ABD Dışişleri Bakanlığı, Doğu Kudüs'teki Gazeteci Saldırılarını Kınadı
ABD Dışişleri Bakanlığı, işgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudi grupların düzenlediği provokatif bayrak yürüyüşünde hem Filistinli hem de İsrailli gazetecilere saldırmasını kınadı. Bakanlık sözcüsü, gazetecilerin özgürce ve güven içinde çalışabilmesinin demokrasi için önemli olduğunu vurgulayarak, İsrail'in gazetecileri korumasını ve saldırıyı gerçekleştirenleri sorumlu tutmasını beklediklerini belirtti. Aşırı sağcı fanatik Yahudilerin düzenlediği bayrak yürüyüşünde saldırıya uğrayan gazetecilerin korunması gerektiği vurgulandı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, işgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudi grupların düzenlediği provokatif bayrak yürüyüşünde hem Filistinli hem de İsrailli gazetecilere saldırmasını kınadı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, günlük basın brifinginde, dün işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaşanan saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Miller, İsrail dahil dünyanın neresinde olursa olsun gazetecilerin işlerini özgürce ve güven içinde yapabilmelerinin demokrasi için temel teşkil ettiğini ve bunun korunması gerektiğini belirtti.
Fanatik Yahudi grupların saldırısında gazetecilerin yaralanmasınına ilişkin konuşan Miller, "Bu olayın videolarını ve fotoğraflarını gördük ve bunu kınıyoruz. İsrail dahil gazeteciler dünyanın hiçbir yerinde işlerini yaptığı için saldırıya uğramamalı." dedi.
İsrail'in bölgede görev yapan gazetecilerin korunması konusunda sorumluluğu olduğunu hatırlatan ABD'li sözcü, "İsrail'in, insan hakları ve basın özgürlüğü konusundaki kendi açıklamalarına uygun davranmasını ve gazetecileri bu tür saldırılardan korumasını bekliyoruz." diye konuştu
Miller, faillerin sorumlu tutulması ve hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Aşırı sağcı fanatik Yahudiler, İsrail'in 1967'de Doğu Kudüs'ü işgal etmesi dolayısıyla 5 Haziran günü provokatif "bayrak yürüyüşü" düzenlemiş, bu esnada bölgede görev yapan Filistinli gazeteci Saif Kwasmi ile İsrail'in Haaretz gazetesi muhabiri Nir Hasson saldırıya uğramış ve yaralanmıştı.
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), olayla ilgili açıklama yapmış ve saldırıları kınamıştı. CPJ, İsrail makamlarının saldırının failleri hakkında hukuki süreç başlatması gerektiğini belirtmişti.
İşgal altındaki Doğu Kudüs
İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından Kudüs'ün doğusunu işgal etti. Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs işgal altında kabul ediliyor. Ancak İsrail, 1980'de tek taraflı şekilde Kudüs'ü "bütün ve birleşik başkenti" olarak ilan etti. İsrail'in bu kararı uluslararası toplum tarafından kabul görmedi.
Uluslararası hukuka göre İsrail'in Doğu Kudüs'teki hakimiyeti yasa dışı kabul ediliyor. İsrail'in Doğu Kudüs'te demografik dengeyi Yahudi nüfusa göre dengelemek için inşa ettiği yerleşim yerleri de hukuka aykırı sayılıyor.
Doğu Kudüs'ü gelecekteki başkenti olarak kabul eden Filistin, İsrail'i şehirdeki Filistinli nüfusa ayrımcılık uygulamak ve "kenti Yahudileştirmeye çalışmakla" suçluyor.