Veli Zorbalığı: 'Benim Çocuğum Yapmaz' Hastalıklı Düşüncesi Çocukları Tehlikeye Atıyor
İzinsiz sınıfa girip öğretmene hakaret eden, okul müdürünü tehdit eden velilerin sayısı artıyor. Psikologlar, bu davranışların temelinde çocuğu kartvizit olarak görme ve eleştiriyi kişisel algılama yattığını belirtiyor.
Kahramanmaraş'ta bir öğrencinin okulunu basıp arkadaşlarını ve öğretmenini öldürmesi, veli zorbalığını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, velilerin 'Benim çocuğum yapmaz', 'Çok zeki, sistem ona dar geliyor' gibi hastalıklı düşüncelerle çocuklarının yanlış davranışlarını örtbas ettiğini söylüyor. Klinik Psikolog Ayhan Altaş, bu ebeveynlerin çocuklarını bir kartvizit olarak gördüğünü, yapılan her eleştiriyi kendi anne-babalıklarına saldırı olarak algıladığını ve narsist yapıları nedeniyle hatayı hep dış etkenlerde aradığını belirtiyor. Altaş, 'Bu tutumla büyüyen çocuklar toplum için tehlike haline geliyor' uyarısında bulunuyor.
Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nilgün Canel ise günümüz ebeveynliğinin 'proje odaklı' hale geldiğini, çocuğun başarısının ebeveynin başarısı olarak görüldüğünü ifade ediyor. Canel, 'Veli, okulla ilişkisinde denetleyici rolü üstleniyor, özel okullarda ödenen yüksek ücretler veliyi müşteri gibi algılamaya itiyor. Oysa veli, okul-öğretmen-çocuk arasında köprü olmalı' diyor. Canel ayrıca, 'arkadaş ebeveynlik' takıntısının tehlikeli olduğunu, ebeveynin çocuğun arkadaşı olamayacağını vurguluyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'na yansıyan şikayetler arasında, velilerin sınıfa izinsiz girip öğretmenleri tehdit etmesi, asılsız ihbarlarla öğretmenleri CİMER'e şikayet etmesi gibi örnekler yer alıyor. Uzmanlar, okul yönetimlerinin pedagojik doğrulardan ödün vermeden velilerle profesyonel sınır çizmesi gerektiğini belirtiyor.