2 Danimarka Başbakanı Dha'ya Konuştu: "Göçmenlere Bakış Açısını Değiştirdik"
Danimarka Başbakanı Lars Lökke Rasmussen, DHA'ya samimi açıklamalarda bulunarak "Biz göçmenlere bakış açısını değiştirdik.
Danimarka Başbakanı Lars Lökke Rasmussen, DHA'ya samimi açıklamalarda bulunarak "Biz göçmenlere bakış açısını değiştirdik. Yabancılar yasasına getirdiğimiz kısıtlamalarda sol partilerin de payı var" dedi. Rasmussen iki Türk aday'ın evini ziyaret etti.
Danimarka Başbakanı Lars Lökke Rasmussen, seçimlere 6 gün kala, partisinden Arhus şehrinde milletvekili adayı olan Fatma Yeliz Öktem ve Bünyamin Şimşek çiftinin evine konuk oldu. Doğan Haber Ajansı'nın takip ettiği görüşmede samimi açıklamalarda bulunan Rasmussen "Belki Türkler bizim yabancılar yasasına neden kısıtlamalar getirdiğimizi sorguluyorlardır. Biz iktidarda iken, ekonomik krizi atlatmak için bir dizi önlemler aldık. Ama sol partiler bize destek vermeyince Danimarka Halk Partisi ile işbirliği yapmak zorunda kaldık. İşbirliğinin de bir bedeli vardı. Onlar kendi davaları olan kısıtlamaları şart koştular ve kısıtlamalar yapıldı. Kısıtlamalarda sol partilerin de payı var. Bizimle işbirliği yapsalardı biz Danimarka Halk Partisi'ne muhtaç kalmayacaktık"dedi.
ÇOK TÜRKLE TANIŞTIM
Lars Lökke Rasmussen şehirdeki programının ardından akşam saatlerinde. Fatma ve Bünyamin Şimşek çiftinin evine geldi. Dışarıda Şimşek çifti tarafından kucaklanarak karşılanan Rasmussen, masadaki sohbet sırasında centilmenlik örneği sergileyerek, DHA muhabiri ve Fatma Öktem'in kahve servisini kendisi yaptı.
DANİMARKA BAŞBAKANI LARS LÖKKE RASMUSSEN, DHA'YA KONUŞTU
Rasmussen, "Benim Türkler ve diğer yabancılara vermek istediğim çok mesaj var. Biz Liberal partiyiz ve çeşitlilikten yanayız. Seçim kampanyamda Danimarka'yı yeni ülkesi olarak benimsemiş çok Türkle tanıştım. Tıpkı bizim gibi her sabah erken kalkalarak, vatandaşlık görevini yerine getiren Türklerdi bunlar. Hepimiz aynı gemideyiz. Büyümenin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için çalışmalıyız. Onun için Danimarkalı olmanın pahalıya mal olmaması gerekir. Danimarkalı ya da Türk kökenli Danimarkalı fark etmez. Her gün çalışıp hayatı kolaylaştırmamız gerekir. Ama sol partilerin istediği gibi, Kopenhag'a çalışmak için gelip gidenlerin para ödemesi, faizlerin artması ile ekonomik sIkıntı yaşanması gibi sıkıntıların Danimarkalı olmayı zorlaştırmaması gerekir"
YÜKSEK EĞİTİMLİ TÜRK KIZLARININ SAYIYLARI ARTTI
"Biz aslında adaletli bir yabancılar politikası izledik. Bunun devam etmesi de gerekir. Sosyal Demokrat Parti ve Sosyalist Halk Partisi seçim kampanyalarının son günlerinde yabancılar yasasında değişiklik yapılacağı gibi açıklamalarda bulunmaya başladılar. Oysa, son yıllarda Türk gençleri başta olmak üzere gençler büyük başarılara imzalar atmaya başladılar ve büyük ilerleme sağlandı. Örneğin bir yüksek eğitim merkezini ziyaret ettiğimde etnik kökenli, Türk kızlarının sayılarının, Danimarkalı kızlardan daha çok olduğunu görüyorum. İnanılmaz bir şey. Türk, Kürt, Pakistanlı ailelerle görüştüğümde 24 yaş sınırının çok yararlı olduğunu söylüyorlar. 24 yaş sınırı erken evlendirilen kızlar için bir nevi sırt desteği oldu. Toplumun kendilerine tanıdığı imkanlardan yararlanmaya başladılar. Kendi ülkesi ve kültürünün baskından kurtulan kızlara kendi kararını verme şansı tanındı. Türk gençlerinin iş payasasındaki süksesinden dolayı çok mutluyum. Bu durumu daha kötüye götürmemeliyiz. "
GÖÇMENLERE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ
"Biz aslında iktadara geldikten sonra göçmenlere bakış açısını değiştirdik. Ülkeye kaç kişinin geldiğini tartışmak yerine kim geliyoru tartışmamız gerekir. İnsan olarak baktığımda Danimarka'ya çeşitli milliyet ve kültürlerden insanların gelmesine karşı değilim. Tabi ki temel değerlerimizi de korumamız gerekir. Temel değerlerimiz hepimiz için gerekli. Örnek verecek olursam son yıllarda 50 binden fazla yabancıya iş imkanı sağlandı. Gençler özellikle kızlar daha iyi eğitim almaya başladılar. Kamu kuruluşlarında firmalarda Türk kökenli gençlerin sayıları arttı. Geçen gün ziyaret ettiğim Türk ailede erkek bir firmada mühendis eşi de laborant idi. İşte böyle olmalı. Böyle ülkeye katkıda olan insanların istedikleri gibi muamele görmeleri haklarıdır. Biz bunu garanti altına alıyoruz. Bir de Danimarka'da bir şey yapmak istemeyen küçük grup var. Bizim aldığımız tedbirler onlara karşı. Caddede birbirimizle karşılaştığımız zaman ister mavi, isterse kahverengi gözlü olalım birbirimiz hakkında iyi düşünmemiz ve olumsuz düşünmememiz gerekir. Son rakamlara bakarsak, Danimarka'daki imkanlardan yararlanmak ama aynı zamanda katkıda bulunmak isteyen daha çok göçmen geliyor. Kızları eğitim alıyor, şansları değerlendiriyorlar. "
GENÇLERE İŞ İMKANI SAĞLADIM
"Biliyorsunuz , Askerod konut bölgesini ziyaret ettim ve göçmen gençlerle görüştüm sorunlarını dinledim. Sonra, onları Başbakanlık konutuna davet ettim. Orada çok büyük sorunlar vardı. Ama şimdi hepsi iş ya da eğitim sahibi oldu. Ben geto bölgesi dediğim zaman onları dışladığım için demiyorum. Geto demek kalabalık bir grubun yaşadığı konutlar demek. Onların diğer insanlardan farkı yok. Oradaki insanların da işsizlik, eğitim sorunlarını çözmemiz gerekiyor. Odense şehrindeki Türk arkadaşım bana kullanılmış kamera objektifini satmak için gazeteye ilan verdiğini ancak Volsmose semtinde (geto bölgesi)oturduğu için kendisini arayanların 'sen dürüst değilsindir' diyerek yarı fiyat önerdiklerini anlattı. Biz sorumluluklarımızı yerine getirmezsek ön yargılar devam eder. Ben Askerod bölgesindeki gençleri davet ettiğimde iş adamlarını da davet ederek onlara iş imkanı sağladım. Gençlerin işledikleri suçları azaltmamız, onları sabıkalı duruma düşürmek yerine eğitim ve iş imkanı sağlamamız gerekir. "
DANİMARKA KÜÇÜK BİR ÜLKE
"Yabancılar yasasına gelince, tabiki adaletli bir yabancılar yasamız olması gerekir. Benim en çok istediğim, burada yaşamak ve ülkemize katkıda bulunmak isteyen her kes gelsin. Ama şunu da itiraf edelim ki, Danimarka küçük bir ülke. Kapılarımızı tamamen açma şansımız yok. Ülkemize uyum sağlamak ve katkıda bulunmak istemeyenlere tabi ki kapıları açmayacağız. Bunun için Helle Törning Schmidt (Sosyal Demokrat Parti başkanı) ve Villy Sövndahl (Sosyalist Halk Parti Başkanı) bizim mevcut yasalarmıza bir çok soru işareti koyuyorlar. Danimarka vatandaşı veya Türk kökenli Danimarka vatandaşı bu toplum içinde her kesle aynı şartlarda yaşamalı. Çünkü biz onların katkılarını takdir ediyoruz. Ama ben 2, 5 yıl önce başbakan olduğum zaman ekonomik kriz yaşandı. Sosyal Demokrat Parti bir köşeye oturup sorumluluk almak istemedi. Danimarka Halk Partisi ise sorumluluk almak istedi. Demokrasi, çoğunluğun aldığı kararlarla gençekleşir. Sosyal Demokratlar dışarıda durunca Danimarka Halk Partisi ile anlaşmak ve taleplerini yerine getirmek zorunda kaldık. Ama bunu yaparken bile, ülkemize yük olmak istemeyenlere kapıları açık bıraktık. Danimarka Parlamentosu, halkın aynası olmalı. Yani bir parlamenter, Danimarkalı da olabilir, Türk kökenli de olabilir. Bu nedenle bizim partimizizden iki Türk'ün, Bünyamin ve Fatmanın milletvekili adayı olması süper. Benzeri şekilde daha çok Türk adayımız olsun isteriz" diye konuştu.
BÜNYAMİN ŞİMŞEK: "BİZİM PARTİMİZ YABANCILARI SEVİYOR"
Bünyamin Şimşek, Başbakan Rasmussen'in kendilerine güç kazandırdığını belirterek, "Ben daha çok gençlere ve eğitime yönelik kampanya yürütüyorum. Bence Danimarka'da gençlere sunulan imkanlar şu anda çok uygun. Daha çok gencimizin eğitim alması gerekiyor. Ayrıca yaşadığım Arhus bölgesinde otobanlar, köprüler, gibi daha büyük yatırımlar yapılması gerekiyor. Başbakan'ın bizi ziyaretine çok sevindik. Kendisi çok ılımlı ve sevimli bir insan evimize gelmesi çok sevindirici ve gurur verici. Bizim partimiz yabancıları seviyor. Onlara ihtiyamız var. Fakat burada iyi davranmayarağmen, olaylar çıkaran yabancılara karşqı çok sert tavır takınmak zorunda kalıyoruz. Çünkü onlar diğer göçmenlere zarar veriyorlar. Danimarka'ya uyum ve katkı sağlamış çoğunluktaki göçmenlere karşı da çok iyi politikamız var'dedi.
FATMA YELİZ ÖKTEM: "LİBERAL PARTİDE ÖZGÜRLÜĞÜ BULDUĞUM İÇİN ADAY OLDUM"
Fatma Yeliz Öktem Rasmussen'in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Şu anda global bir kriz var ve Danimarka'yı da etkiliyor. Yani işsizliğin suçlusu hükümet değil. Sağlıklı bir ekonomi olursa her şey güzel olur. Ben Eğitimin, sağlık sisteminin bedava olduğu bir ülkede yaşamak istiyorum. Ekonomimiz iyi olursa bunlar da olur. Ekonomik reformları muhafaza edeceksek bu hükümetin kalması gerekir. Liberal partide özgürlüğü bulduğum için aday oldum. Başbakan'ın bizi ziyaret etmesi destek vermesi çok güzel, Daha önceki seçimde Anders foha Rasmussen gelmişti şimdi de sizei sayenizde Lars Lökke Rasmussen geldi. Bu bizim partimizin etknik kökenli olup olmaya önem vermediğini, gösteriyor. Türklere şunu söylemek istiyorum. Bana 'animarka Halk Partisi ile işbirliği yapan bir partiden nasıl aday oluyorsun??diye soruyorlar. Benim için önemli olan benim Liuberalizm düşünceerime yakın olması. Vatandaşlarımız oy vermeden iyi düşünsünler, incelesinler, eğitim, iş imkanları konusunda kendilerine en yakın göndükleri partiye oy versinler ama mutlaka oy kumlansınlar"
dedi.