Usulsüz Satış İddiaları Reddedildi
Bakan Yumaklı, Et ve Süt Kurumu'na usulsüz satış iddialarını yalanladı, bütçe görüşmeleri yapıldı.
(TBMM) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçesi görüşmelerinde Et ve Süt Kurumu'nda yapılan usulsüz satış iddialarına ilişkin olarak, "Et ve Süt Kurumu'nun Genel Müdürü'nün Et ve Süt Kurumu'na et sattığı iddiasıyla ilgili hesap iş ve işlemlerine baktığımızda bahsi geçen şirketle kurum arasında doğrudan veya dolaylı tek kuruşluk bir ticari faaliyetin olmadığı anlaşılmıştır. Devletin kasasından bu şirkete giden tek bir kuruş, bu şirketten alınan tek bir gram ürün yoktur" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş'un başkanlığında, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçe teklifi ve kesin hesaplarını görüşmek üzere toplandı.
Toplantı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın sunumuyla başladı. Yumaklı, şunları kaydetti:
"Tarımsal hasılada 2002 yılında Avrupa'da dördüncü, dünyada on ikinci sıradayken; bugün Avrupa'da birinci, dünyada yedinciyiz. Tarım ve gıda ürünleri ticaretinde net ihracatçıyız. 2024 yılında 32,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bir önceki yıla göre dış ticaret fazlasını yüzde 57 artırarak 10,8 milyar dolara ulaştırdık. Son 23 yılda gıda ve tarım ürünlerinde dünya ihracatındaki payımızı iki katına çıkardık. Ürün ve ülke sayısını artırarak, ülkemizden 186 ülkeye 2 bin 218 çeşit ürün ihracatı gerçekleştiriyoruz.
"Kayıtlı üretici sayısında yüzde 2, üretim alanında ise yüzde 3 artış gerçekleşmiştir"
13 stratejik ürün ve yem bitkilerinde üretim alanımızın yüzde 77'sinde bu planlamayı uygulamaktayız. Yapısal değişimin ilk çıktılarını, kayıtlılıktaki artışta görmekteyiz. 2025 üretim yılında bir önceki yıla göre kayıtlı üretici sayısında yüzde 2, üretim alanında ise yüzde 3 artış gerçekleşmiştir. Üretim planlamasının en önemli aracı olan tarımsal destekleri yönlendirici bir şekilde kullanmaya başladık. 2025 üretim yılı itibarıyla bitkisel üretimde; mazot, gübre ve tohum gibi temel girdi maliyetlerini dikkate alan destekleme modelini uygulamaya aldık. Üreticilerimize temel, planlama ve üretimi geliştirme destekleri veriyoruz. Üreticilerimize mazot maliyetinin ortalama yüzde 50'si, gübre maliyetinin ise ortalama yüzde 25'i kadar temel destek veriyoruz. Planlama kapsamına alınan ürünlerde, mazot maliyetinin tamamını ve gübre maliyetinin yarısını, su kısıtı olan ilçelerde ise mazot ve gübre maliyetinin tamamını karşılıyoruz. Önümüzdeki üretim sezonu için mısırı su kısıtı havzalarında destekleme kapsamından çıkartırken, diğer havzalara yönlendirmek için desteğini yüzde 30 artırdık. Mısır, patates ve soya üretiminde kamunun yanında, özel sektör tarafından da geliştirilen yerli ve milli tohumu kullanan üreticilere ilave destek veriyoruz. Bitkisel üretim planlamasıyla 3 yıllık dönem sonunda; hububat üretimini 39,7 milyon tona, baklagil üretimini 1,35 milyon tona, yağlı tohumlu bitkiler üretimini ise 5,2 milyon tona çıkaracağız.
"Şap ve kuş gribi nedeniyle hayvansal ürünlerde arz sorunu yaşanmamıştır."
Yetiştiricilerimize temel, yönlendirici ve verimlilik destekleri veriyoruz. 2025 yılında yeni destek modelimize göre ödemelerimizi yaptık. Buzağı ve kuzu için ilk 4 aylık girdi maliyetinin yüzde 20'sini karşıladık. Aile işletmeleri ile genç ve kadın yetiştiricilerimize ilk defa toplamda 3,3 milyar lira, verimlilik kriterlerine göre de 2,8 milyar lira destek verdik. Geçen yıla göre karkas verimini yüzde 2 artışla 292 kilograma, süt verimini yüzde 10 artışla 3 bin 330 litreye çıkardık. 2024 yılında sanayiye giden süt miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 10 arttı ve 11,2 milyon tonla en yüksek seviyeye ulaştı. Yetiştiricilerimizin korunması amacıyla bu yıl da süt regülasyon uygulamasına aralıksız devam ediyoruz. Regülasyon kapsamında 470 bin ton sütü üreticiden aldık. Süt üretim planlama bölgesi illerimizde, yem bitkisi ekilişlerinde de yüzde 50 ilave destek veriyoruz. Önümüzdeki yıl için en düşük destek tutarını buzağıda yüzde 40, kuzuda yüzde 50 artırdık. Çoban desteğini yüzde 125 artışla 81 bin lira yaptık. Hayvansal üretim planlamasıyla 3 yıllık dönem sonunda; büyükbaş hayvan varlığını 17,7 milyon başa, küçükbaş hayvan varlığını 61,1 milyon başa, kanatlı eti üretimini ise 2,6 milyon tona çıkarmayı hedefliyoruz.
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü, birçok hayvan hastalığının dünya genelinde yayıldığını açıklamıştır. Bu yıl, SAT-1 serotipi şap hastalığı ülkemizde 1965 yılından bu yana ilk kez görülmüştür. Hastalığın yayılımını engellemek ve etkin bir kontrol sağlamak amacıyla, ülke genelinde hayvan hareketlerini kısıtladık. Şap Enstitü'müz tarafından 37 gün gibi çok kısa bir sürede SAT-1 içeren aşıyı ürettik. Enstitümüzce üretilen 20,7 milyon doz aşıyı sahaya gönderdik. İlk doz aşılama çalışmaları tamamlanmış ve hastalık riski önemli ölçüde azaltılmıştır. Rapel aşılama çalışmalarına da başladık, en kısa sürede bitireceğiz. Şap hastalığının yanı sıra kuş gribi salgını dünyada iki kat artarak 89 ülkede görülmüştür. Yaşanan kuş gribi salgınından ülkemiz de etkilenmiştir. Hastalığın yayılımını kontrol altına almak ve üretimin devamlılığını sağlamak için yetiştiricilerimize son iki yılda 2.6 milyar lira tazminat ödenmiştir. Ülkemizde şap ve kuş gribi hastalığı nedeniyle hayvansal ürünlerde arz sorunu yaşanmamıştır.
"Her üreticinin, ortalama verime göre değil, kendi tarlasındaki verime göre tazminat almasını sağlayacağız"
TARSİM'in yaygınlaştırılması için sigorta poliçesi bedelinin yüzde 70'ine kadar olan kısmını karşılıyoruz. Bu yıl yaşanan zirai don ve kuraklık, tarım sigortasının önemini bir kez daha ortaya çıkardı. 2024 yılında 3,3 milyon poliçe düzenlenmiş ve 12 milyar lira hasar tazminatı ödenmiştir. 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla düzenlenen poliçe adedi 2,8 milyon, ödenen hasar tazminatı ise 32,6 milyar liradır. Planlamaya uygun üretim yapanların sigorta poliçeleri için 2025 yılında 627 milyon lira ilave prim desteği sağladık. 2025 yılında TARSİM'e önemli yenilikler getirdik. Köy Bazlı Verim Sigortası'nda devlet destek oranını yüzde 60'tan yüzde 70'e çıkardık. Yağlık ayçiçeğini teminat kapsamına dahil ettik. 2026 yılında; kayısı, elma gibi dokuz üründe temel sigorta paketi uygulamasına başlayacağız. Güneş yanıklığı riskini narenciye ürünlerinde teminat kapsamına alacağız. Ayrıca, önümüzdeki yıl Parsel Bazlı Verim Sigortası uygulamasını ilk defa Tekirdağ'da başlatacağız. Böylece her üreticinin, ortalama verime göre değil, kendi tarlasındaki verime göre tazminat almasını sağlayacağız.
Tarımsal desteklerde olduğu gibi, tarımsal kredileri de üretim planlamasıyla uyumlu hale getirdik. Bu kredilerle üreticilerimize, üretim döngüsüne uygun ödeme planları ve kolay teminat koşullarıyla daha düşük maliyetli finansman sağlıyoruz. 2025 yılında Ekim sonu itibarıyla 861 bin üreticimize, 527 milyar lira indirimli kredi kullandırılmıştır. Bu kredilerden doğan faizin ortalama yüzde 70'i devlet tarafından karşılanmıştır. Küçük ölçekli üreticilerin yoğun olarak kullandıkları temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 300 bin liraya kadar faizsiz kredi kullandırılmaktadır.
"Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir"
Güvenilir gıda için denetim, kontrol ve analiz faaliyetlerimizi, uluslararası kabul görmüş metotlarla yürütüyoruz. Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda bugüne kadar taviz vermedik, bundan sonra asla vermeyeceğiz. Gıda işletmelerine yönelik, risk esaslı denetim sistemi uyguluyoruz. 2024 yılında 1 milyon 329 bin, 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla 1 milyon 160 bin denetim gerçekleştirdik. 2025 yılında kurallara uymayan 25 bin 750 işletmeye 2,2 milyar lira idari para cezası uyguladık. Denetim etkinliğinin artırılması amacıyla, yaka kamerası uygulamasına önümüzdeki yıl geçeceğiz. Taklit veya tağşişe konu ürün ve işletmeleri kamuoyuna anlık olarak açıklamaya devam ediyoruz.
"Bitki Reçete sistemini hayata geçiriyoruz"
Taze meyve ve sebzede hasat öncesi ve sonrasında pestisit kalıntı kontrolü denetimleri yapıyoruz. Denetim ve kontrollerde yasaklı pestisit kullanımının tespit edilmesi durumunda ürünleri imha ediyoruz. İhraç edilen ve herhangi bir nedenle ülkemize geri dönen ürünlerin tamamını resmi kontrollere tabi tutuyoruz. Mevzuatımıza uygun olmayan ürünlerin ülkemize girişine asla izin vermiyoruz. Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar sonucunda, ülkemiz menşeli yaş meyve ve sebzede RASFF bildirim sayısında, son 3 yılda yüzde 60 düşüşle önemli bir başarı sağladık. 2024 yılında 4,2 milyon ton, 2025 yılında 2,5 milyon ton taze meyve ve sebze ihracatı gerçekleşmiştir. Bu yıllarda ihracatın yalnızca binde biri gibi çok düşük bir miktar. 2026 yılında, hangi ürüne ne miktarda bitki koruma ürünü kullanılacağını belirleyen Bitki Reçete sistemini hayata geçiriyoruz. Bu sistemle birlikte tarım ilaçları beşeri ilaçlarda olduğu gibi, reçeteyle alınabilecektir. Kahverengi kokarca, Akdeniz meyve sineği ve süne gibi zararlılara karşı faydalı böcek üretip doğaya kontrollü bir şekilde bırakıyor ve kimyasal ilaç kullanımını önemli oranda azaltıyoruz.
Verimliliği artırmak ve iklim değişikliğine dirençli üretimi güçlendirmek amacıyla, teknolojik alt yapıyı daha yoğun ve etkin kullanmaya yönelik adımlar attık. Uydu temelli uzaktan algılama verilerini yapay zeka ile işleyerek, stratejik ürünlerde ürün deseni, işlenmeyen tarım arazileri ve dikili arazi tespiti yapıyoruz. İlk defa Türkiye'nin Dijital Toprak Haritasını çıkartıyoruz. Ortak Makine Parkı ve KullanımıProjesiyle, mekanizasyona erişimin iyileştirilmesi ve kaynakların etkin kullanılması amacıyla, önümüzdeki yıl depremden etkilenen 11 ilde ortak makine parkları kuracağız.
"Yanan alanları, takip eden yıl sonuna kadar tohum ve fidan ile buluşturuyoruz"
Son yıllarda dünya genelinde iklim değişikliği sebebiyle orman yangınları küresel bir tehdit haline gelmiştir. Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemiz, yangın riski en yüksek ülkelerden biridir. Orman yangınlarıyla mücadele programını bu yeni normale göre sürdürüyor ve planlıyoruz. Bu kapsamda yapay zeka tabanlı karar destek sistemini kullanıyoruz. 184'ü akıllı olmak üzere, 776 gözetleme kulesi ve 14 İHA ile yangın tespiti ve yönetimi yapıyoruz. Karadan; bin 786 arazöz, 2 bin 742 ilk müdahale aracı, 831 iş makinası; havadan 105 helikopter, 27 uçak ve 438 ton su atma kapasitemizle yangınlarla mücadele ettik. 2026 yılında yangınla mücadele gücümüze; 4 uçak, 12 helikopter, 165 arazöz, 38 iş makinası ve 14 ilk müdahale aracı daha ilave edecek ve 462 ton su atmakapasitesine ulaşacağız. Havuz ve gölet sayısını 4 bin 907'ye çıkaracağız. Yanan alanları, takip eden yıl sonuna kadar tohum ve fidan ile buluşturuyoruz.
Bakanlık olarak 2026 yılında tarım, orman ve su alanında yürüteceğimiz çalışmalar kapsamında; bağlı kuruluşlarımızla birlikte 202 milyar lira tutarındaki yatırım projesini hayata geçirmeyi, 168 milyar lira tarımsal destek ödeneğini de üreticilerimize sunmayı öngörüyoruz. Tarımsal üretimi sadece ekonomik bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz."
Bakan Yumaklı, komisyon toplantısından önce Et ve Süt Kurumu'na ilişkin dile getirilen iddialar ve yaşanan tartışmalara dair de şunları söyledi:
"Et ve Süt Kurumu'nun Genel Müdürü'nün Et ve Süt Kurumu'na et sattığı iddiasıyla ilgili hesap iş ve işlemlerine baktığımızda bahsi geçen şirketle kurum arasında doğrudan veya dolaylı tek kuruşluk bir ticari faaliyetin olmadığı anlaşılmıştır. Devletin kasasından bu şirkete giden tek bir kuruş, bu şirketten alınan tek bir gram ürün yoktur. Muhalefetin savcılığa suç duyurusunda bulunacağını öğrendik, çok da memnun olduk. Bundan en ufak bir çekincemiz olmadığını beyan ediyoruz. Kendimizden eminiz, kurumlarımız şeffaf, Sayıştay denetimine tabiiyiz, verilemeyecek bir hesabımız da yok. Bu iddialar gündeme gelidiğinde ellerini ovuşturanlar maalesef karkas ete 25 lira daha zam yaptılar. Eski usule geri dönüp piyasa regülasyonu istemeyenlerle alakalı takdiri kamuoyuna bırakıyorum. Et ve Süt kurumu şeffaflık, hesap verilebilirlik, kamu yararı ve mevzuata uygunluk çerçevesinde piyasa regülasyonuna devam edecektir."