Uygulamayı yükle! YÜKLE

TEMA'dan teşekkür

Son Güncelleme:

425.000 gönüllüsü bulunan TEMA Vakfı kuruluşunun 19. yılında kendisine destek verenlere teşekkür etti.

TEMA Yalova İl Temsilcisi Faruk Tezcan; "Çevre sorunlarının her geçen gün büyüdüğü, sürdürülebilir yaşamın gereği olan biyoçeşitliliğimizin giderek azaldığı dünyamızda çevreye karşı duyarlı olmak daha fazla önem kazanmaktadır. Kömürlü termik santralın, kimyasal depolama tesislerinin, tersanenin, taş ocaklarının, barajımız koruma havzasının, sahillerimizin kanun tanımaz turizm işletmelerince işgal edilmeye başlandığı Yalovamızda çevreyi korumaya çalışan sivil toplum kuruluşlarının değeri daha iyi bilinmelidir. Bize destek veren Yalova'daki duyarlı vatandaşlarımıza ve çok değerli basın mensubu arkadaşlarımıza TEMA olarak

teşekkür ediyoruz. Bütün çabamızın gelecek nesillere yaşanabilir bir Yalova bırakmak olduğunun bilinciyle bu destek ve yardımların artarak devam edeceğine

inanıyoruz." dedi.


TEMA 11 Eylül 1992 tarihinde, Karaca Arboretum'un kurucusu, BM Çevre Ödülü sahibi Hayrettin Karaca ve Tekfen Holding kurucu ortaklarından, Türk-B.D.T. İş

Konseyleri Başkanı Nihat Gökyiğit tarafından kurulmuştur.


1980 yılında Hayrettin Karaca'nın Türkiye'nin ilk özel arboretumunu kurması aynı zamanda TEMA düşüncesinin de başlangıcı olmuştur. Bitki toplamak amacıyla

Türkiye'yi karış karış dolaşan Hayrettin Karaca, erozyon sorununun boyutlarını görünce, sorunun önemini herkese anlatmak ve kavratmak gerektiğine karar verir. 5

Ağustos 1992 tarihinde Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan bir röportajında Hayrettin Karaca, şunları söylemiştir: "Türkiye'nin denizlere, derelere, barajlara akıttığı toprağın içindeki değerler, madensel elementler ve gübrenin değeri Türkiye bütçesine eşit belki de. Eğer denizlere akıttığımız bu toprağı hesap edecek olursak, Türkiye'yi yeniden ihya ederiz. Bu kadar büyük bir toprak kaybı vardır Türkiye'nin, fakat biz bunu kayıp olarak hesap etmeyiz. Toprak için ölürüz, bir karış toprağı kimseye vermeyiz deriz, karışla vermeyiz ama kepçeyle veririz. Bugün Yeşilırmak, Kızılırmak, Doğu Karadeniz'deki bütün dereler bulanık değil çamur olarak akıyor.


Çoruh'a dökülen bütün çaylar, Çoruh kayalarının üzerinden toprağı sökerek akıyor. Bu toprak benim değil artık, Rus toprağı. Batum bu giden topraklar yüzünden denizden 2.5 kilometre geride kalmış durumda. Kayalar bizim, toprak bizim değil."


TEMA'nın temel amacı;

Ülkemizde doğal varlıkların ve çevre sağlığın korunması, erozyonla mücadele, toprak örtüsü ve toprağın korunması ve ağaçlandırmanın önemi hakkında kamuoyunu eğitmek ve bilinçlendirmek, Erozyon felaketinin doğuracağı sonuçlar, alınacak önlemler konusunda halkımızı bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve böylece oluşturulacak bilinçli ve etkin kamuoyu desteği ile hükümetleri erozyonla mücadelede, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar üretme ve uygulamaya teşvik etmek, TEMA'nın hedefi öncelikle ulusumuza, onun temsilcilerine, siyasal partilere ve hükümetlere, resmi ve özel kuruluşlara, eğitim kurumlarına, basın yayın organlarına, toprak erozyonunun nedenlerini, vahim sonuçlarını ve ülkemizin çöl olma tehlikesini anlatmaktır. TEMA bu hedef doğrultusunda, siyasi güçleri, doğal varlıkların yok edilmesi ve erozyon sorununa çare bulmadan iktidar olamayacaklarına inandırma çabasındadır. Bu nedenle erozyon sorununa karşı duyarlı, bilinçli ve etkin bir kamuoyu oluşturmaya çalıştırmaktadır.


TEMA Vakfı, ülkemizin en değerli hazinelerinden birinin toprak olduğunun bilincindedir. Bu nedenle, orman, çayır, mera ve tarım alanlarının, su ve bitki gen

kaynaklarının, doğanın korunması ve erozyonun önlenmesi konusunda, belli bir devlet politikasının gerekli ve zorunlu olduğuna inanmaktadır. Bu hedeflere ulaşmak

ancak teknik yönden yeterli bir kadro, teşkilat ve mali imkanlarla mümkündür.

Kaynak: Bültenler