Aym Açığa Alınan Hakim Metin Özçelik ve Mustafa Başer'in Başvurusunu Kabul Edilemez Buldu
Numaralı fıkrasında yer alan ve Kanun gereği "-"tutuklama nedeni varsayılabilen" suçlar arasında olması, delillerin toplanmamış olması, tanıklar üzerinde baskı yapma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunması, kaçma şüphesinin bulunması, adli kontrolün yetersiz kalacak olması hususlarına değinilmiştir.
Numaralı fıkrasında yer alan ve Kanun gereği "-"tutuklama nedeni varsayılabilen" suçlar arasında olması, delillerin toplanmamış olması, tanıklar üzerinde baskı yapma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunması, kaçma şüphesinin bulunması, adli kontrolün yetersiz kalacak olması hususlarına değinilmiştir. İlk tutuklamaya ilişkin yargısal denetimde kişinin bir suç işlemiş olabileceğine dair inandırıcı nedenlerin bulunup bulunmadığıyla ve özgürlükten yoksun bırakmanın bu bağlamda hukukiliğiyle sınırlı bir inceleme yapılmaktadır. Bu kapsamda bir suçun işlenmiş olabileceğine ilişkin belirtilerin varlığı tutuklamanın başlangıcında yeterli olabilir. Somut olayda soruşturmanın bu aşamasındaki tutuklama kararlarının gerekçeleri ve başvuruculara isnat edilen suçlama dikkate alındığında suç şüphesinin ve tutuklama nedenlerinin bulunmadığının kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle başvurunun bu kısmının, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.
TARAFSIZ OLMAYAN YETKİSİZ BİR MAHKEMECE TUTUKLANDIKLARI İDDİASI
İtiraz hakkının etkin kullanımı yönünden, Anayasa Mahkemesine göre, yakalanan bir kimseye yakalanmasının temel maddi ve hukuki sebepleri teknik olmayan ve anlayabileceği bir şekilde açıklanmalı ve böylece kişi, uygun görürse yakalanmasının kanuna uygunluğuna itiraz etmek üzere yargı merciine başvurma imkanına sahip olabilmelidir. Somut olayda başvurucular hakkındaki tutuklama talep yazılarında ve mahkemece verilen tutuklama kararlarında, başvuruculara reddi hakim ve tahliye taleplerini kabul ettikleri emniyet görevlisi kişilerin yürüttükleri soruşturmalar ile ilgili olarak herhangi bir suçlamada bulunulmadığı ve sorgularında bu soruşturma dosyaları ile ilgili bir soru yöneltilmediği görülmekle, anılan soruşturma dosyalarının örneğinin başvuruculara verilmemesinin itiraz hakkının etkin bir şekilde kullanılmasına engel olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir. Diğer şikayetler yönünden Başvurucuların, ulusal bir gazetede yayınlanan bir haber nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiaları yönünden, olağan başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuruda bulunulduğu; yapılan haberlerle belirli bir dini grupla ilişkilendirilerek sahip olunan dini duygu ve düşüncelerinin sorgulanması nedeniyle özel hayatın gizliliğine saygı hakkı ile din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddialarının kanıtlanamadığı; doğal hakim ilkesine aykırı olarak kurulmuş, bağımsız ve tarafsız olmayan yetkisiz bir mahkemece tutuklandıkları iddiası yönünden, bir ihlalin olmadığının açık olduğu sonucuna varılarak başvurunun bu kısımları yönünden de kabul edilemezlik kararı verilmiştir."