12. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı

Son Güncelleme:

Lockheed Martin F-35 Programı İş Geliştirme ve Stratejik Entegrasyonu Başkan Yardımcısı Jack R. Crisler, Türkiye'nin F-35 Lightning II (Müşterek Saldırı Uçağı) programına en çok katkıda bulunan ülkelerden biri olduğunu söyledi.

Lockheed Martin F-35 Programı İş Geliştirme ve Stratejik Entegrasyonu Başkan Yardımcısı Jack R. Crisler, Türkiye'nin F-35 Lightning II (Müşterek Saldırı Uçağı) programına en çok katkıda bulunan ülkelerden biri olduğunu söyledi.


Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde devam eden 12. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'15), Türkiye'nin 2002 yılında katıldığı F-35 Lightning II (Müşterek Saldırı Uçağı) programının geldiği son durumu değerlendirmek ve Türkiye'nin bu programdaki rolü hakkındaki bilgileri paylaşmak üzere bir basın toplantısı düzenlendi.


F-35 İş Geliştirme ve Stratejik Entegrasyonu Başkan Yardımcısı Crisler, toplantıda yaptığı konuşmada, F-35 Lightning II programı kapsamında 9 ülke ile kontrat yapıldığını ve toplam üretimin yarısının ABD dışındaki ülkelere gittiğini aktardı.


Program ortaklarıyla yakın çalışmaya devam edeceklerini belirten Crisler, şu an kullanımda 130 uçak var. Yaklaşık 90 da uçak üretim aşamasında. Bu yıl sonuna kadar 150 uçaklık ek sipariş paketiyle ilgili imzalar atılacak. Bütün hızıyla üretim ve test devam ediyor" dedi.


Crisler, program ortaklarından zaman geçtikçe ek siparişler geldiğini aktararak, Türkiye'nin başlangıçta 100 sipariş verdiğini, 4 ilave uçak siparişinin de şu anda görüşme aşamasında olduğunu ifade etti.


Uçakların 2018 ya da 2019'da Türkiye'ye teslim edilmesinin planlandığını belirten Crisler, teslimle ilgili bir gecikme öngörmediklerini kaydetti.


Jack R. Crisler, F-35 Lightning II programı Türkiye endüstrisini de ilgilendiren bir proje olduğu için, bakım ve diğer işlemlerin Türkiye'de nasıl gerçekleştirileceğiyle ilgili Washington'da bir ekibin çalıştığını dile getirdi.


Gelecek projeksiyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan Crisler, 2018 yılında 300, 2020 yılında ise 600 uçağın dünyada kullanımda olmasını planladıklarını söyledi.


Yıllık ortalama üretimi 36 uçaktan 100 uçağa çıkararak bu iddialı hedefe ulaşacaklarını anlatan Crisler, şunları kaydetti:


"Türkiye bu programa en çok katkıda bulunan ülkelerden ve uçağın önemli bölümlerinde katkıları var. İleri kompozitler, hava giriş bölümü ve orta gövde kısmı üretimi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ-TAI) tarafından gerçekleştiriliyor. AYESAŞ, uçuş füze kontrol ara yüzü birimi ve panoramik kokpit göstergesi bileşenlerini sağlıyor. Alp Aviation, iniş takımları parçalarının bir kısmının üretiminden sorumlu; aynı zamanda motor üreticimizle de yakın çalışıyor. Kale Aero'nun da bazı parçaların üretimine katılımı söz konusu."


Crisler, uçağın inişteki yakalama çengeli ve kablosu ile uçak içi birçok sistemin kablo tesisatıyla ilgili üretim yapan Hollandalı Fokker firmasının da İzmir'de bir fabrika kurduğunu dile getirdi.


Maliyetlerin düşürülmesine yönelik yaptıkları çalışmalara değinen Crisler, "Maliyetleri düşürmek için farklı malzemelerin kullanılması, süreçlerin yeniden gözden geçirilmesi, yeni üretim tekniklerinin uygulanması, tedarik zincirinin değiştirilmesi ve daha iyi yönetimle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Şu ana kadar uçak başına maliyeti 1 milyon dolardan fazla düşürebildik. Toplamda 1,8 milyar dolarlık tasarruf hedefliyoruz" diye konuştu.


Jack R. Crisler, "Genel olarak performansımızın iyi olduğunu düşünüyorum. Taahhütlerimizi yerine getiriyoruz. Yazılım geliştirmesi çok iyi gidiyor. Üretimle ilgili aşamaya ek olarak bakımla ilgili süreçleri de değerlendirmeye almaya başladık" ifadelerini kullandı.


Lockheed Martin Uzman Test Pilotu Billie Flynn ise F-35 savaş uçaklarının özellikleri hakkında bilgi vererek, "F-35 şu ana kadar hayallerimizde bir savaş uçağıyla ilgili kurguladığımız her şeyi yerine getiriyor ve bunun ötesine geçiyor" dedi.

Kaynak: AA