraflar da var. Pentagon, İngiliz gazetesinin haberini yalanladı.
Beş yıl önceki utanç kareleri gibi
EBU Garib’den beş yıl önce sızan fotoğraflarda, kan revan içindeki mahkumların tasmayla gezdirildiği, çırılçıplak olarak üstüste yığıldığı, kafalarına çuval geçirilip tellere bağlandığı görülüyordu. ABD Başkanı Obama, yayınlamayı düşündüğü yeni fotoğrafların, büyük tepki çeken o fotoğraflar kadar "sansasyonel" olmadığını öne sürmüştü.