Yeni Anayasa Çalışmaları
Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği Başkanı Prof.Dr.İbrahim Kaboğlu, yeni anayasa yapım sürecinin tıkanması halinde yapılan çalışmaların kazanım olarak alınması gerektiğini söyledi.
Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği Başkanı Prof.Dr. İbrahim Kaboğlu, yeni anayasa yapım sürecinin tıkanması halinde yapılan çalışmaların kazanım olarak alınması gerektiğini söyledi.
Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği Başkanı Kaboğlu ve Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Sibel İnceoğlu, TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu'na, yeni anayasa ile ilgili önerilerini 70 sayfalık bir raporla sundu.
Kaboğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, 19 Eylül'de Mecliste yapılan toplantıya katıldığını belirterek, "Ben o toplantıda yeni anayasayı bir Anayasa Meclisi'nin yapmasını önermiştim. Meclis, 'ben yapacağım' dedikten sonra yeni anayasayı savunan kesimlerin, 'Hayır biz bu süreçte yokuz' deme lüksü yoktur" diye konuştu.
Yeni anayasa yapım sürecinin tıkanmasının ihtimal dışı olmadığını ifade eden Kaboğlu, "Eğer süreç tıkanırsa, o ana kadar yapılan çalışmalar bir kazanım olarak alınmalı. Yeni anayasa yapımında güçlükler elbette çok yönlü. Ama demokratik bir ortamda anayasa yapımı hiç de kolay değil" görüşünü savundu.
Prof.Dr. Sibel İnceoğlu da anayasa yapım süreciyle ilgili bir takım problemler olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Toplumsal tartışma boyutunda önemli eksiklik var. Toplum düzeyinde pek tartışılmıyor. Tartışılmamasında çeşitli nedenler var. Bu süreçteki bazı yapısal değişikliklerin yapılamamış olması önemli. İfade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, siyasi partilerin örgütlenmesi, seçim barajı... Bu konularda yapısal değişikliklerin yapılmamış olmasını dile getirdik. Bu konuda yasal değişikliklerin yapılamamış olması, toplumun sürece katılımında engel teşkil ediyor. Mesela TBMM sitesinde daha önce gelen sivil toplum kuruluşlarından gelen görüşler yer alıyordu, şimdi yer almıyor. Bunda da çeşitli faktörler etkili. Bu faktörlerden biri bazı STK'ların bunların yayınlanmasını istememesidir. İstememelerini dikkatle düşünmemiz gerekiyor. Demek ki birtakım çekinmeler, korkmalar var."
İnceoğlu, anayasanın değişmez ilkeleriyle ilgili olarak "Temel değerler var. Bunlar uluslararası alanda da kabul görmüş değerler. Bunlar; insan hakları, hukuk devleti, sosyal devlet, demokratik devlet, laik devlet... Bunların yine anayasada değişmez hükümler olarak kalmasıyla yetinmeyip, anayasanın tamamına yansıması gerekir. Bu değerler üzerine kurulu bir anayasa olmazsa toplumun bir arada yaşama koşullarını oluşturmamız güçleşir" dedi.
Vatandaşlık tanımı konusunda dünyada farklı yaklaşımlar olduğuna işaret eden İnceoğlu, "Şu anki tanım konusunda uygulamada çok ciddi problemler var. Etnik kimlikle özdeşleşerek yorumlama sorunu var. Böyle bir sorun yarattığına göre böyle bir vuruyu değiştirmede fayda var. Etnik kimlik vurgusu olmayan tanım yapılmalı. 'Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır' derseniz gayet nesnel olur" diye konuştu.
İnceoğlu, yeni anayasada kadınlar için eşitlik ilkesi, siyasi temsil, kamu hizmetine girme ve iş yaşamına katılımda kota önerdiklerini söyledi.
- TBMM