Türk Hukuk Sisteminde Aile Çocuk Kadın Çalıştayı
Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, hakimlerin cezada takdir indirimi uygulamasıyla ilgili, "Hakimlik zanaatını uygularken oradaki gerçekten önlerindeki somut olaya uygun olarak bu şahsileştirmeyi yapmaları gerekir. Bu konuda yasada problem yok, son derece güzel düzenlenmiş.
Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, hakimlerin cezada takdir indirimi uygulamasıyla ilgili, "Hakimlik zanaatını uygularken oradaki gerçekten önlerindeki somut olaya uygun olarak bu şahsileştirmeyi yapmaları gerekir. Bu konuda yasada problem yok, son derece güzel düzenlenmiş. Uygulamayı, var olan aksaklıkları da eğitim süreciyle düzeltebileceğimize ve Yargıtayın vereceği kararların da bunun önünü açacağına inanıyorum." dedi.
Cirit, bir otelde düzenlenen "Türk Hukuk Sisteminde Aile Çocuk Kadın Çalıştayı"nda konuştu.
Çocuk ve kadın hakları başta olmak üzere insan haklarının, çağdaş standartlara göre uygulanması için herkese önemli görevler düştüğünü belirten Cirit, adalet sisteminin daha iyi işlemesi ve kanunlar ile uluslararası sözleşmelerde yer alan hakların başarılı şekilde uygulamaya geçmesi için alınması gereken mesafenin önemine değindi.
Cirit, yıllardan beri süregelen sorunların çözümünde arzulanan ölçüde ilerleme sağlanmamasının nedenlerinin araştırılıp başarılı yöntemler bulunması gerektiğini dile getirerek, "Adalet sisteminin daha iyi işlemesi ve kanunlar ile uluslararası sözleşmelerde yer alan hakların başarılı şekilde uygulamaya geçmesi için alınması gereken mesafenin farkında olmalıyız." diye konuştu.
Anayasa'da öneminden dolayı ailenin korunmasına yönelik güçlü kurallara yer verildiğini aktaran Cirit, kendilerine düşenin de bu güçlü kuralları, Anayasa koyucunun iradesine uygun şekilde yorumlamak olduğunu belirtti.
Sağlıklı bir ailenin, sağlıklı toplumun ön koşulu olduğunu kaydeden Cirit, bu konuda eğitim ve sosyal politikaların önemini vurguladı.
"Kaygı verici boyutlara ulaştı"
Son yıllarda aile içi şiddet, kadına karşı şiddet ve çocuğa karşı şiddet konusunda yaşanan zorluklar üzerinde daha çok çalışılması gerektiğini ifade eden Cirit, özellikle boşanma davalarında son on yılda yaşanan artışın kaygı verici boyutlara ulaştığını söyledi.
Cirit, 2004'te 156 bin 450 olan açılan boşanma davası sayısının, 2014'te yüzde 29 oranında artarak 202 bin 17'ye ulaştığını aktardı. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan dava sayısının 2009'da 50 bin 239 iken, 2014'te 107 bin 586'ya çıktığı bilgisini paylaşan Cirit, aynı zaman diliminde evliliğin temelinden sarsılmasına ilişkin anlaşmalı boşanma davası sayısının ise 37 bin 957'den 88 bin 176'ya yükseldiğini bildirdi.
Cirit, insan hakları, hukuk devleti ve demokrasinin gelişmiş olduğu toplumlarda iyi işleyen ve doğru yapılandırılmış bir eğitim sisteminin, demokrasinin ve sağlıklı bir toplum olmanın teminatı olarak görüldüğünü dile getirdi.
Çocuğun, toplumun geleceği olduğunun altını çizen Cirit, suça sürüklenen çocuklarla daha çok ilgilenilmesi gerektiğini söyledi.
Cirit, 2014'te çocuk mahkemelerinde ve çocuk ağır ceza mahkemelerinde açılan davaların yüzde 39,5'inin malvarlığına karşı suçları, yüzde 16,9'unun ise vücut dokunulmazlığına karşı suçları oluşturduğunu aktardı.
Yargıtay Başkanı Cirit, ekonomik ve sosyal politikalar belirlenirken, suçluluğun nedenleri üzerinde durulmasının ve önleyici tedbirlerin buna göre şekillendirilmesinin toplumun güvenliği açısından son derece yararlı olacağını dile getirdi.
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de cinsiyet ayrımcılığı ve kadına karşı şiddetin önemli bir sorun olduğuna işaret eden Cirit, "Kadınlar ve erkekler arasında yasal ve fiili eşitliğin gerçekleştirilmesinin, kadınlara yönelik şiddeti önlemede anahtar bir unsur olduğu açıktır. Erkeklerin kadınlar üzerinde tahakküm kurmasına ve kadınlara yönelik ayrımcılığa neden olan etkenlerin kaldırılması ve kadınlar ile erkekler arasındaki tarihsel eşitlikçi olmayan güç ilişkisinin dengelenmesi için çalışmalıyız." dedi.
Takdir indirimi
Çalıştay açılışında kendisinden önce, "kravatlı, düzgün giyinen, tıraşını olanların takdir indirimi nedenlerinden faydalandığından" bahsedildiğini anımsatan Cirit, hakimlerin yasa koyucunun koyduğu kuralı yorumlayarak uygulamakla yükümlü olduklarını söyledi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikliklerin önceki kanuna göre daha çağdaş, bireyi ve özgürlükleri öne çıkaran, daha ileri standartlar taşıdığını anlatan Cirit, kanunun koyduğu kriterler çerçevesinde cezanın alt ve üst sınırları arasındaki tayininin hakimlerin takdirine bırakıldığını, bunun dünyada da böyle olduğunu aktardı.
Yasada, takdiri indirim nedenleri olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkisi gibi hususların yer aldığını, cezanın şahsileştirilmesi konusunu çok iyi değerlendiren hakimler bulunduğunu aktaran Cirit, "Hakimlik zanaatını uygularken oradaki gerçekten önlerindeki somut olaya uygun olarak bu şahsileştirmeyi yapmaları gerekir. Bu konuda yasada problem yok, son derece güzel düzenlenmiş. Uygulamayı, var olan aksaklıkları da eğitim süreciyle düzeltebileceğimize ve Yargıtayın vereceği kararların da bunun önünü açacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Cirit, konuşmasının sonunda çalıştayda yapılacak sunumların, devlet ve toplum hayatı bakımından çok önemli sorunlara değerli katkılar yapacağına olan inancını dile getirdi.