Bahçeli'den Özel'e Sert Yanıt

Son Güncelleme:

Devlet Bahçeli, CHP'nin emekli önergesini eleştirerek, milli iradeyi gasbetme ifadesini kullandı.

(TBMM) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in emeklilerle ilgili değerlendirmemizi diline dolaması ve istismara kalkışması kendisini yine boşa düşürmüştür. En son olarak Hatay'da yaptığı konuşmayla Cumhur İttifakı içine fitne sokmak, emeklilerimiz üzerinde fitne düzeneği kurmak istemiştir. Şayet verdikleri önergelerine destek vermezsek bizi emeklilere sahip çıkmamakla suçlayacaklarmış. Bu tatlı su kurnazına diyorum ki, geçiniz bunları geçiniz. Sizin önergenize destek olmayız, ayak oyunlarına kanmayız, işgüzar taktiklerinize pabuç bırakmayız. Varsa Türkiye'nin meselelerini çözmeye yönelik çalışmalarınız paylaşın da görelim. Biz havanda su dövmeyiz, bulanık suda balık avlamayız, çölde deve izi saymayız. CHP boş keseden sallarken, MHP vatandaşlarımızın geçim meselesini kalıcı bir çözüme kavuşturmak amacıyla ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen grup toplantısında yaptığı konuşmada, iç ve dış gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, grup konuşmasında CHP Genel Başkanı Özel'in, en düşük emekli aylığının iyileştirilmesiyle ilgili önerge vereceklerini, herkesin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiği yönündeki açıklamalarına da yanıt verdi.

"Hamasi ezberlere takılmayacağız, siyasi geçim kapısı demagoji olanları hiç takmayacağız"

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Devlet kin ve nefretle değil adaletle muamele eder. Tehdit ne denli çetin, ne kadar derin olsa da devlet yönetimi adaletten ve hukukun çizdiği sınırlardan kesinlikle taviz vermez, vermemelidir. Terörle ve bölücülükle mücadele de aynen böyle olmalıdır. Türkiye'nin 1984 yılında fiilen başlayan bölücü terörle mücadelesinin 42 yıldır sürdüğü hepinizin malumudur ve beka düzeyinde en önemli sorunudur. Ve bu sorun köklü olarak halledilecektir. Terörsüz Türkiye'ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır. Şirazlı Sadi'den esinlenerek şunu hatırlatırım ki, kendi ayıplarının hamalı olanlar başkalarının kusurlarıyla uğraşıyor. Bunu yaparken çok tehlikeli bir dile tevessül ediyorlar. Yanlışı ve yalanı savunacak kadar cahil olanlardan, doğruyu ve doğruluğu göremeyecek kadar kör olanlardan, iyiliği ve iyi niyeti inkar edecek kadar nankör olanlardan Rabb'im cümlemizi korusun ve böylelerini milletimizden her daim uzak tutsun diyorum. Tahriklere aldırmayacağız, yolumuzdan ayrılmayacağız. Hamasi ezberlere takılmayacağız, siyasi geçim kapısı demagoji olanları hiç takmayacağız. Vatandaşlarımızın aldatılması, umut tacirliğinin kamçılanması, yalanın egemenlik kurması, halk dalkavukluğunun öne çıkması ve demagojinin geçer akçe görülmesi açıkça millet iradesine fesat karıştırmaktır. Bunun adı da işin özünde 'milli irade gasbı'dır. Nihayetinde milli iradeyi gasbetmek için hezeyandan hezeyana koşan palavracı siyaset meddahlarının hala varlığı, ahlaki temele yaslanan dürüst ve namuslu siyaset anlayışının yeterince kök salamadığına işarettir.

"Yeni yüzyılda terörü hayatımızdan mutlaka çıkaracağız"

Yeni yüzyılda terörü hayatımızdan mutlaka çıkaracağız. Yeni yüzyılda feleğin çemberini kıracağız, tuzakları bozacağız, karanlık senaryoları yırtıp atacağız. Mühürlü kalpler görmese de Türkiye'nin bahtının açık olduğunu, milli birlik ve dayanışma ruhunun düne nazaran çok daha sağlam oluşunu cümle aleme göstereceğiz. Ekonomik olarak gelişmiş, siyasal olarak istikrarını kesintisiz korumuş, adaletin gücüyle birliğini ve dayanışma iklimini muhafaza etmiş, her alanda isminden ve iradesinden bahsettirmiş bir Türkiye'yi Allah'ın izniyle inşa ve ihya edeceğiz. Bunu yaparken de ahlaki ve manevi cephemizi sarsan iç ve dış operasyonlara, aile kurumunu tahrip eden sistematik saldırılara, milli varlığımızı, milli değerlerimizi yaralayan, hatta yarmayı amaçlayan tehlikeli akımlara sonuna kadar direniş göstereceğiz.

"CHP'nin muhalif siyaseti Türkiye'ye karşı kurgulanmıştır"

Bizim siyasetimiz hasbidir, harbidir, dürüsttür, ilkelidir, tutarlıdır ve ahlaki esaslara dayanmaktadır. Birileri gibi işkembeden sallamayız. Birileri gibi hem nalına hem mıhına vurmayız. Göründüğümüz gibiyiz, olduğumuz gibi görünmesini de biliriz. Çizgimizde zikzaklar yoktur. Karabağ Savaşı'nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP' ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP'nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP'nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP'nin muhalif siyaseti Türkiye'ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır."

"Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım"

Devlet Bahçeli, geçen haftaki grup konuşmasında en düşük emekli aylıklarıyla ilgili konuşmasına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hatırlarsanız, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu 'ama, fakat' demeden tekrar ediyorum:  Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz.

"MHP Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir"

CHP'nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye'dir, Türk milletidir. MHP Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin iyi niyetle Türkiye'nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in emeklilerle ilgili değerlendirmemizi diline dolaması ve istismara kalkışması kendisini yine boşa düşürmüştür. En son olarak Hatay'da yaptığı konuşmayla Cumhur İttifakı içine fitne sokmak, emeklilerimiz üzerinde fitne düzeneği kurmak istemiştir. Şayet verdikleri önergelerine destek vermezsek bizi emeklilere sahip çıkmamakla suçlayacaklarmış. Bu tatlı su kurnazına diyorum ki, geçiniz bunları geçiniz.

"CHP'nin hali ise şudur: Tencere tava, hep aynı hava"

Sizin önergenize destek olmayız, ayak oyunlarına kanmayız, işgüzar taktiklerinize pabuç bırakmayız. Varsa Türkiye'nin meselelerini çözmeye yönelik çalışmalarınız paylaşın da görelim.Biz havanda su dövmeyiz, bulanık suda balık avlamayız, çölde deve izi saymayız. CHP boş keseden sallarken, MHP vatandaşlarımızın geçim meselesini kalıcı bir çözüme kavuşturmak amacıyla ekonomik ve sosyal politikalar üretmektedir. Asgari Reha Seviyesinin Endeks Üzerinden hesaplanması ve Ailelere Gelir Desteği Projesi, Beslenme Projesi, Barınma Projesi, Giyinme yani Örtünme Projesi. İşte Milliyetçi Hareket Partisi bu kadar hazırlıklı, bu kadar donanımlı, bu kadar proje odaklı çalışma halindedir. CHP'nin hali ise şudur: Tencere tava, hep aynı hava. Samimiyetsiz siyasetin sonu hüsranın uçurum dibidir. İstismar siyasetinin sonu ise mutlaka hezimet çukurudur.

"Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etti"

Bahçeli, İstanbul'da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın öldürülmesi olayına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, şöyle konuştu:

"İstanbul Güngören'de yaşı henüz 17 olan Atlas Çağlayan isimli evladımız 'yan baktın' bahanesiyle 15 yaşındaki bir katil tarafından sokak ortasında katledildi. Müteessir bir hissiyatla diyorum ki Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekerrür etti. Merhum Atlas evladımıza Allah'tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız. Farkında mısınız, kaygı ve korkuları tırmandıran olaylar her gün birbirine eklemlenerek gözümüzün ta içine kadar sokuluyor. Farkında mısınız, Türkiye'nin toplumsal dokusu tahrip ve tahriş ediliyor. Yine farkında mısınız, ahlak mevziimiz, bizi biz yapan değerler manzumemiz biteviye yaylım ateşine maruz kalıyor. Cinnet, cinayet ve şiddet eşzamanlı mesafe alıyor. Huzurumuz yutuluyor, sükünetimiz yıpratılıyor, medeniyet mirasımız dört bir koldan hücuma uğruyor.

"Önünü gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş"

Bakıyorsunuz, sanatçı ve medya mensupları uyuşturucuyla anılıyor. Ünlüsü ünsüzü bataklıkta çırpınıyor. Makyajlanmış hayatların ne kadar çürüdüğü görülüyor, gösteriliyor. Bakıyorsunuz, bir özel jette her rezalet, her türlü iğrençlik sahne alıyor. Ülkemiz merhum Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü isimli eserini adeta aratmıyor. Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş. Sorarım sizlere, bize ne oldu? Hangi ara bu kadar irtifa kaybettik? Bu hallere nasıl düştük? Dahası yaşananlar ve yaşatılanlar Müslüman Türk milletine reva mıdır?  Merhum Hocamız Prof. Dr. Nurettin Topçu der ki milliyetçiliğin davası ahlak davasıdır. Evet bizim davamız aynı zamanda ahlak davasıdır. Ahlak yoksa varlığımızın hükmü şahsiyetinden, hürriyetimizin asalet ve ahkamından nasıl bahsedebiliriz? Son günlerde gördüğümüz ve şahit olduğumuz gelişmeler alarm zillerini çalmaktadır. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanım yaşının düşmesi dehşet verici bir tehdittir. Bu kürsüden kararlılıkla diyorum ki, geleceğimizi riske atamayız, çocuklarımızı alçak ve namussuz uyuşturucu tacirlerinin eline ve emeline teslim edemeyiz. Topyekun bir mücadele başlatmalıyız. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakamayız, bakmamalıyız. Kafa kafaya vererek milli ahlak reformu hazırlayıp bunu da tatbik etmeliyiz. Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Milli ahlaktan uzaklaşmak milli ruhu kaybetmekle eşdeğerdir. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür.

"Türkiye, medyaya, işi dünyasına, siyaset ve diğer sosyal alanlara sirayet eden uyuşturucu müptelası müptezellerle eşitlenemez"

Türkiye, Bebek otelindeki şaibeli olaylarla anılamaz, temizliğin simgesi olan bebek kelimesi aşağılık ilişkilerle yan yana getirilemez. Türkiye, havada uçan bir günah jetine hapsedilemez. Türkiye, medyaya, işi dünyasına, siyaset ve diğer sosyal alanlara sirayet eden uyuşturucu müptelası müptezellerle eşitlenemez. Uyuşturucu tacirlerine, torbacı alçaklara, çocuklarımızı abluka altına alan şerefsizlere haddini bildirmek, bunların başına dünyayı yıkmak bugün değilse ne zaman yapılacaktır? Ailelerimiz, eğitim kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, siyasi partilerimiz hazırlanacak acil eylem planı çerçevesinde milli ahlakı müdafaa edecek cesur ve cüretkar bir mücadeleyi amansız şekilde ve eşgüdüm halinde icra etmelidir. O gün bugündür. İhmal felakettir. Bayrak olacağız, sancak olacağız, vatan olacağız, düşmeyeceğiz, ahlak cephemizin bozgununa göz yummayacağız, Türkiye'yi kesinlikle düşürmeyeceğiz."

(BİTTİ)

Kaynak: ANKA